Piyasalar son haftalardaki düşüş trendini istikrarlı şekilde sürdürmeye devam ediyor. Son haftalarda içeride özellikle politik taraftaki olumsuzlukların devam etmesine geçen hafta yurtdışı piyasaların bozulması eklenmesiyle tablo iç piyasa göstergeleri anlamında olumsuza dönmeye başladı. Bu tablodan en fazla olumsuz etkilenen taraf ise IMKB 100. Bonoda hisse piyasası kadar sert olmasa da ciddi düşüşüne devam ediyor. Gösterge bononun psikilojik direnç seviyesi kabul edilen %20’lerde seyretmesi dikkatle izlenmesi gereken önemli gösterge olabilir. Bu direnci aştığı anda ilk etapta %21’lere kadar sert bir artış görülebilir. Bu süreçte en sakin piyasasının döviz piyasası olduğu görülüyor. 1.35’leri gören dolar kuru 1.25 seviyelerinde seyrediyor. Döviz piyasasındaki ayrışmanın nedenlerini sorguladığımızda ise gösterge bononun %16.50’lerden %19.50’lere çıktığı süreçte yurtdışına çıkan paranın %19.50’li gösterge bono seviyelerinden yeniden pozisyon açtığı şeklinde yorumlanabilir.
Yurtdışı piyasa göstergelerine bakıldığında özellikle CRB(Emtia fiyat endeksi) endeksindeki yüksek seyir devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki yüksek seyirde 130’lu seviyelerde bulunuyor. Bu göstergeler büyüme beklentileri anlamında olumlu olmakla beraber, enflasyon beklentileri anlamında olumsuz etki yapıyorlar. Yaklaşık 2- 3 aydır ABD’de resesyonmu olacak ve bu global piyasalara nasıl etki ederi tartışan piyasalar ABD, Eurozone ve Japonya’nın ilk çeyrek büyüme verileri beklentilerden iyi geldikten(bu süreçte devamlı surette takip ettiğim endekslere vurgu yaparak bu tahmini paylaşmıştım.) sonra bu sefer enflasyonun seyrine dikkat kesilmiş durumdalar. Burada da önemli olan emtia fiyatlarındaki artışın ne kadar spekülatif ne kadarı ise temel makro verilere dayanıyor. Eğer spekülasyon tarafı fazlaysa bir saman alevi gibi sönüp fiyatların aşağı çekilmesi beklenebilir.
İç piyasalardaki önümüzdeki dönem için özellikle gelişmekte olan ülkeler kategorisindeki diğer ülkelere göre underperform etmemizin ana nedeni olarak görülen ama benim tahminime göre yılbaşından bu yana ortaya çıkan %30’luk düşüşün belkide maksimum yarısına etki eden iç politik belirsizliğin ortadan kalmasıyla iç piyasaların daha iyi performans göstermesi beklenebilir.