Yatırım Yapan Herkes Okumalı

Önemli bir kitap yayınlandı… Sizi haberdar etmek istedim ama arzu etmeyen okumayabilir.

Amerika’da krizin çıkmasının en temeldeki sebebi nedir biliyor musunuz?

Sizi fazla uğraştırmayıp hemen cevap vereyim. “Asimetrik Enformasyon”dur.

Peki  ”Asimetrik Enformasyon (bilgi)” nedir? Bunu biliyor musunuz?

Bilenler vardır. Hele benim öğrencilerimden biri bunu okuyorsa mutlaka biliyordur. Çünkü üniversitede derste bu konuyu öğrencilerime ne iyi şekilde anlatmak için, bulunduğum yerden tam 1.5 metre yükseklikteki kürsünün üzerine hiç hız almadan olduğum yerde yukarı doğru sıçrayarak kürsünün üzerine çıkmıştım.  Ama bunu yapmadan önce öğrencilerle iddiaya girmiştim. “Çıkabilirsin” ve “çıkamazsın” diyenler vardı. Çıkarsın diyenler kazandı. Konu ile ne alakası var? Biraz sonra anlaşılacak…

Bildiğiniz üzere… incelemediğim kriz kalmadı. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki, bütün krizlerin en temelinde bu “asimetrik enformasyon” sorunu var. Asimetrik enformasyonun ne olduğunu kısaca anlatayım. Eğer birinden bir araba satın alacaksanız, o arabayı 8-10 yıldır kullanan satıcı, araba konusunda alıcıdan çok daha fazla bilgiye sahiptir. Arabayı alacak kişi bu arabaya binip test sürüşü yapsa ve yarım saat arabayı kullansa bile, hiç bir şekilde satıcının bilgi seviyesine gelemez. İşte bu yüzden satıcı fiyatı belirlemek konusunda üstünlüğe sahiptir. Her iki taraf da aynı bilgi seviyesine sahip olmadığı için fiyat tam rekabet koşullarında ETKİN bir şekilde oluşmaz. Dolayısıyla kaynaklar etkin dağılmaz, dolayısıyla her zaman kandırılan bir taraf vardır. Dolayısıyla piyasalarda etkinliği sağlayan fiyat mekanizması bozulur. Bunu söyleyen Akerlof, “Market for Lemons” başlıklı bir makale yazdı ve çok ünlü ekonomi dergilerine gönderdi. Ama gönderdiği iljk üç dergi  yayınlamadı. Ama Akerlof bu söylediklerinden çok emindi. Çok önemli bir şey bulduğunu biliyordu. Yılmadı ve bu yazıyı “Quarterly Journal of Economics” ve o dergiden kabul geldi. makale sadece 13 sayfalık bir makaleydi. Aradan yıllar geçti ve Akerlof asimetrik enformasyon çalışmaları nedeniyle, 2001 yılında Michael Spence ve Joseph Stiglitz ile birlikte  NOBEL ödülünü  aldı.

Bu teoriyi hayatın her alanına uyarlayabilirsiniz. Eğer bir evlilikte karı-koca arasında gizli şeyler varsa, yani birinin bildiğini diğeri bilmiyorsa ve bu ortaya çıkarsa  kriz olur. Eğer çok inandığınız, güvendiğiniz, sevdiğiniz ve uğruna  hayatınızı bile tehlikeye atabileceğinizi düşündüğünüz bir arkadaşınızın, sizin hakkında söylediği bazı sözler kulağınıza ulaşırsa, küsersiniz, aranızda kriz olur. Örneğin Yunanistan borçlarının toplam miktarını saklamış ama sonra bu ortaya çıkmışsa veya Enron şirketi, kötü gidişatı denetim firmasına rüşvetle veya bir başka şekilde gizletmişse ve bu ortaya çıkarsa kriz olur. Belki de en çarpıcı örnek olarak şunu verebiliriz. Amerika’da insanlar paralarını mortgage ürünlerine yatırırken, kendilerine verilen CDS, CDO vs gibi ürünlerin ne olduğunu bilmiyorlarsa, dayank varlık üzerine yazılan türev ürünün türevinin türevini de bilmiyor demektir. Bir  sabah uyandıklarında aslında ellerinde yüksek getiri sağlayan bu ürünlerin ne melet birşey olduğunu hep birlikte topyekun öğrenirler ve işte o an bir fırtına kopar…

Yani BİLGİ GÜÇTÜR.

Peki ya sizler…

Finansal piyasalarda işlem yaparken, acaba en basitinden,  alıp sattığınız hisse senedinin ne olduğunu biliyor musunuz? Varsayalım ki biliyorsunuz… peki bu hisselerin değer kazanmasına ya da kaybetmesine sebep olan dinamikleri biliyor musunuz? Varsalayım ki biliyorsunuz… Peki yüzlerce olan bu dinamiklerden BETA ne demek biliyor musunuz? Varsayalım ki bunları da biliyorsunuz… Peki hisse senedi üzerine yazılan Varant ya da genel anlamıyla VARANT’ın ne olduğunu tam olarak öğrendiniz mi? Delta’yı, alfa’yı, vega’yı öğrendiniz mi?

Tamam… tamam… çok ileri gittim. Bu yabancı kavramlarla ne işiniz olacak? Tüyo alırsınız, zengin olursunuz… aslında birçok şey bilmeye gerek var mı? Varsayalım ki gerek duyuyorsunuz… Bu durumda finansal piyasalarda kullanılan bütün terim, konu, olay veya bilinmesi gerekli her şeyi nerede bulacaksınız?  Varsayalım ki bildiğiniz bir kitap veya bir web sitesi var… Peki anlatımı nasıl? Karmakarışık olan bu konuları kolayca anlayabiliyor musunuz?  Yoksa bir sürü yerden çeviri yapılmış ve bir konuyu anlamak için, başka birçok konuyu öğrenmek zorunda mı kalıyorsunuz?

Sadede geleyim…

Benim bildiğim kadarıyla, şu ana kadar finansal piyasalarla ilgili olarak yazılmış, içeriği en doğru ve en zengin, en muhteşem kitap çıktı. Her piyasa profesyonelinin elinin altında bulunması lazım. Öyle müthiş renkli bir baskı yapılmış ki, konular öyle güzel örneklerle açıklanmış ki, finansa ve özellikle de Türev finansal araçlara ilişkin  aradığınız herşeyi içinde bulabiliyorsunuz.

Sayın EThem Sancak’ın ellerine sağlık. Tam dört yıl çalışmış. Aslında kitabın başlığı “Türev Finansal Araçlar Sözlüğü” olsa da kapsamının bundan çok daha geniş olduğunu ve finansın neredeyse önemli olan her konusunu kapsadığını söyleyebilirim.

Kitabın içinden bazı konu başlıkları ve özel bölümler şöyledir.

Yaklaşık 600 sayfa olan ama normal puntolarla yazılsaydı, bin sayfayı geçebilecek olan bu Kitabın KDV dahil fiyatı 60 TL’dir.

Kitabı aşağıda linki verilen GAzi kitabevinden istetebilirsiniz. Şu an bu linkten istenmesi durumunda indirimli olarak almanız mümkün olacaktır.

http://www.gazikitabevi.com.tr/kitap/3818-turev-finansal-araclar-sozluu.html

Alternatif yol olarak aşağıda anlatıldığı şekilde kitabı satın almak mümkündür.

 

 
 
 
 
 
 
 
 
  

 FİNANSAL OKUR-YAZARLIĞINIZI ARTIRABİLİRSİNİZ

 yatirimyapiyorum

bilincli yatirimci
Öğrenmek isteyen Bilinçli yatırımcıların adresi

 Yatırımcının sözlüğü

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler
“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007