Artık en sol şeritte değiliz
08 Mart 2010 Pazartesi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından duyurulan %12,1 oranındaki Ocak ayı sanayi üretimi büyümesi beklentilerin altında kaldı. Aralık ayındaki %25,3'lük perfromansın ancak yarısına karşılık gelen bu oran, aynı zamanda %15,9'luk piyasa tahmini ve benim daha iyimser olan %22'lik öngörümün oldukça gerisinde. Sanayi üretimi endeksi serilerinin geçmiş aylarda önemli bir revizyona tabi tutulmaması ile birlikte 2009 yılındaki %9,6'lık daralma oranı da muhafaza edilmiş oldu. Takvim ve mevsimsel etkilerden arındırılmış endeksin Ocak ayı için duyurulan aylık büyüme hızı ise %0,3. Bu oran %0,7'lik büyümeden %0,6'lık daralmaya revize edilmiş olan düzeltilmiş Aralık ayı perfromansı ile mukayese edildiğinde oldukça olumlu bir eğilime işaret ediyor. Sanayi üretim endeksinin ana detaylarına indiğimde ise büyüme hızında başı üretimini yıllık bazda %14,4 arttıran imalat sanayinin çektiğini, onu kısıtlı %3,1'lik büyümesi ile enerji sektörünün takip ettiğini, madencilik sektöründe ise göz ardı edilebilir %0,6'lık bir daralma yaşandığını görüyorum.
İmalat sanayi performansının detaylarına indiğimde ise rafineri, ana metal ve giyim sektörlerindeki daralmanın sanayi üretim endeksini tahminlerin altına iten önemli bir etken olarak öne çıktığını farkediyorum. Sırasıyla %9,2, %1,1 ve %0,4 üretim kaybı yaşayan bu üç sektör toplam imalat sanayi büyümesinden yaklaşık 1.5 puan çalmış durumda. Daha önemlisi ise bu gerçekleşme ile geçen seneki çift haneli daralma oranlarının bu sektörler için yarattığı düşük baza rağmen karşılaşılması. Olumlu tarafta ise imalat sanayi büyümesine en büyük katkıyı üretimde kaydettiği %66,8'lik sıçrayışın ardından 4.6 puan ile ototmotiv üretimi yapmış durumda. Ancak bu rakamın da
OSD tarafından duyurulan %97'lik üretim artışının oldukça gerisinde kaldığını not etmekte fayda var. Açıklanan dataya göre imalat sanayi performansına olumlu katkı yapan diğer sektörler ise tekstil (%19,4), gıda (%12,2), kimyasal üretimi (%11,7) ve mineraller (%14.2). Hesaplamalarıma göre bu dört sektörün büyümeye 5,6 puanlık katkı yaptığını söylemek mümkün.
Açıklanan veriye ilişkin diğer bir gözlemim ise dayanıklı tüketim ve yatırım malları üretiminin güçlü eğilimini koruduğu şeklinde. Daralma sürecinden geçtiğimiz Haziran itibariyle en hızlı çıkan sektör olan dayanıklı tüketim mallarının üretim artışı Ocak ayında %31,9'a kadar yükselmiş durumda ve bu oran Aralık ayındaki %30,2 ile kıyaslandığında ivmelenmenin devam ettiğine işaret ediyor. Aynı çıkarımı büyüme hızı bir önceki ayki %29,5'ten %29,7'ye yükselen yatırım malları üretimi için kısmen de olsa yapmak mümkün. Olumsuz tarafta ise aramalı üretiminde artış hızının kabaca yarı yarıya düşerek %16,7'ye indiği, dayanıksız tüketim malları imalatında ise büyüme oranın nerdeyse 20 puan azalarak pek de parlak olmayan %3,8 düzeyine kadar gerilediği görülüyor.
Bugün açıklanan Ocak ayı sanayi üretimi verisinin ardından 2010 yılı için %3,5 düzeyinde bulunan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) büyüme tahminim için yukarı yönlü risklerin oldukça azaldığını düşünüyorum. Düzeltilmiş serinin işaret ettiği %0,3'lük aylık büyüme hızının yıllıklandırıldığında %4
civarında bir büyüme perfromansına denk geldiğini not etmekte fayda var. Daha önemlisi her ne kadar revize edilen düzeltilmiş seriye göre Aralık ayına oranla bir toparlanmaya işaret ediyor da olsa, bu büyüme hızı 2009'un ikinci yarısında düzeltilmiş serilerin ortalama olarak tutturduğu %1,1'lik aylık artışın oldukça gerisinde. Ancak yine de, önümüzdeki aylarda sanayi üretimi büyümesinde Şubat ayı TİM verileri ve reel sektör güven endeksinin işaret ettiği göreceli dış talep toparlanması nedeni ile hızlanma beklemeye devam ediyorum. Öte yandan Ocak ayı sanayi üretimi performansının, Merkez Bankası'nın enflasyon görünümü ile ilgili ifadelerinde gittiği önemli değişikliğin ardından, artık para politikasının duruşu açısından ciddi bir önem taşıdığını düşünmüyorum.