Get Adobe Flash player

Üzeyir Doğan

Üzeyir Doğan

Page 2 of 1312345...10...Last »

İMKB 30 “Boğa Piyasası”na mı girdi?

İMKB 30 endeksinde mart ayı ortalarında “Golden Cross” olarak adlandırılan 50 günlük ortalamanın 200 günlük ortalamayı yukarı kesmesi gerçekleşmiş, bu… Continue reading

Bugün 72,300 ve 73,000 kritik seviyeler

VOB nisan Vadeli sözleşmelerde pazartesi günü vade sonu olması sebebiyle, endeks 30 sözleşmelerindeki derinlik nisan ve haziran vadeye yayılmış durumda.… Continue reading

Fed bu akşam piyasaları sallayabilir

Pazartesi yurtdışında yaşanan satışların etkisini dün İMKB’de sınırlı olarak yaşadık. Pazartesi yaşanan sert düşüşlerin ardından, dün yurtdışında hafif toparlanma yaşanması… Continue reading

VOB 30 Yorumu: Olası tepkiler ve dirençler

Nisan Vadeli Endeks 30 sözleşmesinde bugün izleyeceğimiz en önemli seviye 71,900 olacak. Sözleşme bu seviyenin altında kaldığı sürece aşağı yönlü… Continue reading

VOB 30 Yorumu: Yukarı yönlü denemeler satış fırsatı

Nisan Vadeli Endeks 30 Sözleşmesi’nde önceki gün olduğu gibi dün de ikinci seansta gelen satışların etkisi hissedildi ve sözleşeme ikinci… Continue reading

Dün Yunanistan’dı, bugün İspanya

Son birkaç haftadır yaşanan gelişmeler, Avrupa’da ve piyasalarda değişen çok bir şey olmadığını gösterdi. İspanya konusunda yapılan açıklamalar ve piyasaların… Continue reading

VOB ENDEKS 30: 71,900 ve 72,800 referans noktaları

Nisan vadeli endeks 30 sözleşmesinde 72,600/72,800 aralığında bulunan önemli destek noktalarından biri test edildi ve sözleşmede kapanış bu seviyenin hemen… Continue reading

İMKB’deki sıkışma ve PPK toplantısı

Global ölçekte borsalarda kararsız bir görünüm var. Piyasalar İspanya başta olmak üzere AB’den gelen olumsuz haberlerle, ABD’de beklentileri aşan bilançolar… Continue reading

VOB 30 YORUMU: 72,500/74,000 aralığına dikkat

Nisan Vadeli VOB Endeks 30 Sözleşmesi’nde dün oldukça dalgalı bir seyir izlendi. Gün içinde önemli destek ve direnç seviyelerini test… Continue reading

Riski yüksek bir hafta

Geçtiğimiz hafta içeride Suriye gündemi ile 28 Şubat soruşturması ön plana çıkarken, dışarıda ABD’den gelen veriler ile AB tarafında İspanya’ya… Continue reading

VOB 30 Yorumu: 72,300 trend desteği

Geçtiğimiz haftanın son gününü düşüşle kapatan Nisan Vadeli Endeks 30 Sözleşmesi haftaya da bir miktar düşüşle başladı. Sözleşmede bugün için… Continue reading

Başlayan tepki ve İMKB 100

Borsalarda geçtiğimiz hafta başlayan düşüşler bu haftaya da yansırken, dün ABD’de endekslerin kapanışının ardından açıklanan ve 4 centlik zarar beklentisinin… Continue reading

VOB Endeks 30 : Tepki yükselişi nereye kadar devam eder?

Nisan vadeli Endeks 30 Sözleşmesi’nde dün açılışın ardından 71,900’deki kritik desteğin altına çok kısa süreli sarkmalar olsa da sözleşme bu… Continue reading

Veriler olumlu ama Suriye İMKB’yi zayıflatıyor

Avrupa’da değişen tek şeyin zaman olduğunu bir kez daha gördük. Yangın duvarı olarak bilinen Avrupa krizi ile mücadele fonunun büyüklüğünün… Continue reading

İspanya ve Suriye’ye dikkat!!!

Yurtdışı piyasalarda, tatillerin ardından cuma günü ABD’de açıklanan ve beklentilerin altında kalan tarım dışı istihdam rakamı fiyatlandı. Biz bu veriyi… Continue reading

Umut: Parasal Genişleme Risk: İspanya ve AB

Bu hafta ana gündemimiz parasal genişleme senaryoları olacak. ABD’de FED’den ya da Çin’de PBoC’den gelecek bir mesaj geçen hafta oluşan… Continue reading

Dünyanın büyük çoğunluğu tatilde

Dün günün büyük bir bölümünü satış baskısı altında geçiren piyasalarda günün ilerleyen saatlerinde gelen alımlar endeksleri pozitif bölgeye taşıyamadı. Bugünse… Continue reading

AB çark ediyor, içeride teşvik umudu

Fed’in ardından dün de Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) parasal genişlemeye dair hiçbir mesaj çıkmaması satışları sertleştirdi. ECB Başkanı Draghi gerçekleştirilen… Continue reading

Fed’in ardından sıra ECB’de

Yurtiçinde açıklanan veriler Türkiye ekonomisinde taşların yerine oturduğunun işaretlerini vermeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan dış ticaret açığı rakamlarının ardından… Continue reading

AB: Global ekonominin kamburu

Borsaları ABD ve Çin’den gelen veriler destekliyor. AB tarafında ise durum hala çok vahim, dün açıklanan imalat verilerinde de bunu… Continue reading

Page 2 of 1312345...10...Last »

 
 
 
 
 
 
 
 

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler

FİRMALAR NASIL İŞE ALIYORLAR?

Yazarlar: Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Prof. Dr. Korkut Ersoy

Yayınevi: Siyasal Kitabevi

ISBN: 9786055782979

Basım Tarihi: Şubat 2012

Sayfa sayısı: 150

Türkiye’de genel anlamda işsizlik, özel olarak da genç nüfustaki işsizliğin çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisi olduğu ifade edilebilir. TÜİK’in (2009, 2011) raporları genç nüfustaki işsizlik oranının genel işsizlik oranından çok daha yüksek olduğunu, mevcut işsizler içerisinde lise ve üniversite mezunu oranının %35 olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ülkedeki genç nüfusun iş bulamaması, bulma sürelerinin uzaması veya niteliklerine göre konumlara yerleşememelerinin, özel sektörde faaliyet gösteren örgütlerin sosyal sermaye oluşturma çabalarıyla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir.

Birey, grup ya da örgütlere fayda sağlayabilecek ya da fayda sağlama olasılığı olan sosyal ilişkiler olarak tanımlanan sosyal sermaye, iş hayatında firmaların istihdam kararlarını etkileyebilecek önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sonuçlardan en önemlisi, firmaların niteliklerinden ziyade gerekli bağlantıları sağlayabilecek adayları istihdam etmeye yönelmesidir. Böylece firmalardaki değişik kadrolar için ideal olan adaylar yerine; güçlü bağlantılar kazandırabilecek önemli bir bürokrat, politikacı veya işadamının bir yakınının istihdam edilmesi tercih edilebilecektir. Bu durum, iş arayanların bireysel bağlantılarını kullanarak iş bulmaya çabalamalarına; işverenlerin ise, çoğunlukla kurum içi ve kurum dışı aktörlerin yönlendirmelerine öncelik vermelerine neden olabilir. Bu araştırmada Türkiye’deki örgütlerin sosyal sermayelerini artırma amacıyla istihdam süreçlerini bir araç olarak kullanmalarının nedenleri incelenmiştir.

Bu araştırma, TÜBİTAK destekli olarak Başkent Üniversitesi’nde Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu ve Prof. Dr. Korkut Ersoy’dan oluşan bir proje ekibi tarafından yürütülmüştür. Bir yıl süren araştırmada İMKB 100 listesi temel alınarak 18 ilden aralarında Türkiye’ nin en köklü ve en büyük kuruluşlarının da bulunduğu 158 firmanın insan kaynakları bölümleri ve personel birimlerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Ayrıca, söz konusu firmalarla ilgili değişik kaynaklardan ikincil veri taraması da gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında konuyla ilgili doktora ve yüksek lisans çalışmalarını sürdüren öğrenciler görev almıştır.

 

 

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007