Get Adobe Flash player

Site Yazarlarımız

Ekonomi Basını Yazarları

Okan Müderrisoğlu

Okan Müderrisoğlu

‘Tek İlkemiz: Kazan-Kazan’

Ankara’nın konuğu Çin Devlet Başkan Yardımcısı Xi Jinping, SABAHaracılığıyla önemli mesajlar verdi: İlişkiler güçlendikçe, iki ülkenin dostluğu da halkların kalbine yerleşti. İkili ilişkilerdeki prensibimizse… Continue reading

Derin Mevzu

Önceki gün kabinenin önemli isimlerinden biriyle sohbet ediyordum. “Ne yapıyorsunuz?“diye sorunca, “Olan biteni anlamaya çalışıyoruz” dedim.… Continue reading

ABD’nin Kıskaç Operasyonu

25 Ocak 2012′de ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone, gazete ve televizyonların Ankara temsilcilerini özel konutuna davet etti. Siyasi mesajlara sahne… Continue reading

Bir Davetin Anatomisi…

Gerçekten “mayınlı” bir saha. Ama Ankara kulislerini izleyen gazetecilerin uzak kalamayacağı bir konu. Henüz çok sıcak olduğu için… Continue reading

Mağdurlar, Direnişçiler ve Gerçekler

Bazı dostlar diyor ki, “Yığınla sıcak gündem maddesi varken neden şu memur işine taktın?” Öyle ya “Faiz… Continue reading

Kürt Siyasi Hareketi Özgürleşir mi?

Ankara, “Kürt Sorununun” çözümü için üç boyutlu projeyi adım adım uyguluyor. 1- “Güvenlik” sahasında, eli silahlı PKK’lı teröristlerin nokta operasyonlarla… Continue reading

Benim “Sahipsiz Memurum”

Memur konusuna bir girdik, bir daha çıkmak mümkün olmadı. O kadar çok elektronik posta geliyor ki… Yetişmek mümkün olmuyor. Ziyaretimize… Continue reading

‘Esad Rejimi İstediği Gibi Kan Dökemez’

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone, Suriye’ye bugünkü koşullarda askeri müdahale öngörmediğini ancak Esad rejiminin istediği gibi kan dökemeyeceğini bilmesi gerektiğini söyledi.… Continue reading

Bir Dokun Bin Ah İşit!

Konu; memurdan, maaştan açıldı mı, büyük tartışmalar da açılır. Zira, “Kamu Personel Reformu“yıllardır ertelendiği için memurlar arasındaki özlük… Continue reading

Mezhep Çatışması

Son 15 günde gerçekleşen iki telefon konuşması ve bir açıklama, küresel sistemi derinden etkileyecek kurguyu gün ışığına çıkardı. 1- Başbakan … Continue reading

Dink Dosyası ve Çankaya

Bu ülkenin renkleri farklı dönemlerde, bildik yöntemlerle yok edilmek istendi. Kendi kutsal devletini tanımlayanlar, tek rengi dayatmayı denedi. Biri “… Continue reading

Devlet Değişmeli Memur Dönüşmeli

İşte, “çağdaş devlet anlayışı” budur. Odasına kapanıp kalmaz. Masa başına takılmaz. Verdiği karara âşık olmaz. Memurunu itip kakmaz,… Continue reading

Vekil Evi Aranabilir mi?

Dün, TBMM’de hummalı bir çalışma vardı. Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana‘nın kullandığı evdeki arama BDP’lileri harekete geçirmişti. Telefonlar susmuyordu.… Continue reading

Güç Merkezlerinde Yol Ayrımı

Ankara, yine ilginç bir sürece girdi. 2012-13 döneminde siyasi fay hatlarında kırılma bekleyenler 2007- 2008 dönemindeki kadar kritik gelişmeler öngörüyorlar. … Continue reading

Bürokrasiden Yükselen Sesler

Maliye Bakanlığı’ndaki iç dinamiklere bir dokunduk bin ah işittik. Geçtiğimiz hafta,“Muhasebat ve Milli Emlak Kontrolörleri ile Denetmenlerin” sorunlarına değinmiş,… Continue reading

Başbuğ’dan Akılda Kalanlar

MİT Müsteşarlığı’nın 85. kuruluş yıldönümü kapsamında “basınla buluşma”davetindeyiz. Resepsiyon salonu, MİT’in tarihini anlatan müze görünümünde. Camekânlardan birinde eski Müsteşar … Continue reading

3 Bin Dönüme İstihbarat Köyü

MİT, 3 bin dönüm arazi üzerine, tüm istihbari sinyallerin takip edilebileceği Elektronik İstihbarat Köyü kuruyor. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, 2-3 yıl içinde dünyanın en… Continue reading

Terörle Mücadelede Ekol Farklılığı ve Komutanlar

Uludere’deki talihsiz olay, terörle mücadelede geliştirilen yeni konseptin uygulanma takvimi ve ardından alınacak önlemlerin içeriği konusunda Ankara’daki kritik görüş farklılıklarını… Continue reading

Maliye’nin İç Dinamiklerine Dikkat!

Öncelikle, herkese iyi bir yıl diliyorum. 2012′nin zor geçeceğini söyleyenler çoğunlukta. Oysa, 2006′nın ikinci yarısında, 2008′in son çeyreğinde ve 2009′un… Continue reading

Fatura Nasıl CHP’ye Kaldı?

Bedelli askerlik, futbolda şike ve emekli milletvekili aylıklarına yapılan zam… Bu üç düzenleme ustalık döneminin siyasi genetik kodlarını değil konjonktürün… Continue reading

.

.

.

 

Arşivler

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007