Get Adobe Flash player

Anasayfa

Page 2 of 19912345...102030...Last »

Dış Ticaret Haddi

Geçenlerde bir yazımda dış ticaret haddi konusuna değinmiştim. Dış ticaret haddi ihraç edilen malların ortalama fiyatının ithal edilen malların ortalama… Continue reading

Teşvikte illerin sıralamasını temiz hava ve yeşil kart da etkilemiş

Trabzonlu işadamlarına konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan “Trabzon niye 3. teşvik bölgesinde?” yakınmasına yanıt verirken “Teşvik bölgeleri arasında kaybolmayın. İstediğiniz… Continue reading

Piyasada Bugün –

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, güne ilk seansın başlarında 0.29 puan kayıpla 57.934,3 puan seviyesinde başladı. Endeks… Continue reading

Bakır

Bakır ilginç bir metaldir. Yumuşaktır, kolay eğilip bükülür. Hava koşullarından etkilenir, kolayca oksitlenebilir. Bu oksitlenme sonucunda yemek kabı olarak kullanıldığında… Continue reading

İsrail Penceresi ve Türkiye

Bir süredir yazmak istiyordum, 2 Mayıs’taki “İsrail Milli Günü” vesile oldu. Türk tarafı açısından düşük profilli, ABD, Rusya… Continue reading

Kısa Vadeli Dipler Görüldü mü?

Yunanistan’da sandıktan çıkan ‘politik kaos’ sonrasında kurulamayan hükümet ve yeniden seçimlere gidileceğinin açıklanması, AB Bölgesi’ndeki krizi bir kez daha gün… Continue reading

İlk Çeyrekte İstihdam

Dünya ekonomisi yeniden durgunluğa (hatta daralmaya) gidiyor mu? Göstergeler piyasalarda karamsarlığın artığı yönündedir. Altın 1500 dolara yaklaşıyor. Petrol 110 doları… Continue reading

S&P’den Başbakan’ a Yanıt Nitelikli Savunma

S&P’un ülke notumuzu BB çevirmesinin ardından Başbakan Erdoğan’ın notu ideolojik gören ve kendisinin yutmayacağını açıklayan sözleri sonrası dün üç S&P… Continue reading

İşsizlik de Üretimle Aynı Mesajı Veriyor

Küçük oynamaları dikkate almadan söylenebilecek şu: İşsizlik oranı son dört aydır değişmiyor ve yüzde 9′da seyrediyor.

Salı günü açıklanan işsizlik… Continue reading

VOB Endeks 30 ve Spot İMKB 100 Yorumu

İMKB 100 Yorumu: Tepkide görülebilecek seviyeler      

İMKB 100 Endeksi’nde dün 200 günlük ortalama destek oluşturdu ve bu bölgeden sert bir… Continue reading

Seans Öncesi – 17 Mayıs 2012 – 08:30

Dün piyasalarda yine önemli gelişmeler vardı. Bunları burada tekrar tekrar anlatmayacağım. Zaten birçok haber sitesinden okuyorsunuz. Fakat önemle vurgulanması gereken… Continue reading

Ne Kadar Büyüme, O Kadar İstihdam Artışı

Mevsimsel nedenlerle Türkiye genelinde işsizlik artıyor. Bu yılın ocak döneminde yüzde 10.2 olan işsizlik oranı şubat döneminde yüzde 10.4′e çıktı.… Continue reading

Bütçede Sorunlu Aylar Geride Kaldı

Yılın ilk dört ayında bütçe açığı 3.1 milyardan 5 milyar liraya yükseldi ve yüzde 63.6 arttı. Açıktaki bu büyümeye bakınca… Continue reading

Altında Düzeltme Bitti mi?

Dün ki yazım, yayınlandığı sırada, Yunanistan’da, 17 Haziran 2012 Pazar günü  seçime gidiliyor haberi piyasalarda bomba etkisi yaratmıştı. Bugün ise,… Continue reading

Yunanistan’a Zeytin Dalı Uzattılar

Nicolas Sarkozy’den cumhurbaşkanlığı görevini devralmasının ardından Berlin’e giden Fransa’nın yeni cumhurbaşkanı François Hollande ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yunanistan’daki seçmenler… Continue reading

Piyasada Bugün – 16 Mayıs 2012

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 100Endeksi güne düşüşle başladı.

İMKB 100 Endeksi, önceki kapanışa göre 484,44 puan azalarak 56.968,61 puan seviyesinden açıldı.… Continue reading

Ödeme ve Harcama Yapmayın

Türkiye ekonomisinin başarı (!) hikâyesinin altında kriz ortamında diğer ülkelerin tam tersini yapmak yattı. Açıklama bizzat Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a… Continue reading

Asıl sorun merkez bankalarının duyarsızlığı

Elbette piyasalarda yaşanan son türbülansın baş aktörü Yunanistan. Bunda hemfikir olmayan yok sanırım. Buna karşın 11 milyon nüfusa sahip, ekonomik… Continue reading

Yunanistan Euro’dan Çıkarsa Ne Olur?

Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert, yabancı kaynaklardan da veriler derleyerek Yunanistan’ın Euro’dan çıkmasının siyasi ve mali sonuçlarını değerlendirdi. Okunmaya değeri… Continue reading

Taverna Gecelerinin de Sabahı Olur

Uzun yıllar Yunanistan’ı gıpta ile izledik. Onlar Avrupa Birliği üyesi olmuşlar, yumuşak (Soft Currency) addedilen ulusal para “Drahmi”den kurtulup, sert… Continue reading

Page 2 of 19912345...102030...Last »

 
 
 
 
 
 
 
 

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler

FİRMALAR NASIL İŞE ALIYORLAR?

Yazarlar: Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Prof. Dr. Korkut Ersoy

Yayınevi: Siyasal Kitabevi

ISBN: 9786055782979

Basım Tarihi: Şubat 2012

Sayfa sayısı: 150

Türkiye’de genel anlamda işsizlik, özel olarak da genç nüfustaki işsizliğin çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisi olduğu ifade edilebilir. TÜİK’in (2009, 2011) raporları genç nüfustaki işsizlik oranının genel işsizlik oranından çok daha yüksek olduğunu, mevcut işsizler içerisinde lise ve üniversite mezunu oranının %35 olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ülkedeki genç nüfusun iş bulamaması, bulma sürelerinin uzaması veya niteliklerine göre konumlara yerleşememelerinin, özel sektörde faaliyet gösteren örgütlerin sosyal sermaye oluşturma çabalarıyla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir.

Birey, grup ya da örgütlere fayda sağlayabilecek ya da fayda sağlama olasılığı olan sosyal ilişkiler olarak tanımlanan sosyal sermaye, iş hayatında firmaların istihdam kararlarını etkileyebilecek önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sonuçlardan en önemlisi, firmaların niteliklerinden ziyade gerekli bağlantıları sağlayabilecek adayları istihdam etmeye yönelmesidir. Böylece firmalardaki değişik kadrolar için ideal olan adaylar yerine; güçlü bağlantılar kazandırabilecek önemli bir bürokrat, politikacı veya işadamının bir yakınının istihdam edilmesi tercih edilebilecektir. Bu durum, iş arayanların bireysel bağlantılarını kullanarak iş bulmaya çabalamalarına; işverenlerin ise, çoğunlukla kurum içi ve kurum dışı aktörlerin yönlendirmelerine öncelik vermelerine neden olabilir. Bu araştırmada Türkiye’deki örgütlerin sosyal sermayelerini artırma amacıyla istihdam süreçlerini bir araç olarak kullanmalarının nedenleri incelenmiştir.

Bu araştırma, TÜBİTAK destekli olarak Başkent Üniversitesi’nde Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu ve Prof. Dr. Korkut Ersoy’dan oluşan bir proje ekibi tarafından yürütülmüştür. Bir yıl süren araştırmada İMKB 100 listesi temel alınarak 18 ilden aralarında Türkiye’ nin en köklü ve en büyük kuruluşlarının da bulunduğu 158 firmanın insan kaynakları bölümleri ve personel birimlerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Ayrıca, söz konusu firmalarla ilgili değişik kaynaklardan ikincil veri taraması da gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında konuyla ilgili doktora ve yüksek lisans çalışmalarını sürdüren öğrenciler görev almıştır.

 

 

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007