ANKARA'DA İYİ İŞLER OLUYOR!
13 Ağustos 2009 Perşembe
Adalet ve Kalkınma Partisi belki de ilk kez toplumsal uzlaşı arıyor. Düne kadar pek çok uygulamada örneğin türbanda, örneğin mayınlı arazide dediğim dedik uygulamalar yapan ve muhalefeti yok sayan AK Parti iktidarı kürt sorununa demokratik çözüm arayşında ise kendi modeliyle ortaya çıkmadı.
Belki de çıkamadı. Çünkü, parti içinde bile Erdoğan'ın yokladığı nabızda çok farklı atışlar yaşandığı tespiti var. Buna bir de ABD'nin Irak'tan çekilirken arkada dikensiz, mümkün olduğu kadar sorunsuz bölge bırakmak isteğini de ekleyebiliriz. Yani ABD'nin bu işin içinde olduğunu söylemek mümkün. Çünkü artık PKK'ya ve uzantılarına ihtiyacı kalmadı. Başkan Obama da savaş ve düşman istemeyen politikalar izlediğinden PKK ile mücadelede müzakere süreci başlamış ve ivmelenmiş oldu.
Başbakanın değerlendirmesinden sonra Ankara'da dikket çeken iki gelişme yaşanamıştı. ABD Ankara Büyükelçisi arka arkaya CHP lideri Baykal ve DTP yöneticileriyle görüşmeler yapmıştı. Hemen ardından bana göre Baykalın söylemi değişti, ortaya bir yol haritası çıksın bakalım, görür ona göre değerlendiririz demeye başladı. DTP'nin de Washington'da temsilcilik açması izni çıktı. Yakında Bahçeli ile de görüşür mü ABD Büyükelçisi, hiç sanmıyorum. Ama bu süreçte Bahçeli'nin tavrına da ihtiyaç var.
Aslında tüm bu süreçte yaşananlar belki de Cumhurbaşkanının dediği gibi tarihi fırsatı doğuruyor.
Aslolan toplumsal uzlaşıdır. AK Parti hükümeti kürt sorunu ve PKK terörünü silahsızlandıracak çözüm arayışı için siyasiler, sivil toplum kuruluşları ve aydınlar ile akademisyenlerden görüş alıyor.
Sonuçta bir düşünceler manzumesi ortaya çıkacak. Ne kadarı taleplerden pluşacak ne kadarı AK Partinin düşüncesi olacak bilemiyoruz ancak gerçekten bugüne kadar denenmemiş ve sonuç alacak gibi görünen bir döneme girdiğimiz kesin.
Üstelik ABD ve terörün hamisi olan pek ülkeyi barındıran AB'de bu işten memnunlar. Hiç şüphe yok ki, terör örgütüne oralardan da baskı gidiyor. Bunu Kandildeki Karayılan'ın açıklamalarında görüyoruz. Şimdi neredeyse tek talepleri İmralıdaki teröristbaşına özgürlükten geçiyor. Oradakinin de mesajlarında görüyoruz ki, şartlarının iyileşmesini istiyor. Yakında zaten İmralı'da arkadaşları da olacak.
ÖCALAN'IN DURUMU
Ama tabii Öcalan'la ilgili olarak şöyle bir amaç ve ideal var; 62 yaşında olmasından dolayı bir liderlik ve önderlik sürecini cezaevi dışında bir dönem Erbakan'ın olduğu gibi kısıtlılık haliyle devam ettirmesi beklentisi var.
Unutulmamalı ki, Öcalan'ın en büyük sailahı ve gücü PKK terör örgütüdür. Kendisi için de terör örgütünü bir anahtar olarak görüyor. Ne oranda kullanacak göreceğiz ama anahtarı herhalde teslim etmesi için kendi özgürlüğü ile doğru orantılı bir süreç yaşanmasını bekliyor olacaktır.
DTP ve Kandil'den vede İmralı'dan gelen ve gelecek mesajlarda hep vurgulandığı gibi af çağrısı bu defa masaya mutlaka gelecek beklentim var. Yaptığım temaslarda kamuoyuna açıkça seslendirilmemiş olmasına rağmen süreçte son aşamaya geldindiğinde "barış kutlaması" olarak bir çeşit af gündeme gelecek. Genel affı andıracak bir yapıdan bahsedenler var. Kuzey Irak’taki Mahmur Kampı’nın boşatılması da bu çerçevede kullanılabilir. Kandil'den Mahmur'a oradan Türkiye'ye. Bu kişilerin ve ailelerin nerede ve nasıl konuşlanacağı, istihdam, eğitim, barınma gibi konularda masada değerlendirmede. Bu konunun tarafları ise ABD ve Kürt yönetimi.
On yıllardır terörle uğraşmayan bir Türkiye'nin bölgede nasıl da palazlanacağı, lider ve ekonomik güç olacağını istemeyenler de var hiç şüphesiz.
Neden bu güçlerden birisi Washington olmasın?
Ne zaman ki, bir sorun var, bir sıkıntı var pazarlıklar, görüşmeler hemen terör üzerinden yapılmıştır. Yani Ankara'yı dize getirmek, taleplerinin karşılanmasını sağlamak adına sürekli terör kullanıldı, öne çıkartıldı.
ABD eki Başkanı Bush'un politikalarında etkin olan General Brent Scowcroft PKK'yı kullandığımız doğru' dedi.
Terör örgütüne yapılan yardımlar, ABD silahlarını NATO mühimmatlarını kullanmaları.. Yok Saddam çekilirken silahlarını toplamışlarmış. Ama TSK bunları yemedi ve belgeledi. Kandil'e inen ABD helikopterleri, iletişimleri ve görüşmeleri hepsi TSK'da kayıtlı ve bunları Başbakan Erdoğan bu defa kullanıyor.
Kandil'de olacak çözülmede yönetici konumunda olanlar için, ki 200 kişiden bahsediliyor, Ankara, yargılanmalılar diyor. Edindiğim bilgilere göre Irak merkezi hükümetinin yargı sisteminde bu işin olması Ankara'nın isteği. Ancak, elde ettiğim bilgilere göre bu yargılamanın Kuzey Irak Yerel Yönetim mahkemelerinde olması gibi bir çözüm de masadaymış. Yani, öğle 3. ülkelere transferleri değil de aklanıp sisteme, topluma katılmaları siyaset yapmaları sağlanacak.
Silahsızlanma ve kalıcı ateşkes için Ankara'nın nasıl bir düşünce içinde olduğunu Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun şu açıklamasında buluyoruz; “İnşallah önümüzdeki dönem sıcak takibe gerek duymayacak şartlar doğar. Sıcak takibi gerektirmeyecek şartları doğurmak önemli. Artık kapsamlı çözüm yolları arama ihtiyacı var.”
Muhalafet kanadında yükselen seslere gelince, toplumsal destek bulan bir model ortaya çıkarsa eğer, bu rüzgara karşı çıkamazlar ve nemalanmak için içinde yer alırlar. Şu anda, ama ya tersi olursa diye siyaset yapılıyor. Görünüyor ki, muhalefet de tarihi bir durumu tespit etmiştir. Ama bu bir fırsat mı işte bunu çözebilmiş değiller.
KÜRTÇE HER ALANDA
Cumhurbaşkanı Gül, bir ilçenin kürtçe ismini meydanda 70 milyona duyurmuştu ya. Arkası da geliyor. Yakında bölgede resmi kurumlarda Kürtçe bilen tercüman istihdam edilecek. Tv ve radyolar ile medyada da Kürtçe'ye özgürlük geleceği ve emniyet güçlerinde Kürtçe bilen personel kullanılacağı Ankara'da konuşuluyor.