Sevgili Bilge Yatırımcılar Merhaba,
Uzun bir zamandan sonra teknik bir konu ile karşınızdayım. Bu yazıyı kaleme almamdaki en önemli neden, firmaların yapacakları yatırımların uygulanabilir olup olmadığının saptanmasında projeden yaratılan nakit akımlarının hayati öneme sahip olmasıdır. Geçen aylarda katıldığım bir toplantıda çok maliyetli bir projenin fizibilitesinin doğru olup olmadığını akademik olarak test etmemiz istendi. İşte bu toplantıdaki hissiyatım bu yazıyı kaleme almama sebep oldu. Burada iki temel nakit akımı yönteminden bahsedeceğim. Direk Nakit Akışı (Actual Cash Flow) ve Birlikte/Tek Başına (With/Without Cash Flow). Birinci Yöntemde nakit akışları gerçekleştiği zamanda dikkate alınır. İkinci yöntemde yatırım kararı alındığı zaman firmanın nakit akışını etkileyen nakit akımları dikkate alınır.
Direk (Doğrudan Nakit Akımı Yöntemi): Bu yönteme en iyi örnek kurumlar vergisidir. Alacağımız yatırım kararının yaratacağı vergi etkisi verginin tahakkuk ettiği yıl değil, verginin ödendiği yıl dikkate alınmalıdır. Yatırımların fizibiliteleri genellikle gelir tablosu projeksiyonlarından elde edilir. Burada gelir tablosundan gelen muhasebesel akımları nakit akımlarına çevirmemiz gerekmektedir. Nakit akımları aynı zamanda gerçekleşecekleri zamanki satınalma gücü dikkate alınarak tahmin edilmelidir. Teknik adıyla nominal nakit akımları tahmin edilmelidir. Yatırım kararında Net Bugünkü Değer (Net Present Value-NPV) ya da İç Verim Oranı (İnternal Rate of Return-IRR) yöntemlerinden hangisi kullanılacaksa beklenen enflasyon oranı ile genişletilmelidir. Yüksek enflasyonist ekonomilerde nominal nakit akımlarının tahmini oldukça zordur. Bu bakımdan reel nakit akımları kullanılabilir. Reel nakit akımları enflasyondan etkilenmeyen nakit akımlarıdır. Bu durumda iskonto oranının revize edilmesine gerek yoktur. Yatırım yapılacak tutar ile nakit akımlarının birbirinden ayrı olması durumunda her ikisininin aynı para birimine çevrilmesi gerekmektedir.
Birlikte / Tek Başına Yöntemi: Bu yöntemde yatırım kararı ile ilgili nakit akışları yatırım yapıldıktan sonra şirketin gelecekteki nakit pozisyonunu değiştirecek olan nakit akımlarıdır. Bunu iktisattaki marjinal maliyete benzetebiliriz. Nasıl marjinal maliyet bir birim daha üretmenin yaratacağı ekstra maliyetse; bu yöntemdeki planlanan nakit akışları yatırım kararı doğrultusunda yaratılacak ek nakitlerdir. Bunu aşağıdaki şekilde formüle edebiliriz :
Projenin Nakit Akımları = Ek Nakit Akımları = Proje kabul edildiği zaman yaratılan ek nakit akımları – proje reddedildiği zaman yaratılan ek nakit akımları
Örneği daha iyi anlatmak için kendi hayatımdan bir örnek vereyim. Hergün Beşiktaş’taki işime giderken köprü trafiğini çekmekten bıkmış ve arkadaşım Mehmet Can Ekim ile Bostancı-Kabataş deniz otobüsünü kullanmaya karar vermiştim. Her sabah Ataşehir’den Bostancı Deniz Otobüslerine ulaşmak için 11 TL taksi ücreti veriyordum. Deniz otobüslerine gidiş-geliş için 14 TL, Kabataş’tan Beşiktaş’a gitmek için de 2 TL otobüs bileti (akbil) kullanıyordum. Günlük bu işlemin bana maliyeti 27 TL’den ayda (20 çalışma günü) 540 TL ediyordu. Ote yandan arabamı kullansam ayda 50 TL tutarında köprü ücreti, 400 TL yakıt gideri ve 200 TL tutarında aylık sigorta gideri ödeyecektim. Arabamı kullanmamın bana maliyeti 650 TL olarak gerçekleşiyordu. Buna göre eğer işe deniz otobüsü ile gitmeye karar verirsem:
Aylık Nakit Akışları (Proje ile birlikte): -540 TL (yeni ulaşım rutumun nakit akımları)-200 TL(sigorta giderim-arabamı satmadığım ya da sigorta poliçemi iptal ettirmediğim sürece geçerli olacaktır) = -740 TL
Aylık Nakit Akışları (Projesiz): -50 TL (Köprü) -400 TL (Yakıt) -200 TL (Sigorta) = -650
Proje’nin Nakit Akışları (İşe deniz otobüsü ile gitmenin bende yaratacağı ek nakit akımları) : [CF(proje ile birlikte)] – [CF (proje hariç)]
= [-740] – [-650] = -90 TL Ulaşım yöntemimi değiştirmek bana ayda 90 TL tutarında ek bir nakit akışına yol açtı.
Bu örnekle nakit akışı yaratan giderlerimizi ilgili (relevant costs) ve ilgisiz (irrelevant costs) olarak ikiye ayırabiliriz. Yukarıdaki örnekteki sigorta gideri ilgisiz giderleri iyi bir örnektir. Kararımızı etkilemesi ve kaçınılması mümkün değildir. Bu yüzden bu giderlere kaçınılmaz (unavoidable costs) giderler de denilmektedir. İlk kez Mehmet Can ile karşıya deniz otobüsü-taksi-otobüs kombinasyonu ile gitmem sonucu karşılaştığım maliyet benim için batık maliyettir (sunk cost). Dolayısı ile kararımı değiştirme konusunda etkisiz olan maliyete batık maliyet adını verebiliriz. Örneğin işe arabam ile giderken haftada 2 kez apartmanımızda oturan Ayşe Hanım’ı da Bahçeşehir üniversitesine bıraktığımı düşünelim. Ayşe Hanım bu jestimin karşılığında her ay bir kez bana bir depo benzin aldığını düşünelim. İşe deniz otobüsü ile gitme seçimini yaptığım zaman bu geliri de kaybedeceğim. İşte bu şekilde mahrum olacağım gelirlere de deniz otobüsü kullanmanın fırsat maliyeti (opportunity cost) olarak tanımlayabiliriz.
Nakit akımlarını simüle edeceğimiz detaylı bir iş planını incelemek konuyu daha iyi anlamamızı sağlayacaktır. Gelecek yazımız detaylı bir uygulamayı içerecektir.