Get Adobe Flash player

İsmet Demirkol

İsmet Demirkol

Page 2 of 512345

Likiditede Sona Doğru mu?

FED Başkanı, Bernanke, ABD ekonomisinin ılımlı büyümeye devam edeceğini, ekonominin kırılıgan olduğunu, teşviklerin süreceğini ve 2014’e kadar faizleri yükseltme niyetlerinin… Continue reading

Petrol Yıl Sonu, 150 Doları Görebilir mi?

Morgan Stanley tarafından bugün açıklanan rapora göre;  artan petrol fiyatlarının en fazla Türkiye ve Hindistan’ı olumsuz etkilediği, her iki ülkenin… Continue reading

Avrupa’ da Kara Bulutlar Esmeye Başlıyor

Meksika’da gerçekleştirilen,  G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısında G-20 ülkelerinin, Euro Bölgesi’nden gelen, uluslararası kredi kaynaklarını arttırın talebini… Continue reading

Faiz Koridoru İniyor, Tüketim Artıyor, Cari Açık Yükseliyor

Hatırlarsanız, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, hafta içinde, borçlanma faiz oranını yüzde 5′te sabit tutmuş, borç verme faiz oranını ise, … Continue reading

Avrupa Ekonomisi Küresel Ekonomiyi Hala Kavrayamadı

Hafta başında, Yunanistan için, ikinci kurtarma paketinin, Avrupalı liderler tarafından onaylanmasının ardından, tüm piyasalarda adeta bahar havası esmeye başlamıştı. Acaba,… Continue reading

Merkez Bankası Faiz Koridorunu Daralttı, Doların Ateşi Arttı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bugün ki toplantısında,  borçlanma faiz oranını yüzde 5′te sabit tuttu. Borç verme faiz oranını ise, … Continue reading

Oyunun Adı Yunanistan

Haftalardır, hatta aylardır; Yunanistan krizi ile ilgili olarak tüm Avrupa ülkeleri, krizi ertelemek adına, toplantı üstüne toplantılar yapmaya devam ediyor.… Continue reading

Bernanke Döneminde Tüfe % 2,4’ e İndi Eleştirenlerin Hesabı Tutmadı

Hafta içinde açıklanan, ABD istihdam raporuna göre; Ocak 2012’de, yüzde 8.3 seviyelerine gerileyen, işsizlik rakamı;  son 3 yılın en düşük… Continue reading

Altında Uzun Vadeli Düşünmeye Devam

Avrupa Birliği Liderler zirvesinden yine tatmin edici sonuçlar çıkmadı.  Krizi ötelemek adına geçici çözümler üretmeye devam eden Rönesans kıtası, Yunanistan… Continue reading

Altında İbre 1800 Dolar’ a Doğru İlerliyor

Altın, 2012 yılına çok iyi başladı. Daha düne kadar, yorumları ile altını 1400 seviyelerine indirenler, bugün gelinen noktada, altının süratle… Continue reading

Dolar / TL 1,83’ ten Yükselebilir

Döviz satım ihaleleri ve dış piyasalarda ki iyimser havanın da etkisi ile,  Dolar / TL kuru, 1,82 seviyelerine gerilemesine rağmen,… Continue reading

2012 Yılı Türkiye Büyüme Tahmini Yüzde 2.9

Hafta içinde, Dünya Bankası Küresel Büyüme Raporu açıklandı. Mahfi EĞİLMEZ üstadımın da bu hafta ki yazısında  geniş yer verdiği, rapora… Continue reading

Yüksek Faiz Politikası Doları Yukarı Seviyelere Çıkarabilir

Yılın, ilk 15 gününü geride bıraktık. Bir yandan Ortadoğu’da, Amerika  – İran gerginliği, diğer yandan Euro bölgesinde kredi değerlendirme kuruluşlarının… Continue reading

Avrupa’ nın Üretim Üssü Durgunluğa Girebilir

Yılın, ilk ayına girdiğimiz şu günlerde, Euro bölgesinden gelen, ekonomik veriler, gündemi meşgul etmeye ve risk iştahını artırmaya devam ediyor.… Continue reading

Altın 1700 Seviyesini Aşabilir

Yılbaşı öncesi Ocak ayında düşüşlerin artacağı hatta 1400 seviyelerine kısa sürede inebileceği yorumları yapılırken, sarı metal yine sürpriz yaparak, beklentilerim… Continue reading

Rezerv Azalıyor, Dolar Kuru İse Artıyor

Geçen haftadan bu yana, Merkez Bankası döviz piyasasına doğrudan müdahale etmeye devam ediyor. İlk bakışta, beklentiler, dövizin aşağı yönde kırılması… Continue reading

Altın’ da İbre Yukarı Yönlü

2012 yılına iyi bir başlangıç yapan, sarı metal, bir haftadan beri, 1550 bandını taban yaparak, talep toplamaya devam ediyor. Özellikle,… Continue reading

Dolar, Merkez Bankası’ nı Dinlemiyor

Öncelikle, sözlerime, 2012 yılının ülkemize ve tüm dünya insanlarına; sağlık, mutluluk, başarı ve huzur getirmesini dileyerek başlamak istiyorum. Bildiğiniz gibi, … Continue reading

Altın Ayı Piyasasına Girdi mi?

Değerli metal altının onsu, 2011 yılının bitimine 2 gün kala, 1535 bandını gördü. Yorumları okuduğumda ve piyasaları incelediğimizde, altının ayı… Continue reading

2012′ de Dolar / TL 2′ yi Aşabilir

2012 yılına girmeye sayılı günler kala, iç ve dış piyasalarda volitalite her geçen gün artıyor. Öncelikle dış piyasaları incelersek, Avrupa… Continue reading

Page 2 of 512345

 
 
 
 
 
 
 
 

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler

FİRMALAR NASIL İŞE ALIYORLAR?

Yazarlar: Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Prof. Dr. Korkut Ersoy

Yayınevi: Siyasal Kitabevi

ISBN: 9786055782979

Basım Tarihi: Şubat 2012

Sayfa sayısı: 150

Türkiye’de genel anlamda işsizlik, özel olarak da genç nüfustaki işsizliğin çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisi olduğu ifade edilebilir. TÜİK’in (2009, 2011) raporları genç nüfustaki işsizlik oranının genel işsizlik oranından çok daha yüksek olduğunu, mevcut işsizler içerisinde lise ve üniversite mezunu oranının %35 olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ülkedeki genç nüfusun iş bulamaması, bulma sürelerinin uzaması veya niteliklerine göre konumlara yerleşememelerinin, özel sektörde faaliyet gösteren örgütlerin sosyal sermaye oluşturma çabalarıyla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir.

Birey, grup ya da örgütlere fayda sağlayabilecek ya da fayda sağlama olasılığı olan sosyal ilişkiler olarak tanımlanan sosyal sermaye, iş hayatında firmaların istihdam kararlarını etkileyebilecek önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sonuçlardan en önemlisi, firmaların niteliklerinden ziyade gerekli bağlantıları sağlayabilecek adayları istihdam etmeye yönelmesidir. Böylece firmalardaki değişik kadrolar için ideal olan adaylar yerine; güçlü bağlantılar kazandırabilecek önemli bir bürokrat, politikacı veya işadamının bir yakınının istihdam edilmesi tercih edilebilecektir. Bu durum, iş arayanların bireysel bağlantılarını kullanarak iş bulmaya çabalamalarına; işverenlerin ise, çoğunlukla kurum içi ve kurum dışı aktörlerin yönlendirmelerine öncelik vermelerine neden olabilir. Bu araştırmada Türkiye’deki örgütlerin sosyal sermayelerini artırma amacıyla istihdam süreçlerini bir araç olarak kullanmalarının nedenleri incelenmiştir.

Bu araştırma, TÜBİTAK destekli olarak Başkent Üniversitesi’nde Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu ve Prof. Dr. Korkut Ersoy’dan oluşan bir proje ekibi tarafından yürütülmüştür. Bir yıl süren araştırmada İMKB 100 listesi temel alınarak 18 ilden aralarında Türkiye’ nin en köklü ve en büyük kuruluşlarının da bulunduğu 158 firmanın insan kaynakları bölümleri ve personel birimlerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Ayrıca, söz konusu firmalarla ilgili değişik kaynaklardan ikincil veri taraması da gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında konuyla ilgili doktora ve yüksek lisans çalışmalarını sürdüren öğrenciler görev almıştır.

 

 

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007