Çift haneye beklenmedik bir dönüş
03 Mart 2010 Çarşamba
Bugün açıklanan Şubat ayı enflasyon verileri beklentilerin üzerinde artış oranlarına işaret ederek son aylarda yarattığı negatif sürprizlere bir yensini daha ekledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan veriler tüketici fiyatlarındaki artışın yılın ikinci ayında %1,45 ile hem piyasa beklentisi olan %0,64'ün hem de %0,55 düzeyinde bulunan daha iyimser tahminimin iki katından fazla olduğunu gösterdi TÜFE'nin geçtiğimiz ay kaydettiği bu artış 2003 yılından bu yana gördüğümüz en yüksek Şubat ayı enflasyonu. Hayal kırıklığı yaratan ve beklenti aralığının üst sınırında bulunan %1 düzeyindeki tahminleri bile nerdeyse %50 oranında aşan bu gerçekleşme yıllık TÜFE'yi de %10,13 ile 14 ay aradan sonra beklenmedik bir şekilde çift haneli düzeye taşıdı. Bunun yıllık enflasyonda 2009 sonundan bu yana 3,6 puanlık önemli bir artışa karşılık geldiğini not edelim. Şubat ayı ÜFE rakamının da sırasıyla %0,7 ve %0,45 düzeyinde bulunan piyasa beklentisi ve tahminimi ciddi oranda aşan %1,66 oranında açıklanmış olmasının diğer bir olumsuz sürpriz olduğunu söylemek mümkün. Ancak %6,82 oranına ulaşan yıllık ÜFE'deki artış geçen yıldan gelen baz etkisi nedeni ile yarım puanla sınırlı kalmış durumda.
Önceki aylarda da enflasyonun yükselmesinde önemli rol oynayan gıda enflasyonunun geçtiğimiz ay içerisindeki %5'i aşan sıçrayışı TÜFE'nin detaylarına inildiğinde gözen çarpan ilk faktör ve bence enflasyon tahminlerindeki sapmanın en önemli belirleyicisi. Manşet TÜFE'ye yaklaşık 1,5 puan ekleyen bu artışın, Merkez Bankası (MB) uyarıları ve Pazartesi günü açıklanan İTO rakamlarına rağmen piyasa katılımcılarının tahminlerinin çok ötesinde olduğunu söylemek mümkün. TÜİK verilerinin detaylarına göre hem işlenmiş hem de işlenmemiş gıda fiyatlarından kaynaklanan bu artışta, ikincinin %8'i aşan aylık enflasyon ile birinciye göre çok daha baskın olduğunu da söyleyebilirim. Aylık TÜFE'ye yüksek katkı yapan alt gruplar arasında ikinci sırada ise beklendiği gibi alkol ve tütün ürünleri yer alıyor. Vergi ve fiyat ayarlamalarının Şubat'a sarkan kısmi etkileri ile %3,72 artan alt endeksin TÜFE'ye etkisi 0,2 puanı aşıyor. Öte yandan her Şubat ayında olduğu gibi TÜFE'ye tek önemli negatif katkı 0,4 puan ile beklentime paralel olarak %5,25 oranında gerileyen giyim fiyatlarından gelmiş durumda. Son olarak TÜFE'nin detaylarında altının çizilmesinin gerektiğini düşündüğüm ve beni şaşırtan bir diğer gelişme ise otel ve restoran hizmetlerinde yaşanan %1,17'lik artış. Bu durumun artan gıda fiyatlarından kaynaklanan bir geçişkenliği yansıtıyor olmasının mümkün olduğunu düşünüyorum.
Çekirdek TÜFE göstergelerine baktığımda ise MB'nın en çok önemi atfettiği özel kapsamlı "I" endeksinin aylık %0,48'lik düşüş ile yine negatif bölgede seyrettiğini, yıllık bazda ise sınırlı bir artış ile 4,05% düzeyine ulaştığını görüyorum. Öncelikle Şubat ayının çekirdek endeksin ard arda negatif gerçekleştiği üçüncü ay olduğunu ve Banka'nın bunu yarınki açıklamasında vurgulayabileceğini belirteyim. Ancak çekirdek serinin içerisinde giyimin göreceli olarak artan ağırlığı ile güçlü bir mevsimsellik etkisine açık olduğunun unutulmaması gerektiği ve serinin yıllık artışlarının takip edilmesi gerektiği fikrindeyim. Şubat ayında sınırlı 0,2 puanlık artış kaydeden yıllık çekirdek enflasyonun yıllık resmi hedefin yaklaşık 2,5 puan altında olması da MB'nı cesaretlendirebilecek bir diğer faktör. Ancak önümüzdeki aydan itibaren çekirdek enflasyondaki yüksek baz etkisinin ortadan kalkmasının yıllık artış oranını hızlıca yukarı çekmesi ve resmi hedef civarına getirmesi şaşırtıcı olmayacak.
İmalat sanayi enflasyonunun, Türk Lirası'nın %3 civarındaki değer kaybının ardından %0,39'luk artış ile beklentime paralel gerçekleştiği üretici fiyatları cephesinde ise sürprizin tarım ve enerji fiyatlarından kaynaklandığını gözlemliyorum. Bu iki grup için TÜİK tarafından açıklanan aylık enflasyon rakamları sırası ile %4,04 ve %9,15. Basında yer alan DUY fiyatlarının düştüğüne yönelik haberlere rağmen enerji üretme maliyetinin son 1.5 yılın en hızlı oranıyla artmış olması oldukça şaşırtıcı. Tarım fiyatlarında Nisan 2004'ten bu yana en yüksek artışın kaydedilmiş olması ise TÜFE cephesinde işlenmemiş gıdada yaşanan problemlerin hızlıca ve tamamen terse çevrilmesinin çok kolay olmadığına işaret ediyor.
Bugün açıklanan ve hayal kırıklığı yaratan Şubat ayı rakamı sonrasında 2010 yılı TÜFE tahminimi %7,8 düzeyine çekiyoruz. Öngörüm yaz aylarında işlenmemiş gıda enflasyonunda kısmi bir düzeltme olacağı ve hükümetin enerji fiyatlarını değiştirmeyeceği varsayımlarına dayandığı için üzerindeki yukarı yönlü risklerin daha baskın olduğunu belirteyim. Ancak MB'nın duruşu açısından bugünkü olumsuz TÜFE rakamının dramatik bir değişiklik yaratması da beklenmemeli . Enflasyondaki yükselişin geçici olduğu retoriğini korumasını beklediğim Banka'nın faiz artırımlarına başlamasının yılın ikinci yarısından önce olmayacağı yönündeki görüşümü koruyorum. Ancak unutulmamalı ki yıllık TÜFE'nin beklenmedik şekilde çift haneye çıkması ve çekirdek enflasyonda önümüzdeki dönem için beklediğim ivmelenme ileriye dönük enflasyon beklentilerini, dolaysıyla da MB'nın kredibilitesini daha da fazla yaralama potansiyeline sahip.