Get Adobe Flash player

Ekonomi Yazarları

EKonomi basını yazarları

Page 2 of 8212345...102030...Last »

Türkiye’nin Çin’i Mısır’ı İçin Kümelenme

Ülkemizdeki çeşitli sektör temsilcileri Çin ve Mısır gibi ülkelerle rekabet edebilecek ortam için arayış içindeydiler. TİM Başkanı Büyükekşi yeni teşvik… Continue reading

Avrupa’da Çözüm Arayışları

Fransa ve Yunanistan’da son yapılan seçimlerin ve Merkel’in pazar günkü yerel seçimlerdeki hezimetinin, Avrupa’nın yeniden yapılanmasını hızlandıracağını düşünüyorum. Yeni fikirler,… Continue reading

Tasarruf Artışı Zorunlu Tasarruflar Yoluyla Olabilir

Cari işlemler açığı bir ülkedeki toplam tasarrufların yetersizliğinden kaynaklanır. Tasarrufu yapacak olanlar devlet, hane halkı ve şirketlerdir. Devlet vergi gelirlerinden… Continue reading

Dünya Kötüyse Altın Niye İyi Değil?

Küresel krizde durum kötüleştikçe altına talep artıyordu. Her kriz atağında parasal genişlemeye gidildiği, piyasaları gelecek korkusu sardığı, yüksek enflasyondan korkulduğu… Continue reading

Ya Biri, Ya Öteki

Tanrı bana ileriyi görme yeteneği vermiş, ama bir adım ötesini değil. Beş adım ötesini. 22ci Yüzyıla mesajlar veriyorum ben. Aralık’ta… Continue reading

İlk Çeyrekte Dış Açık

Yunanistan euro’dan ayrılacak mı? Dünya bu soruyu cevaplamaya çalışıyor. Seçimden istikrarlı bir hükümet çıkmadı. Haziran başında yeniden seçim sandığı kuruluyor.… Continue reading

Daha Az mı Yumuşak?

Avrupa’daki gelişmeler risk alma iştahını olumsuz etkilediği sürece, kura baskı olacağından, TCMB yine yüksek faize başvurur.

Yılın ikinci çeyreğinin ortalarına… Continue reading

Neden Bir Hyundai Çıkartamadık?

Biz, mesleksiz üç kişi daha iş bulsun diye teşvik tasarlıyoruz. Onlar şampiyon yetiştirmek için tasarlıyor.

Seul ziyaretinden beri aklımdan çıkmayan… Continue reading

İki Sonuç ve Büyüme

İlk dört aylık kredi sonuçları ve ilk üç aylık ciro ve sipariş endekslerinde ortaya çıkan sonuçlar, geçen yılın aynı dönem… Continue reading

Yunan Baharı

Mevsimlerden bahar ya! “Arap Baharı”ndan sonra şimdi sıra “Yunan Baharı”na geldi. Geçen hafta Yunanistan’da yapılan genel seçimlerin galibi kuşkusuz Syriza… Continue reading

İlk Üç Ayda Ödemeler Dengesi

İlk üç ayda cari işlemler açığı 16.2 milyar dolar oldu. Geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında, cari işlemler açığında yüzde 25… Continue reading

Türkiye Sıcak Parayı Ilık ve Kalıcı Hale Getirmeli

Başlıktaki sözün sahibi geçen hafta Türkiye’ye gelen IMF Başkanı Christine Lagarde. Türkiye’ye soğuk veya uzun vadeli kalıcı para getirmeyi amaçlayan… Continue reading

Drahmi Hesabı Tutmuyor!

Önceki hafta Fransa ve Yunanistan’da yapılan iki seçim AB bölgesinde krizin hâlâ bir çözüm yoluna girmediğini bir kez daha gösterdi.… Continue reading

Çalım Çok, Sonuç Yok!..

Riskten kaçınma eğiliminin güçlendiği, fiyat oynaklıklarının arttığı ve bu olumsuzlukların şimdilik paniğe dönüşmediği bir haftayı geride bıraktık. Sermaye ve emtia… Continue reading

Yazıcı’dan da “Temmuzda TTK düzenlemeleri yürürlüğe girer” beklentisi

Ankara sohbetinin geçen haftaki konuğu AKP Grup Başkan vekili Canikli “Eleştirilerle ilgili yeni düzenlemeler dört parti anlaşmasıyla tamamlanıp Meclis’ten Haziran’da… Continue reading

Net Hata ve Noksan

Bir ülkenin dış dünya ile ekonomik ilişkilerini gösteren ödemeler dengesine ilişkin verilerin derlenmesinde ortaya çıkan hatalar ve eksikliklerin ödemeler dengesi… Continue reading

28 Şubat’ın Mirası: “Siz yiyin, torununuz ödesin!”

Bir süredir bu köşeden, 28 Şubat sürecinin ekonomik boyutuna ilişkin bazı gerçekleri anlatıyorum. Bugün, Refahyol Hükümeti’nin iktidardan uzaklaştırıldığı 1997′nin şartlarına… Continue reading

Şeffaf Olmanın Yararları

Ne amaçlanıyorsa onu ve bu amaçlananın yan etkileri varsa onları da açıkça anlatmak gerekir.

Türkiye’nin rekabet gücünü korumak amacınız vardır.… Continue reading

Büyümek Şart mıdır?

Bir ülkenin ekonomik performansı ölçülürken beş başarı kıstası kullanılır. Bunlar sırasıyla

1. Büyüme, yani milli gelir artışı, 2. Tam istihdama… Continue reading

İstanbul’u Finans Merkezine Dönüştürmek

90′lı yılların başında ortaya atılan İstanbul’un finans merkezi olma fikri son yıllarda hız kazanmaya başladı. Fikir olgunlaştı. Geçtiğimiz 3 yıllık… Continue reading

Page 2 of 8212345...102030...Last »

 
 
 
 
 
 
 
 

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler

FİRMALAR NASIL İŞE ALIYORLAR?

Yazarlar: Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Prof. Dr. Korkut Ersoy

Yayınevi: Siyasal Kitabevi

ISBN: 9786055782979

Basım Tarihi: Şubat 2012

Sayfa sayısı: 150

Türkiye’de genel anlamda işsizlik, özel olarak da genç nüfustaki işsizliğin çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisi olduğu ifade edilebilir. TÜİK’in (2009, 2011) raporları genç nüfustaki işsizlik oranının genel işsizlik oranından çok daha yüksek olduğunu, mevcut işsizler içerisinde lise ve üniversite mezunu oranının %35 olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ülkedeki genç nüfusun iş bulamaması, bulma sürelerinin uzaması veya niteliklerine göre konumlara yerleşememelerinin, özel sektörde faaliyet gösteren örgütlerin sosyal sermaye oluşturma çabalarıyla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir.

Birey, grup ya da örgütlere fayda sağlayabilecek ya da fayda sağlama olasılığı olan sosyal ilişkiler olarak tanımlanan sosyal sermaye, iş hayatında firmaların istihdam kararlarını etkileyebilecek önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sonuçlardan en önemlisi, firmaların niteliklerinden ziyade gerekli bağlantıları sağlayabilecek adayları istihdam etmeye yönelmesidir. Böylece firmalardaki değişik kadrolar için ideal olan adaylar yerine; güçlü bağlantılar kazandırabilecek önemli bir bürokrat, politikacı veya işadamının bir yakınının istihdam edilmesi tercih edilebilecektir. Bu durum, iş arayanların bireysel bağlantılarını kullanarak iş bulmaya çabalamalarına; işverenlerin ise, çoğunlukla kurum içi ve kurum dışı aktörlerin yönlendirmelerine öncelik vermelerine neden olabilir. Bu araştırmada Türkiye’deki örgütlerin sosyal sermayelerini artırma amacıyla istihdam süreçlerini bir araç olarak kullanmalarının nedenleri incelenmiştir.

Bu araştırma, TÜBİTAK destekli olarak Başkent Üniversitesi’nde Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu ve Prof. Dr. Korkut Ersoy’dan oluşan bir proje ekibi tarafından yürütülmüştür. Bir yıl süren araştırmada İMKB 100 listesi temel alınarak 18 ilden aralarında Türkiye’ nin en köklü ve en büyük kuruluşlarının da bulunduğu 158 firmanın insan kaynakları bölümleri ve personel birimlerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Ayrıca, söz konusu firmalarla ilgili değişik kaynaklardan ikincil veri taraması da gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında konuyla ilgili doktora ve yüksek lisans çalışmalarını sürdüren öğrenciler görev almıştır.

 

 

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007