Get Adobe Flash player

Yaşar Erdinç

Page 2 of 1012345...10...Last »

Bir Tüyom Var…

- Sana bir tüyo vereceğim ama lütfen kimseye söyleme

- Söz kimseye söylemem

- Ama bak yemin et…

- Vallahi… Continue reading

Seans İçinden – 20 Nisan 2012 – 17:00

17:00

Piyasalarda sıkışık seyir devam ediyor. Sabahtan bu yana 60.000-60.250 gibi çok dar bir aralıkta hacimsiz sıkışık bir seyir var.… Continue reading

Seans İçinden – 19 Nisan 2012 – 11:30

Dün bir yakınımın sağlık problemleri nedeniyle tüm gün dışarıda olduğum için sizlere yorum veremedim. Dün piyasaları etkileyen olayları sizler zaten… Continue reading

Seans Öncesi – 17 Nisan 2012 – 08:30

Dün piyasalarda volatilite hakimdi. Endeks açılışta 60 bine kadar geriledikten sonra dış piyasalardaki olumlu hava ile birlikte yeniden 61 bine… Continue reading

Seans Öncesi – 16 Nisan 2012 – 08:20

İspanya geçen Cuma günü yine tahvillerinde faiz artışıyla karşı karşıya kaldı. Geçen hafta piyasalar Çin’den faizlerde düşüş bekliyordu fakat bu… Continue reading

Seans Öncesi 13 Nisan 2012 – 16:30

16:00

Endeks şu sıra 61.100 seviyesinde. İkinci seans başlamadan önce dış piyasalar olumluydu ve biz de ikinci seansa olumlu başladık.… Continue reading

Seans İçinden – 12 Nisan 2012 – 17:14

17:14

Saat 15:30′da ABD’den işsizlik başvuruları açıklandı. 355 bin olması beklenirken 380 bin olduğu görüldüğünde piyasalarda bir geri çekilme oldu.… Continue reading

WEBİNAR – 10 Nisan 2012 – 20:00 Videoları Eklendi

Aşağıdaki linki tıklayarak 10 Nisan 2012 bu akşamı yaptığımız webinarı izleyebilirsiniz.

10 Nisan 2012 Tarihinde Yapılan Webinar Videoları

 

Seans İçinden – 11 Nisan 2012 – 16:20

16:15

Endeks beklendiği şekilde hareket ederek 69.400 seviyelerinden 60.300 civarına kadar geldi. Bu arada DAx endeksi yüzde 1.49 yukarıda bulunurken,… Continue reading

Seans İçinden – 10 Nisan 2012 – 11:00

11:00

Borsa açılış sonrasında 61.000 seviyesinin üzerini gördü ama ardından hafif bir hacimle gerileyerek 60.700 civarına geldi. Bu aşamada Avrupa’ya… Continue reading

Seans Öncesi – 9 Nisan 2012 – 08:00

Uluslararası piyasalarda geçen hafta, Avro Bölgesi borç krizinin son halkasının İspanya olacağı ve küresel ekonomiye ilişkin endişeler öne çıktı. Altın… Continue reading

Seans İçinden – 6 Nisan 2012- 16:00

16:00

Endeks 61.250 seviyesine kadar geriledi. Bunun sebbei de ABD’den gelen tarım dışı istihdam verileriydi. Haberler şöyle;

ABD’DE MART AYINDA… Continue reading

Seans İçinden – 5 Nisan 2012 – 16:25

16:25

Piyasalarda zayıf seyir sürüyor.  Son yorumdan bu yana endeks en düşük 61.652 seviyesini gördü. 62.100 civarından aşağı yönlü gerileme… Continue reading

Seans Öncesi – 4 Nisan 2012 – 08:30

Dün gün boyunca EDirne’de olduğum iöin piyasalara ilişkin yorum vermedim. Dünkü gelişmelere bakarasak üç ana haber vardı. Bunlar;

1) FED… Continue reading

Seans Öncesi – 3 Nisan 2012 – 09:15

Dün seansın son dakikalarına doğru gelen alımlarla endeks 63 bine çok  yakın bir seviyeden kapandı. Bu sırada hem Avrupa hem… Continue reading

Seans İçinden- 2 Nisan 2012 – 16:10

16:10

Endeks ikinci seansa 62.500 civarından başladı ve 62.760 seviyeleri görüldü. Şu an 62.580 civarında bulunuyor. Dış piyasalarda ise çok… Continue reading

Seans İçinden – 30 Mart 2011 – 15:55

15:55

Aşağıdaki grafikte endeksin 60 dakikalık hareketleri veriliyor. Son iki defa 63 binden dönmemizin hikayesini anlatan grafik olarak hazırladım.

BUgün… Continue reading

Seans İçinden – 29 Mart 2012 – 11:55

11:55

Sabah yapmış olduğum yorumu değiştirecek bir gelişme olmadı. Endeks 61.700 civarında yatay ve sıkışık hareket ediyor. HAcim oldukça düşük.… Continue reading

Seans Öncesi – 28 Mart 2012 – 08:30

Dün piyasalar ilk seansta olumlu ikinci seansta da satıcılıydı. Endeks güne 62.700 seviyesinden başladıktan sonra, en yüksek 63 binin hafif… Continue reading

Seans Öncesi – 27 mart 2012 – 13:00

13:00

Sayın Yaşar Erdinç 11:45′de yorum vereceğini duyurmuştu, fakat biraz üşütmüş olması nedeniyle şu an dinlenmeye geçmiş olup bugün başka… Continue reading

Page 2 of 1012345...10...Last »

 
 
 
 
 
 
 
 

PARANIN ROTASI

"Paranın Rotası"nı Saat 09:10'dan itibaren canlı izlemek için resmi tıklayınız

Arşivler

FİRMALAR NASIL İŞE ALIYORLAR?

Yazarlar: Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Prof. Dr. Korkut Ersoy

Yayınevi: Siyasal Kitabevi

ISBN: 9786055782979

Basım Tarihi: Şubat 2012

Sayfa sayısı: 150

Türkiye’de genel anlamda işsizlik, özel olarak da genç nüfustaki işsizliğin çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisi olduğu ifade edilebilir. TÜİK’in (2009, 2011) raporları genç nüfustaki işsizlik oranının genel işsizlik oranından çok daha yüksek olduğunu, mevcut işsizler içerisinde lise ve üniversite mezunu oranının %35 olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ülkedeki genç nüfusun iş bulamaması, bulma sürelerinin uzaması veya niteliklerine göre konumlara yerleşememelerinin, özel sektörde faaliyet gösteren örgütlerin sosyal sermaye oluşturma çabalarıyla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir.

Birey, grup ya da örgütlere fayda sağlayabilecek ya da fayda sağlama olasılığı olan sosyal ilişkiler olarak tanımlanan sosyal sermaye, iş hayatında firmaların istihdam kararlarını etkileyebilecek önemli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sonuçlardan en önemlisi, firmaların niteliklerinden ziyade gerekli bağlantıları sağlayabilecek adayları istihdam etmeye yönelmesidir. Böylece firmalardaki değişik kadrolar için ideal olan adaylar yerine; güçlü bağlantılar kazandırabilecek önemli bir bürokrat, politikacı veya işadamının bir yakınının istihdam edilmesi tercih edilebilecektir. Bu durum, iş arayanların bireysel bağlantılarını kullanarak iş bulmaya çabalamalarına; işverenlerin ise, çoğunlukla kurum içi ve kurum dışı aktörlerin yönlendirmelerine öncelik vermelerine neden olabilir. Bu araştırmada Türkiye’deki örgütlerin sosyal sermayelerini artırma amacıyla istihdam süreçlerini bir araç olarak kullanmalarının nedenleri incelenmiştir.

Bu araştırma, TÜBİTAK destekli olarak Başkent Üniversitesi’nde Doç. Dr. H. Cenk Sözen, Doç. Dr. Demet Varoğlu, Yrd. Doç. Dr. H. Okan Yeloğlu, Doç. Dr. H. Nejat Basım, Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu ve Prof. Dr. Korkut Ersoy’dan oluşan bir proje ekibi tarafından yürütülmüştür. Bir yıl süren araştırmada İMKB 100 listesi temel alınarak 18 ilden aralarında Türkiye’ nin en köklü ve en büyük kuruluşlarının da bulunduğu 158 firmanın insan kaynakları bölümleri ve personel birimlerinin yöneticileri ile görüşülmüştür. Ayrıca, söz konusu firmalarla ilgili değişik kaynaklardan ikincil veri taraması da gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında konuyla ilgili doktora ve yüksek lisans çalışmalarını sürdüren öğrenciler görev almıştır.

 

 

“PARA HAREKATI” 7. BASKI ÇIKTI

Finansal Terörizm, Krizler Ve ABD

Radikal Gazetesinden Esin Çetinel'in kitap hakkındaki yorum ve analizi

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.

Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.

İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.

Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabanın önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri

Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.

Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.

Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

Kaynak : Esin Çetinel 17.08.2007