PKK TASFİYE PLANI UYGULAMAYA KONDU MU?
18 Mart 2009 Çarşamba
EVET!
Bu tek kelimenin altını dolduracak pek çok bilgiye ulaştım.
Önemli bir bölümünü geçen hafta Cuma günü Cem TV’de “Haber 13” programında açıkladım. PKK’yı tasfiye planı için somut adımlar atılıyor demiş ve örnekler vermiştim.
Cumadan çarşambaya, eh hiç de fena değilmiş dimi bu konuda önde olmamız
Bugün medyada manşetlerde ve köşe yazılarında konu oldu.
Daha ileri boyutta anlık gelişen detaylara sahip olmak için fırsat buldukça Atilla Yeşilada ile sabah 8.45’de Kahve Kokusu’nda, 13’de de Volga ile Haber 13’de söylediklerimize kulak kabartın lütfen.
Ancak bugün yazma fırsatı buldum ama merak etmeyin yine şu ana yazılanlardan çok daha ileri detaylara yer vereceğim.
Benim geçen hafta Cuma günü söylediğimi dün Barzani CNN Türk’de açıkladı ve Erbil’de Kürt konferansının toplanacağını söyledi.
Bakalım, detaylarına şimdi;
Bu tamamen ezber bozacak yepyeni bir Kürt açılımı olacaktır.
Türkiye, İran, Suriye ve Irak’tan katılımlar olacak ve elbette Kuzey Irak yerel yönetiminden de.
Bu konferansın tek bir gündemi olacak;
PKK nasıl tasfiye edilir?
Yanıtı aranacak soru tam olarak bu olacak.
Hatırlatalım yakın dönemde ABD Dışişleri temsilcileri Türkiye’de nabız yoklamışlardı. Hem de her düzeyde. Basına sadece Kürt kökenli bazı isimlerle görüştükleri yansımıştı. Bu temaslarını Suriye ile, dolaylı yollarla İran’la, PKK lider kadrolarıyla, Kürt temsilcileriyle de yaptıklarını teyit eden bilgiler var.
Türkiye’de ise Dışişlerinden siyasi partilere kadar pek çok kesimle de görüşmelerde bulundular.
Bir hatırlatma daha yapalım; Obama’nın Güvenlik Kurumu Başkanı da üç hafta önce Ankara’ya gelmişti.Genelkurmay ve TSK ile görüşmelerde bulunmuştu. Bu ziyaretin Obama’nın Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile yaptığı görüşmelerden sonra Başkanın talimatıyla yapıldığını bir kez daha vurgulayalım.
Yani alt düzeyde ciddi ve hummalı bir çalışma var ve devam ediyor.
Ankara’nın ön şartı
Ankara ABD’ye beklentilerini dikkate almak için öncelikle PKK’nın sorun olmaktan çıkartılması için somut adımların atılması gerektiğini masaya koydu. Bir şekilde ön şart olarak talebimiz bu oldu. ABD temsilcileri Ankara’nın nabzını tutup notlar aldılar ve Washington’un yolunu tuttular. Elbette asıl detaylar Obama’nın ziyareti sırasında yapılacak temaslarda ortaya konacak.
Washington yönetimi Obama gelmezden önce veri toplamıştır. Ankara’nın hassasiyetlerini iyi biliyorlar ve bunun için nabzımızı tutuyorlar. Bu görüşmelerde ABD temsilcileri PKK’ya siyasi çözüm içeren planlama için yapılması gerekenleri içeren bir yol haritası belirlemek üzere notlar aldılar. Yani bu konferans daha önceden tarafların onayı alınarak gündeme geldi. Temenni aşaması geçilmiş durumda. Yani, bu konferansın ABD kaynaklı, destekli bir konferans olduğuna şüphe yok. ABD çözüm için tüm tarafları işin içine katmaya çalışıyor.
Bir kere şunu söyleyelim; Genel af olarak algılanacak bir girişim yok. Elbette seslendirmeler var. Elbette bir kesimin beklentisi var. Hatta sorunun çözümünün bu olduğunu söyleyenler de var. Ama Ankara halen yürürlükte olan yasaların yeterli olduğunu savunuyor.
ABD’den PKK’ya çağrı
Ankara’da beklenen açıkça ABD’nin terör örgütüne silah bırakma çağrısı yapmasıdır. Bunu ya Obama ile ya Irak’taki komutanları vasıtasıyla bir şekilde yapacaklar beklentisi hat safhadadır.
Şimdi detaylara bakalım;
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül çok önemli gelişmeler beklendiğini açıkladı. Hemen ardından Barzani PKK konusunda sorununun çözümü için diyalog içinde olduklarını söyledi. Ama “Bu diyalogun ayrıntılarını basına açıklamak istemiyorum'' diye konuştu.
Gelelim basına açıklanmayan Amerika’nın PKK’dan ne isteyeceği sorusunun yanıtlarını vermeye;
- Ankara-Erbil ilişkileri geliştirilmeye devam edilecek. Böylelikle PKK saflarından kaçışı hızlandıracak şekilde örgüt üzerindeki baskı artacak.
- Kürt Yönetimi Kuzey Irak'ta silahlı PKK'lılara izin vermeyeceğini ilan edecek. 'Kürt Silahsızlanma Manifestosu' yayınlanacak.
- PKK'lıların silahlarını Türk subaylarının gözetiminde ve medya tarafından izlenecek şekilde ABD'li subaylara teslim etmesi sağlanacak
- Türkiye'nin elini kana bulamamış olan PKK'lılara soruşturmaya uğramayacağı garantisi ile eve dönüş yolu açacak. Bu kişiler isterse Irak’ta kalacak.
- Ya lider kadro veya eli kanlı bebek katillerin durumu ne olacak?
Onlara da teslim olmaları çağrısı yapılacak. Irak’ta yargılanmaları yönünde çalışmalar var.
- Bu gerçekleşmezse silahlı operasyon son seçenek olacak.
Bu arada somut adımlar da atılmaya başlandı. 17 Şubat'ta Erbilde “PKK terörüyle mücadele ortak komuta merkezi” resmen faaliyete geçti.
TSK, ABD Merkez Komutanlığı'nın Florida’daki merkezinde bir irtibat bürosu açtı. Pentagonun Türkiye’ye istihbarat sağlayan insansız hava aracının sayısını ikiye çıkardı.
Ankara Kürtçe yayın yapan TRT 6’yı açtı. Üniversitelerde Kürdoloji bölümlerinin açılması için düğmeye bastı.
Fethullah Gülen’in desteklediği konuşulan Abant Toplantısı Erbil’de yapıldı.
Tüm bunlar neye işaret ediyor. ABD yeni Ortadoğu açılımında, denkleminde PKK’yı terör örgütü olmaktan çıkarmayı hedefliyor.
Ya da tersten okuyalım;
PKK artık destek değil köstek olma aşamasına gelmiştir. Bir pazarlık süreci, tehdidi olmaktan da çıkarılması gerekmektedir. Besleyip büyüttükleri yılanın yuvasına çomak sokma ve başını ezmek için düğmeye basılmıştır. Çünkü terör örgütünden yeterince faydalanılmıştır. Hem Türkiye üzerinde hem de Saddam’ın Irak’ı ve İran üzerinde faydalı olmuştur. Amerikan silah sanayisinin Türkiye’ye olan satışı ve siyasi baskılar, kurdele olan kırmızı çizgiler hep terör örgütünün varlığı ile oluştu.
Ama şimdi, İran’a zeytin dalı uzatıldı. Türkiye’den yeni beklentiler oluştu; NATO, Afganistan, İran, Irak’tan çekilme, Suriye, İsrail, Filistin vs.
Gelelim Talabani’nin sözlerine!
Çok mutlu ve umutluymuş.
Nasıl mutlu olmasın ki, ABD sırtını sıvazlayıp istediklerini yaptırırken O rüyasında bile görmeyeceği şekilde Irak Devlet Başkanı olarak ayaklarının altına serilen kırmızı halılarla karşılanıyor. Bugün için başka bir şey söylemesi asla mümkün değildir.
Ama unutmayalım o Talabani ki, bir Kürt kedisini bile Türkiye’ye vermem diyen isimdir.
O Talabani ki.. 1. sınır ötesi kara operasyonunda TSK ile anlaşarak yapılan planlamada TSK’yı kandırıp, aldatıp sıkıştırılan en az bin PKK’lı teröristi kurtarmıştır ve onları aşiretinin içine almıştır. Ki bu nedenle PKK üzerinde etkinliği vardır.
Şimdi ABD Irak’tan çekilmeyi programlamışken başka bir şey söylemesi mümkün değildir. Aman tamamen gitme, en azından Kürtleri kollayacak kadar birlik barındır. Al sana üs kuracağın yer diye yalvar yakar olmuş bir kişidir.
Ankara kendisine önem veriyor ama sadece PKK üzerindeki etkisini kullanmasını bekliyor. Yoksa pek çok kere görüldüğü gibi takiyye yaptığı da göz ardı edilmiyor. Kürt lider kendisini ve ideolojisini reddeder mi Allah aşkına. Rüya, hayal felan diyor, Kürt devleti için. Görünen o ki, şunu fark ediyorlar o gün, bugün değildir. ABD kendilerine ne rol biçerse onu oynamak durumundalar. Kendilerine çizilen bir yol haritası var. Detaylarını tam bilmemiz mümkün değil ama Obama geldikten sonra resim biraz daha netleşecek şüphesiz.