Get Adobe Flash player

Page 1 of 19912345...102030...Last »

Bir Tüyom Var…

- Sana bir tüyo vereceğim ama lütfen kimseye söyleme

- Söz kimseye söylemem

- Ama bak yemin et…

- Vallahi… Continue reading

Kamu Spotu..!

 

Ekonomi Spotu!

Döviz yükseliyorsa..

Faizler  bu yükselişi sabit durumda izliyorsa..

Yabacı girişleri azalmışsa..

Gelir dengesi bozulmasına karşın hala bu… Continue reading

Vergi Yükünü Aşağı Çektik

Şimşek, ”Adana Vergi Rekortmenleri Ödül Töreni ve Teşvik Sistemi Bilgilendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kalkınmasına büyük katkıları olan kişilerin ödüllendirileceği… Continue reading

İşte Kurumlar Vergisi Rekortmenleri

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası A. Ş.  - 1.448.473.615,61

Türk Telekomünikasyon A. Ş. - 600.689.547,13

Turkcell İletişim hizmetleri A. Ş. - 491.399.002,17

Türkiye… Continue reading

Altında İbre Tekrar Yukarı Dönüyor

Dün ki yazımda belirttiğim, İspanya krizinin aslında Yunanistan’dan daha tehlikeli ve yüksek risk taşıdığı bugün ki Dolar / TL kuru… Continue reading

5 milyar Dolar Kaybedebilir

Wall Street Journal’da (WSJ) çıkan bir habere göre, JPMorgan Chase & Co.’nun türev işlemlerden kaynaklanan zararı 5 milyar dolara yükselebilir.… Continue reading

Yeni Bir Twist Operasyonu Gelebilir

ABD ekonomisinin zayıflaması ya da risklerin artması durumunda Fed yetkilileri yeni bir tur Twist Operasyonu uygulayabilir.

Fed Başkanı Ben Bernanke,… Continue reading

Reytingciler ile İlişkilerde Yeni Strateji Gerek

Standard&Poor’s (S&P) Türkiye’nin kredi notu görünümünü “pozitiften “durağan”a çevirince sanki kıyamet koptu. Başta Başbakan olmak üzere yetkililer S&P’ye ağır eleştiriler… Continue reading

Reyting Artışı Cari Açığa Bağlı

Standard and Poor’s mayıs başında Türkiye’nin kredi notunu, yüksek cari açık ve bunun fonlanma biçimi ile AB’nin krizinden dolayı yükseltmeye… Continue reading

Zoruna mı Gitti?

Cem Yılmaz’ın GORA filminde en çok sevdiğim sahnelerden biridir. Adı, ‘Beşinci Element’ olan yabancı filme atıfta bulunduğu o an. Gezegeni… Continue reading

Piyasada Bugün – 18 Mayıs 2012

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 100Endeksi güne azalışla başladı.

İMKB 100 Endeksi, önceki kapanışa göre 633,82 puan azalarak 56.697,35 puan seviyesinden açıldı.… Continue reading

Yunanistan Çözülmesi

Yunanistan meselesi hala gündemdeki yerini koruyor. Ama bu sıralarda Yunanistan masalında bir fark ortaya çıkmaya başladı. Kriz gök mavi- deniz… Continue reading

AKP Türkiye’yi Nasıl Sefalete Mahkum Ediyor?

AKP bir anket yaptırmış halkın %65’i tutuklu vekillerin serbest bırakılmasını istemiyormuş. Dolayısı ile AKP’de kendi partisinin MV’i ve onun oyları… Continue reading

“Rüya Dönem” Sonrasındaki Kriz ve Bugünkü Ortam…

Borsa Finans servisimiz elemanlarıyla yaptığı sohbette Hamdi Akın, 2002-2008 arasındaki altı yılı bol imkanlı, bol likiditeli “Rüya dönem” olarak tanımlıyor.… Continue reading

Seans Öncesi – 18 Mayıs 2012 – 08:35

DÜnkü gelişmeleri biliyorsunuz. Piyasalar yine olumsuz haberlerle sarsıldı. Moodys’in  aslında İspanyol bankalarının notunu indirmesi bekleniyordu ama ABD’de öncü göstergelerin bu… Continue reading

Mali Konsolidasyona Acil İhtiyaç Var

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Euro Bölgesi’ndeki krizle ilgili olarak, ”Pek çok Avrupa ülkesinde mali konsolidasyona çok acil ihtiyaç var, rekabeti… Continue reading

İspanya Resesyona Giriyor, Yunanistan Krizi Hafif Kalıyor

Son bir haftadır, Yunanistan da ki seçim krizi, piyasaları negatif etkilemeye devam ederken, bana göre, gelecek aylarda krizin etkisini daha… Continue reading

Dolar/TL’de 1,83-1,85 aralığı güçlü direnç

 

TCMB’nin sert sayılabilecek müdahaleleri ile hızla gerileyen ve 1,75’i test eden Dolar/TL kurunda yurtdışı kaynaklı gelişmelerin etkisiyle son haftalarda… Continue reading

Avrupa Hisseleri Satıcılı

Avrupa hisse senetleri, Avrupa Merkez Bankası’nın bazı Yunan bankalarına kredi vermeyi durdurması ve Fed’in ABD ekonomisinin desteğe ihtiyaç duyabileceği yönünde… Continue reading

Ne Soygun Ne Bölünme

Bu ülkede duyarsızlığın pik noktası yaptığı bir süreçten geçiyoruz. Herkes konuşuyor,  herkes dertleniyor, ama alenen ortada olan bir iddiayı kimse… Continue reading

Yine Yunanistan Kâbusu

Tam “Bitti” derken Yunanistan zombi gibi tekrar karşımıza çıktı. Piyasalar ise tüm olasılıkları daha önce bilmelerine ve bunlara hazırlıklı olmalarına… Continue reading

Page 1 of 19912345...102030...Last »

 
 
 
 
 
 
 
 

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler

FİRMALAR NASIL İŞE ALIYORLAR?

Yazarlar: Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Prof. Dr. Korkut Ersoy

Yayınevi: Siyasal Kitabevi

ISBN: 9786055782979

Basım Tarihi: Şubat 2012

Sayfa sayısı: 150

Türkiye’de genel anlamda işsizlik, özel olarak da genç nüfustaki işsizliğin çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisi olduğu ifade edilebilir. TÜİK’in (2009, 2011) raporları genç nüfustaki işsizlik oranının genel işsizlik oranından çok daha yüksek olduğunu, mevcut işsizler içerisinde lise ve üniversite mezunu oranının %35 olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ülkedeki genç nüfusun iş bulamaması, bulma sürelerinin uzaması veya niteliklerine göre konumlara yerleşememelerinin, özel sektörde faaliyet gösteren örgütlerin sosyal sermaye oluşturma çabalarıyla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir.

Birey, grup ya da örgütlere fayda sağlayabilecek ya da fayda sağlama olasılığı olan sosyal ilişkiler olarak tanımlanan sosyal sermaye, iş hayatında firmaların istihdam kararlarını etkileyebilecek önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sonuçlardan en önemlisi, firmaların niteliklerinden ziyade gerekli bağlantıları sağlayabilecek adayları istihdam etmeye yönelmesidir. Böylece firmalardaki değişik kadrolar için ideal olan adaylar yerine; güçlü bağlantılar kazandırabilecek önemli bir bürokrat, politikacı veya işadamının bir yakınının istihdam edilmesi tercih edilebilecektir. Bu durum, iş arayanların bireysel bağlantılarını kullanarak iş bulmaya çabalamalarına; işverenlerin ise, çoğunlukla kurum içi ve kurum dışı aktörlerin yönlendirmelerine öncelik vermelerine neden olabilir. Bu araştırmada Türkiye’deki örgütlerin sosyal sermayelerini artırma amacıyla istihdam süreçlerini bir araç olarak kullanmalarının nedenleri incelenmiştir.

Bu araştırma, TÜBİTAK destekli olarak Başkent Üniversitesi’nde Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu ve Prof. Dr. Korkut Ersoy’dan oluşan bir proje ekibi tarafından yürütülmüştür. Bir yıl süren araştırmada İMKB 100 listesi temel alınarak 18 ilden aralarında Türkiye’ nin en köklü ve en büyük kuruluşlarının da bulunduğu 158 firmanın insan kaynakları bölümleri ve personel birimlerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Ayrıca, söz konusu firmalarla ilgili değişik kaynaklardan ikincil veri taraması da gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında konuyla ilgili doktora ve yüksek lisans çalışmalarını sürdüren öğrenciler görev almıştır.

 

 

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007