Get Adobe Flash player

Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

Page 2 of 1312345...10...Last »

Hukukun Sınav Zamanı

Darbeleri yargılıyoruz… İşte bu çığlıklar arasında sessiz sedasız, kimsenin gündemine gelmeden geçirildi 2B Yasası… Öylesine kritik bir konu açıldı ki,… Continue reading

Tutuklu Vekiller

Başbakan Erdoğan, Finlandiya Başbakanı ile yaptığı görüşme sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, tutuklu vekillerin gündeme gelmesi üzerine, bunun kendi partilerinin sorunu… Continue reading

Eğer…

Atatürk’ün bize en büyük mirası olan analitik düşünce, bilim ve akıl, sanki bugünlerde yıpratılan tüm değerler gibi unutulmuş gözüküyor. Oysa… Continue reading

Göbek Havası

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Erzurum’da kendisini gördüğüne sevinen vatandaştan önce takla, sonra da vazgeçip göbek atmasını istedi. Son derece… Continue reading

Ekonomik Cinayet

Cinayetin iktisadi olanı olur mu demeyin. Eğer bir konuda önlem alınmıyorsa, gerekli ortam sağlanmıyorsa, yaşanan her ölüm cinayettir. Hatta ilgisizliğinizi… Continue reading

Farkında mısınız?

Dün birden bire 28 Şubat ile ilgili savcılık harekete geçti. Dönemin askerlerine gözaltılar yapıldı. Birden bire Türkiye’de gündem değişti. Herkes… Continue reading

Vatandaşa Enflasyon Ayarı

Türkiye’de ne yaşadığımızın farkında olmadığımız için, içinde bulunduğumuz muhteşem olanakların da değerini bilemiyoruz. Neyse ki çok değerli yöneticilerimiz var ve… Continue reading

Pardon mu?

Müjdeler olsun! Başbakan ilk defa bir konuda yanlış yaptığını kabul etti. Darısı diğer icraatlarının başına diyelim. Fakat iş yanlışı kabul… Continue reading

Karanlıktaki Fener

Bir ülkede savcının biri çıkıp, araştırma yapıyor. Araştırmanın boyutları ilerliyor. Asrın yolsuzluk davası olarak nitelendiriliyor. İşin kendi ülkesindeki ayağını tamamlayıp,… Continue reading

2B: Büyük Balık

Türkiye’nin aslında tartışmaya bile açık olmayan ama en tartışmalı konusu, altıncı kez herkesin gözünün içine baka baka meclisin gündemine taşınıyor.… Continue reading

Adım Adım Kölelik

Teşvik sistemi açıklandı, reel sektör açıklama yapmak için sıraya girdi: ‘Bütün sorunlara derman olacak.’ Ne zaman incelediniz, ne zaman okudunuz… Continue reading

Paranın Karşılığını Almak

Başbakan Erdoğan yeni teşvik sistemini açıkladı. Öncelikle uzun bir aradan sonra Türkiye’de gündemin üretim ekonomisine gelmiş olması memnuniyet verici… Hedefler… Continue reading

Aziz Başkan Çıkacak mı?

İlköğretimde bir sınıf… Sınıfta başkanlık seçimi yapılıyor. Çocuklardan biri 3 oy farkla kazanıyor. Kazanan, sınıfın en yaramaz olduğu düşünülen öğrencisi…… Continue reading

Hafıza

Eskiler ‘hafız-i beşer, nisyan ile maluldür’ der. Özetle ‘unutkanlık, insan halidir’ manasına gelen bu benzetme ne yazık ülkemizde biraz şiddetini… Continue reading

Fasl-ı Maarif

Önce komisyonu işgal ettiler. Muhalefet itiraz hakkını kullanamadı, söz söyleyemedi. Ardından zorbalık yaptılar, meclis görüşmelerinde tekme tokat giriştiler. Kanun tasarısının… Continue reading

10 Şanslı Türk

X-Cor Lynx Uzay Roketi’yle uzay yolculuğunun başlayacağı duyuruldu. Yolculuğun organizatörlerinin Türkiye ayağı önümüzdeki günlerde bir tanıtım toplantısı yapacak.  Açıklamaya göre… Continue reading

İşsizliğin Köleleri

Ekonomisini tamamen kumarhane mantığına oturtmuş ve elde ettiği parayı da borçlanma ile finanse etme zihniyetiyle zehirlenmiş Türkiye’nin bugün ve gelecekte… Continue reading

Başkent Karantinası

Demokrasinin beşiği Türkiye, en ilerisinden dünyaya ders vermeye devam ediyor. Yeni model demokrasinin nasıl olması gerektiği konusunda laboratuar görevi gören… Continue reading

Kırılma Noktası

Türkiye’de son dönemde yaşananlara baktığınızda en önemli kırılma anına geldiğimizi söyleyebiliriz. Bugün ülkede hukuktan özgürlüklere kadar birçok alanda sorun yaşanıyor.… Continue reading

Korku Tünelinde Dizayn

Türkiye, belki de kurulduğundan bu yana en tehlikeli sürecin içinde büyük bir sınav veriyor. Ekonomisi ‘başarılı’ palavrasıyla sıcak paraya mahkûm… Continue reading

Page 2 of 1312345...10...Last »

 
 
 
 
 
 
 
 

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler

FİRMALAR NASIL İŞE ALIYORLAR?

Yazarlar: Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Prof. Dr. Korkut Ersoy

Yayınevi: Siyasal Kitabevi

ISBN: 9786055782979

Basım Tarihi: Şubat 2012

Sayfa sayısı: 150

Türkiye’de genel anlamda işsizlik, özel olarak da genç nüfustaki işsizliğin çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisi olduğu ifade edilebilir. TÜİK’in (2009, 2011) raporları genç nüfustaki işsizlik oranının genel işsizlik oranından çok daha yüksek olduğunu, mevcut işsizler içerisinde lise ve üniversite mezunu oranının %35 olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ülkedeki genç nüfusun iş bulamaması, bulma sürelerinin uzaması veya niteliklerine göre konumlara yerleşememelerinin, özel sektörde faaliyet gösteren örgütlerin sosyal sermaye oluşturma çabalarıyla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir.

Birey, grup ya da örgütlere fayda sağlayabilecek ya da fayda sağlama olasılığı olan sosyal ilişkiler olarak tanımlanan sosyal sermaye, iş hayatında firmaların istihdam kararlarını etkileyebilecek önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sonuçlardan en önemlisi, firmaların niteliklerinden ziyade gerekli bağlantıları sağlayabilecek adayları istihdam etmeye yönelmesidir. Böylece firmalardaki değişik kadrolar için ideal olan adaylar yerine; güçlü bağlantılar kazandırabilecek önemli bir bürokrat, politikacı veya işadamının bir yakınının istihdam edilmesi tercih edilebilecektir. Bu durum, iş arayanların bireysel bağlantılarını kullanarak iş bulmaya çabalamalarına; işverenlerin ise, çoğunlukla kurum içi ve kurum dışı aktörlerin yönlendirmelerine öncelik vermelerine neden olabilir. Bu araştırmada Türkiye’deki örgütlerin sosyal sermayelerini artırma amacıyla istihdam süreçlerini bir araç olarak kullanmalarının nedenleri incelenmiştir.

Bu araştırma, TÜBİTAK destekli olarak Başkent Üniversitesi’nde Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu ve Prof. Dr. Korkut Ersoy’dan oluşan bir proje ekibi tarafından yürütülmüştür. Bir yıl süren araştırmada İMKB 100 listesi temel alınarak 18 ilden aralarında Türkiye’ nin en köklü ve en büyük kuruluşlarının da bulunduğu 158 firmanın insan kaynakları bölümleri ve personel birimlerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Ayrıca, söz konusu firmalarla ilgili değişik kaynaklardan ikincil veri taraması da gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında konuyla ilgili doktora ve yüksek lisans çalışmalarını sürdüren öğrenciler görev almıştır.

 

 

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007