Get Adobe Flash player

Kazım Çiloğlu

Kazım Çiloğlu

Page 2 of 3123

İMKB’de Yabancı Gibi Dans Edebilmek!

İMKB’de Yabancı Gibi Dans Edebilmek!

Her şeyden önce yabancı ile yerli müzik arasında gerek makamsal, gerekse çok seslilik gibi önemli… Continue reading

Sıcağa Kar, Bu Faizlere de Mevduat Dayanmaz..

Sıcağa  Kar, Bu Faizlere de Mevduat  Dayanmaz..

Bir günlük sanal sayılabilecek kar yağışı, İstanbul’un kaldıramayacağı bir nüfus yükünün altında nasılda… Continue reading

Benim Param Senin Paranı Yener!

Benim Param Senin Paranı Yener!

TL, dolara bir kafa attı mı? Gör bakalım ne olacak?

Bir TL, bin dolara bedeldir.… Continue reading

Rekor Sadece İhracatta mı?

Rekor sadece ihracatta mı?

Sayın Çağlayan ihracatta 2011 de rekor kırıldığını açıkladı.

Tabii sırf bir branşta altın madalya almak ekonomi… Continue reading

Geçti 2011’in finans pazarı, sürelim arabamızı 2012’ e……

Geçti 2011’in finans pazarı, sürelim arabamızı 2012’ e……

Eğrisi ile doğrusu ile kazancıyla, kaybıyla koca bir yılı daha geride bırakıyoruz.… Continue reading

Kontrol edilemeyen ekonomik güç, güç değildir!

Onca frenlemelere, ekonomiden sorumlu bakanımızın OVP açıklamaları ve MB başkanının yavaşlatma önlemlerine karşın, son sekizlik büyüme, Ekim ayındaki azalmaya karşın,… Continue reading

Endekse Bakma, Hisseye Bak!

Endekse Bakma, Hisseye Bak!

Bir sürü bilimsel veriler orta yerde dururken, teknik analizler alt alta sıralanırken, borsa endeksleri aşağıya yönelmişken,… Continue reading

Bedellinin Bedeli Nedir?

Bedellinin Bedeli Nedir?

Zannedersiniz ki Türkiye de petrol, doğalgaz ya da altın madeni bulundu. Hemen gündemden düşürülüp, unutturulmaya kalkılsa da… Continue reading

Bir Tadımlık Bütçeler

Bir Tadımlık Bütçeler

İki bin on iki yılı bütçe çalışmaları kamuoyuna yansıdıkça, komisyonlarda ki tartışmaları ve tepkileri gördükçe, anlıyoruz ki… Continue reading

Küresel ekonomik çözümler Akdeniz’de mi?

Küresel ekonomik çözümler Akdeniz’de mi?

Atlas okyanusundan esen sert rüzgarlar medeniyetlerin, imparatorlukların ve ticaretin kalbi Akdeniz’i sildi süpürdü. Güneyden başlayan… Continue reading

Ekonomi toz duman…

 

Ekonomi toz duman…

Herkes kendi nemasını, parasını, emtiasını kurtarmaya, pozisyonlarını ucuza kapatmaya çalışıyor ama ortalıkta görünen ve yaşananları dillendiren… Continue reading

Gene aynı yöntem ve değişen hiçbir şey olmadı..

Gene aynı yöntem ve değişen hiçbir şey olmadı..

Zarar gene deveye yükletildi. Döviz, mevduat, bono ve tahvil, kredi reel faizleri… Continue reading

Kim öldürür..?

Kim öldürür..?

Deprem öldürmez, bina öldürür

Bina öldürmez, malzeme öldürür

Malzeme öldürmez kirişi kolona bağlayan usta ve mühendis öldürür

Usta,… Continue reading

Update mi, Dawnload mı?

Update mi, Dawnload mı?

Ekonomiden sorumlu devlet bakanımız OVP açıklarken, enerji ile ilgili, elektrik ve doğal gaz zamları yağmur gibi… Continue reading

Çözüm Petrolde…

Çözüm Petrolde…

Küresel ekonomi süratle durgunluğa (resesyona) giderken, başta küreselleşen ülkelerin sözde özerk merkez bankaları, dünyayı durgunluktan ve gelişmiş ya… Continue reading

Komşularla solda sıfır!

Komşularla solda sıfır!

En nihayetinde komşularımızla ilişkiler de sıfır sorun politikamızda başarıya ulaştık!

Irak’ la ilişkiler en iyi gözükse de,… Continue reading

Altın patladı, Dolar zıpladı!

Altın patladı, Dolar zıpladı!

Böyle olacağı belliydi demek en azından benim ve benim gibi düşünenlerin ve bunu daha önce yazarak… Continue reading

Ayağını yorganına göre uzatmak!

Ayağını yorganına göre uzatmak!

Ekonomik krize gidiyor muyuz? İçinde miyiz? Tartışmaları sürerken, maliye bakanı sn. Şimşek bir medya söyleşisi arasında,… Continue reading

Eğer sıfırların başına bir rakam gelirse?

Eğer sıfırların başına bir rakam gelirse?

Elinizdeki bol miktarda sıfır hiçbir anlam ve değer ifade etmez, ama hasbelkader bunların başına… Continue reading

Beş ayaklı masa

Beş ayaklı masa

Demokratik sistemlerin ve özelliklede serbest piyasa ekonomisinin vazgeçilmez dört ayağından hep bahsedilir. Yasama, Yargı, Yürütme ve en… Continue reading

Page 2 of 3123

 
 
 
 
 
 
 
 

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler

FİRMALAR NASIL İŞE ALIYORLAR?

Yazarlar: Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Prof. Dr. Korkut Ersoy

Yayınevi: Siyasal Kitabevi

ISBN: 9786055782979

Basım Tarihi: Şubat 2012

Sayfa sayısı: 150

Türkiye’de genel anlamda işsizlik, özel olarak da genç nüfustaki işsizliğin çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisi olduğu ifade edilebilir. TÜİK’in (2009, 2011) raporları genç nüfustaki işsizlik oranının genel işsizlik oranından çok daha yüksek olduğunu, mevcut işsizler içerisinde lise ve üniversite mezunu oranının %35 olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ülkedeki genç nüfusun iş bulamaması, bulma sürelerinin uzaması veya niteliklerine göre konumlara yerleşememelerinin, özel sektörde faaliyet gösteren örgütlerin sosyal sermaye oluşturma çabalarıyla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir.

Birey, grup ya da örgütlere fayda sağlayabilecek ya da fayda sağlama olasılığı olan sosyal ilişkiler olarak tanımlanan sosyal sermaye, iş hayatında firmaların istihdam kararlarını etkileyebilecek önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sonuçlardan en önemlisi, firmaların niteliklerinden ziyade gerekli bağlantıları sağlayabilecek adayları istihdam etmeye yönelmesidir. Böylece firmalardaki değişik kadrolar için ideal olan adaylar yerine; güçlü bağlantılar kazandırabilecek önemli bir bürokrat, politikacı veya işadamının bir yakınının istihdam edilmesi tercih edilebilecektir. Bu durum, iş arayanların bireysel bağlantılarını kullanarak iş bulmaya çabalamalarına; işverenlerin ise, çoğunlukla kurum içi ve kurum dışı aktörlerin yönlendirmelerine öncelik vermelerine neden olabilir. Bu araştırmada Türkiye’deki örgütlerin sosyal sermayelerini artırma amacıyla istihdam süreçlerini bir araç olarak kullanmalarının nedenleri incelenmiştir.

Bu araştırma, TÜBİTAK destekli olarak Başkent Üniversitesi’nde Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu ve Prof. Dr. Korkut Ersoy’dan oluşan bir proje ekibi tarafından yürütülmüştür. Bir yıl süren araştırmada İMKB 100 listesi temel alınarak 18 ilden aralarında Türkiye’ nin en köklü ve en büyük kuruluşlarının da bulunduğu 158 firmanın insan kaynakları bölümleri ve personel birimlerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Ayrıca, söz konusu firmalarla ilgili değişik kaynaklardan ikincil veri taraması da gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında konuyla ilgili doktora ve yüksek lisans çalışmalarını sürdüren öğrenciler görev almıştır.

 

 

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007