Emtia fiyatlarındaki ve paritelerdeki düşüşler alım fırsatı yaratabilir
05 Ocak 2010 Cuma:
Global ekonominin taşları bir türlü yerine oturmuyor. Ekonomideki oynaklık varlık fiyatlarında da ciddi hareketliliğe neden oluyor. Hisse senedi piyasalarında sert bir düzeltme süreci yaşanırken, emtia fiyatları ve paritelerde de sert hareketler yaşanmaya başladı. Özellikle euro/dolar paritesindeki sert düşüş emtia fiyatlarında da ciddi düşüşlere neden oldu. Elbette bu hareketlilik yüksek kazanç kapılarının da aralanmasını sağladı.
Uluslararası emtia ve döviz piyasaları gerek çeşitlilik açısından gerekse de sundukları kaldıraç imkanlarıyla son dönemde ülkemizde de daha fazla ilgi görmeye başladı. Ülkemizde emtia piyasalarının çok gerilerde kalması yerli yatırımının da yurtdışı piyasalara kanalize olmasını sağlıyor. Bununla birlikte yine dünyanın en etkin piyasası olan uluslararası döviz piyasalarına da ilginin her geçen gün artığını görüyoruz. Bu ilgi bizlerin de yeri geldikçe bu piyasalardaki gelişmelere ve beklentilere dikkat çekmemiz gerekliliğini doğuruyor. Piyasalarda yaşanan son gelişmelere baktığımızda da önümüzdeki dönemde kısa sürede faizleri arttırmanın ne kadar zor ve sancılı bir süreç olacağını, bu nedenle de yetkili kurumların bu konuda erken adım atmaktan kaçınacakları net bir şekilde görülmektedir. Buna bir de ülkelerin bütçe açıkları eklenince önümüzdeki dönemde, uzun vadede başta değerli metaller olmak üzere emtiaların genelinde çok ciddi fiyat artışları olabileceği öngörülüyor. Fakat öncesinde kısa vadede düşüşlerin nereye kadar olabileceği iyi kestirilmeli ve alım için ideal seviyeler beklenmeli.
Son dönemde de gerek döviz piyasalarında gerekse de emtia piyasalarındaki hareketlilik dikkat çekiyor. Bunda Çin, ABD ve Avrupa Birliği gibi global aktörlerin ekonominin gidişatına dair attığı adımlar baş rolü oynarken, son dönemde ülkelerin borç sorunları da başta pariteler olmak üzere global piyasalarda sert hareketlere neden oluyor. Son dönemde bu gelişmelerin de etkiyle euro/dolar paritesindeki sert düşüş de başta emtia fiyatları olmak üzere bir çok varlığın fiyatında sert hareketlere neden oluyor. Paritedeki sert düşüşle başka bir tabirle doların değerlenmesiyle, dolarla fiyatlanan varlıkların fiyatlarında da sert düşüşler yaşanıyor. “Kısa vadede yaşanan bu düşüler uzun vade için alım fırsatı mı yaratıyor, yoksa emtia fiyatlarında ayı piyasasının başında mıyız?” tüm mesele de bu soruya cevap verebilmekten geçiyor.
Euro/dolar paritesinde aşağı yönlü baskı devam ediyor
Gerek derinliği gerekse de etki gücü nedeniyle euro/dolar paritesini ilk olarak ele almak gerektiğini düşünüyoruz. Paritede son dönemde yaşanan sert düşüşte önemli destek seviyelerine gelinmiş olsa da, Euro Bölgesi ülkelerinde yaşanan borç sorunları, bu desteklerin çalışıp çalışmayacağı konusunda kuşku uyandırıyor. Paritedeki düşüş eğiliminin devam etmesi ise genel anlamda risk iştahının da azaldığının bir işareti. Bu düşüşün devam etmesi emtialarda dahil olmak üzere varlık fiyatlarında sert düşüşlere neden oluyor. Genel görünüme baktığımızda da kısa vadede Euro’daki görünümün zayıf seyredeceği öngörülüyor. Bunda FED’in likidite çekme operasyonlarına başlamasa da şubat ayı itibari ile yeni likidite vermeyi durduruyor olması ve yıl sonuna doğru FED’in faiz artırımı yapabilecek olması ilk neden. Diğer taraftan Euro Bölgesi’ne baktığımızda da Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi ülkelerin ciddi borç yüküyle boğuşuyor olması Euro’nun zayıf seyredebileceğinin göstergesi.

Teknik olarak da paritedeki düşüş eğiliminin devam ettiği görülüyor Grafikte haftalık bazda hareketleri verilen paritede son dönemdeki oluşan aşağı yönlü kanal yukarı yönde kırılmadığı sürece bu kanal içindeki yükselişler sınırlı kalmaya devam edecektir. Fakat bu kanalın eğiminin çok yüksek olması kanaldan çıkış sonrası tepkinin şiddetini de arttırabilir. Bu nedenle yukarı yönlü pozisyon almak için paritenin aşağıda dip yapabileceği seviyeleri beklemekle birlikte, bu kanalın kırılması da uygun alım fırsatı doğurabilir. Paritede bahsettiğimiz bu kanal yukarı yönde aşılmadığı sürece kısa vadede fiyatların 1,31-1,35 bandına kadar bir geri çekilme yapması beklenebilir. Paritenin olası geri çekilmeler sonunda bu bölgede dip yapmaya çalışacağını düşünüyoruz. Bu nedenle 1,35 seviyesi altında yavaş yavaş dolardan euroya geçiş yapılabileceğini düşünüyoruz. 1,31 altına olacak sarkmalarda ise paritede 1,25’e kadar yeni bir düşüş yaşanabileceği için alınacak uzun vadeli pozisyonlarda 1,31 altında stop loss yapılarak beklemeye geçilmelidir.
Euro/Yen paritesi kısa vadede sat sinyali veriyor
Euro dolar karşısında olduğu gibi yen karşısında da zayıf bir görünüm sergiliyor. Bunda yukarıda da bahsettiğimiz gibi euro bölgesindeki ülkelerin borç sorunu baş rol oynuyor. Fakat piyasalarda bu gibi durumlarda genelde en kötü fiyatlandığı için, olası bir olumlu gelişme tepkilerin de çok sert olmasına neden olabiliyor. Euro/yen paritesinde de kısa avdede düşüş eğilimi devam etse de bu düşüşün orta ve uzun vade için bir alım fırsatı yaratabileceğini düşünüyoruz. Teknik açıdan alçalan trend sertleşerek devam ederken, 119-116 bandı güçlü bir destek konumunda. Paritedeki olası düşüşler sonrasında bu seviyelerde bir dip çalışması olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle kısa vadede satıcılı olunması gerektiğini düşündüğümüz paritede bu seviyelerden alım yönüne geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Fakat parite bu seviyede dip yapamaz ve aşağı yönlü seyir devam ederse 113,50 altında yukarı yönlü pozisyonlar kapatılmalıdır.

Altın karar aşamasında, kısa vadede düşüş ağır basıyor
Eski dönemdeki korelasyon seviyesinde olmasa da euro/dolar paritesindeki gerileme altın fiyatları üzerinde etkili olamaya devam ediyor. Paritedeki düşüşün de etkisiyle gevşeyen altın fiyatlarında geçtiğimiz hafta yaşanan son gerileme ile Kasım 2008’de başlayan ana yükselen trendin altına sarkılmış oldu. Fiyatların kısa bir süre içinde yeniden bu trendin üstüne çıkamaması durumunda satış baskısının artacağını düşünüyoruz. Bu nedenle 1075 dolar altında kalındığı sürece satış baskısının ağır basacağını ve 990-1015 dolar aralığına kadar bir geri çekilme yaşanabileceğini düşünüyoruz. Olası gerilemelerde bu bölgeden uzun vadeli alım yapılabileceğini düşünüyoruz. Yapılacak alımlarda 950 dolar altında stop loss yapılması gerekecektir. Fiyatların bu bölgeye kadar bir geri çekilme yapmadan yeniden yukarı yönlü harekete geçmesi durumunda ise 110 dolar seviyesindeki direncin aşılması beklenmeli. Altında kısa vadede 1160 ve 1225 dolar seviyeleri ise direnç bölgeleri olarak takip edilmelidir.

Petrol’de 80 dolar direnci aşılamadı
Ocak ayı başlarında petrol fiyatları 80 dolar üzerini zorlarken, Para Dergisi'nde 17 Ocak tarihli sayımızda petrol fiyatlarının 80 dolar üzerindeki fiyatların şüpheli olduğunu ve bir gerileme beklediğimizi genel olarak ortalamanın 60-80 dolar bandında seyredeceğini düşündüğümüzü belirtmiştik. Petrol fiyatlarında beklediğimiz gibi 80 dolar üzerinde kalıcı bir hareket oluşmadı ve geçtiğimiz hafta Amerikan ham petrolünün varil fiyatı 72 dolar civarına kadar geriledi. Kısa vadede 72 dolar seviyesinin güçlü destek oluşturmasını beklediğimiz petrolde, bu seviyenin de altına sarkılması durumunda önce 69 ardından da 65 dolar civarına kadar bir gerileme daha yaşabilir. Bu nedenle 72 dolar altında satış yapılarak alım için bahsettiğimiz destek seviyelerine kadar beklenebilir. Fiyatların olası bir yukarı yönlü harekette 75 doları aşması durumunda ise 80 dolar civarına kadar olacak bir hareket için alım denenebilir.

Üzeyir DOĞAN
Kapital Menkul Değerler A.Ş.
Türev Araçlar Birimi / Uzman
Tel: 0212 330 04 70
Fax: 0212 330 0 369
www.kapitalmenkul.com.tr
udogan@kapitalmenkul.com.tr