ANASAYFA
ÖĞRENCİLERİM İÇİN ÖZEL
Temel Analiz Kitapları
Teknik Analiz Kitaplari
Ekonomi Kitaplari
Yatırım Kitapları
KİTAPLAR
TEMEL ANALIZ EGITIMI
Seans Içi Yorumlar
Günlük Yorumlar
YORUMLAR
Yaşar ERDİNÇ
Atilla Yesilada
Gökhan MISIRLIOĞLU
Şebnem Özdemir - Yabancı Raporlar
N. Nuri SEVGEN
Burak GERCEK
Nuran Alkan
Fatih BOZKURT
Mehmet KEPEZ ile RANDORI
Uzeyir DOGAN
Fatih Yeğenoğlu
GOKHAN TASPINAR
Cetin UNSALAN
NURGUL CHAMBERS
Ufuk ULUCAY
Ahu SENTURK
Hakan YIGIT
Kerem ALKIN
Levent DURUSOY
MERIC KOYATASI
Cemil Ertem
Cengiz KILIC
Guldem Atabay
YAZARLAR
HİSSE ÖNERİSİ
TRADE SISTEMLERI
İLETİŞİM

30 Haziran 2009      Günlük Analiz

Piyasalar ve IMF'yi Satın Almak

Yasar ERDİNÇ

30 Nisan 2009            DERİN Bakış

  Gerçek Opsiyonların Fiyatlandırılması

    Nurgül CHAMBERS

30 Mart 2009              Referans

Erhan Aslanoğlu

YENİ: G-20'nin yaptıkları ve yapabilecekleri

Erhan Aslanoğlu

RADİKAL KİTAP'TAN ESİN ÇETİNEL'İN DEĞERLENDİRMESİ
15 Ağustos 2007
Finansal terörizm, krizler ve ABD

 

Yaşar Erdinç'in 'Para Harekâtı' kitabı, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri bir aşk öyküsü çevresinde okumak isteyenler için

ESİN ÇETİNEL

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.
Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.
İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.
Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabının önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri
Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.
Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.
Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

 

Kitabımı bütün  DNR, REMZİ KİTABEVİ, İNKILAP KİTABEVİ ve diğer büyük kitabevlerinde bulabilirsiniz. Ya da aşağıdaki internet adreslerinden sipariş verebilirsiniz.

http://www.ideefixe.com/

http://www.weblebi.com/

http://www.kitapyurdu.com/

http://www.scala.com.tr/

 Yaşar Erdinç- Köşe Yazılarım

ESKİ KÖŞE YAZILARIMI OKUMAK İÇİN: Ekranin solunda "latest posts" adinda bir bölüm var. Bu bölümün altinda son yazilarimin basliklari yer aliyor. Bunu tikladiginizda ilgili yaziyi okuyabilirsiniz. Örneğin Şubat ayindaki tüm yazilarimi görmek için  sol tarafta "Archieves" yazısının altındaki "February" yazisini tiklamaniz yeterlidir. Ya da Mart ayindaki yazılarımın tümünü  görmek için "March" yazisinin üzerini tiklayiniz.

 


Monday, 29 June 2009

30 Haziran 2009

Son bir iki haftadır, IMF konusu yine gündemde ve bizim piyasalarımız tarafından da ciddi biçimde satın alınıyor. Bildiğiniz üzere bundan 1 ay kadar önce piyasa yine hızlı yukarı hareketler yaparken, önce ne olduğunu anlamamıştık ve yaklaşık bu hızlı hareketten iki veya üç gün sonra raporlar gelmeye başlamıştı. Bu raporlar yabancı raporlardı ve IMF ile anlaşma olacağını yazıyorlardı ve bilgi kaynakları da IMF idi. Fakat olmadı. Çünkü başbakan faktörü unutulmuştu. IMF ile anlaşmaya IMF değil sayın Erdoğan onay verecektir.

Şimdi ise yine IMF ile anlaşma gündemde, ama bu sefer zannedersem eşşeklerini biraz daha sağlam kazığa bağladılar ki rahat alımların olduğunu görüyoruz. IMF konusu ilk defa sayın Başbakan tarafından zikredildi ve anlaşmanın olacağı sinyallerini verdi.

Eğer ben yukarıda yazmış olduğum paragrafı kendim yazmayıp da bir başkasının ağzından yazılmış olarak okusaydım hemen bugün hisse almak isterdim. Fakat "IMF ile anlaşma olacak" beklentisini satın almakla, Atilla'nın deyimiyle rus ruleti oynamak arasında pek bir fark olmadığını düşünüyorum. Çünkü...

Hatırlayınız... Yıl 2005 ve Ekim ayındayız. Sayın Başbakan Brükselde  ve AB ile müzakerelerin başlama tarihi alınacak ama sayın Başbakan "uçağımı hazırlayın" diyor ve o anda piyasalar alt üst oluyor. Daha sonra sayın Erdoğan'ın ikna edildiği haberi geliyor. Piyasalar yükseliyor. Anormal bir volatilite oluşuyor.

IMF konusunda da şu an pazarlıklar kapalı kapılar ardında yürüyor ama asıl utanmamız gereken konu; "devletimizin kapalı kapılar ardında yürütüyorum" demesine rağmen, bazı yatırımcıların bunu önceden haber almasıdır. Bu yatırımcıların bilgi kaynağı beresidir bilemiyorum ama hem sayın Babacan ve Sayın Mehmet Şimşek bu konuya özen göstermeli hem de IMF tarafı uyarılmalıdır. Ya da şu an yürütülmekte olan pazarlıklar olduğu gibi şeffaf bir şekilde götürülmelidir. Aksi halde bu piyasada sırf bu yüzden çok fazla kişinin canı yanabilir.

Az önce AB'den müzakere tarihi alma maceramızı anlattım ve saniyeler içinde neler olduğunu tekrar hatırlatmak istedim. IMF konusu da böyle olacaktır. O UFAK TEFEK noktalar aslında İRİ noktalardır ve iş en son aşamada Lipsky ile Erdoğan'ın oluruna kalacaktır. "Anlaşma yapıldı ve bitti yarın imzalar atılıyor" denilse bile her an herşeyin olabileceğini aklınızdan çıkarmayınız.

NOT: Bugün sabah saat 09:10'da Haberturk'te Yiğit Bulut'la birlikte olacağız. Geniş yorum ve analizlerimi izleyebilirsiniz. Ayrıca dün, basın mensupları arkadaşlarla VOB genel müdürü Çetin Ali Dönmez ve gözetim müdürü Gökhan Ugan ile  bir toplantı yaptık. VOB ve manipülasyonlar  konusunda ayrıntılı bir yazı yazacağım fakat dünkü Telekom arızası olayının ardında kötü niyet aramaya gerek yoktur. Bu tür durumlar olabilir. Bu çarşamba akşamı saat 21:00'de SKYTURK'de VOB Gn. Mdr. sayın Çetin Ali Dönmez'i konuk edeceğim ve kafamızdaki bütün sourları kamuoyu önünde kendisine soracağım. Henüz kesin teyit olmadı ama çok büyük olasılıkla bu çarşamba veya olmazsa en geç gelecek çarşamba EKOANALİZ programımda birlikte olacağız.

POSTED BY: Yaşar ERDİNÇ AT 10:50 pm   |  Permalink   |  E-mail this
Monday, 29 June 2009

29 Haziran 2009

Geçen hafta genel olarak olumlu olan piyasalar bu haftaya birazcık tedirginlikle başlamış görünüyor. Bu yazının yazıldığı saat itibariyle, Asya borsalarında yüzde 1'in üzrinde gerileme var ve Dow Jones Future'ları da yüzde 0.54 aşağıda bulunuyor.

Bu hafta ABD'den gelecek olan tarım dışı istihdam verileri çok önemli bir veri olarak beklenecektir. Cuma günü ABD piyasaları tatilde olacaktır. Daha önceki yazılarımda da vurguladığım üzere gelen olumlu haberlere rağmen, Dow Jones'Un verdiği tepkiler zayıfladı. Bize baktığımızda ise, şu an piyasalarımızı ayakta tutan en önemli beklenti IMF beklentisidir. Fakat bu sabah Özgür Yurtdaşseven'in bana göndermiş olduğu haber de oldukça ilgi çekici;

*Hükümetin, merakla beklenen üç yıllık mali planını temmuzda IMF ile paylaşması bekleniyor. IMF’nin ön şartlarında yumuşama olmazsa stand-by askıya alınacak. Son gelişme aslında bir sürpriz değil, aylardır devam eden görüşmelerin genel görüntüsünü yansıtıyor. Piyasaların bulunduğu konuma göre IMF yorumu yapıyor öngörüm paralelinde endeksi bir kez daha hareketlendiren 6. IMF yükselişi sonrası bu haber sınırlı bir kar realizasyonu sebebi olabilir.

Kaynak : Star
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın açıklamaları ile gündeme gelen, ekonomi yönetiminin ‘IMF’siz programının’ ayrıntıları netleşti. Ankara’nın IMF’siz planına göre, temmuz ayında da IMF ile stand-by anlaşması konusunda bir ilerleme sağlanamazsa, stand-by seçeneği askıya alınarak, IMF’siz bir program için düğmeye basılacak. Temmuz başında, yüzde 4.5-5’lik küçülme baz alınarak hazırlanan 3 yıllık program açıklanacak. IMF anlaşması olmadan program uygulanmaya başlanacak.

KÜÇÜLME REVİZE EDİLİYOR
IMF ile yeni stand-by anlaşması konusundaki görüşmelerde bir ilerleme sağlanamaması nedeniyle, IMF’siz program hazırlıklarını başlayan ekonomi yönetimi, IMF’siz program hazırlıklarını son aşamaya getirdi. Üç yıllık bir mali plan hazırlayan ekonomi yönetimi, 2009 başta olmak üzere tüm makro hedefleri tekrar ele aldı. Yapılan değerlendirmelerde daha önce yüzde 3.6’lık küçülme olarak belirlenen 2009 yılı büyüme hedefi revize ediliyor. Ekonomi yönetimi, IMF ve Dünya Bankası tarafından da gündeme gelen, Türk ekonomisinin 2009 yılında yüzde 5-5.5 oranında küçüleceğine ilişkin tahminleri de dikkate alarak, üç yıllık ekonomik programda, eksi yüzde 4.5-5’lik büyüme hedefini baz alarak hazırlıyor. Böylece, makro hedefler gerçekçi bir yapıya kavuşturulmuş olacak. Üç yıllık mali plan temmuz ayı başında açıklanacak. Plan IMF ile de ele alınacak ve stand-by anlaşması için IMF’nin nabzı yeniden yoklanacak.

İHTİYATİ STAND-BY DE GÜNDEMDE
Eğer IMF, daha önce gündeme getirdiği ön şartlarda bir yumuşama göstermezse, teknik heyet Türkiye’ye çağrılmayacak. IMF ile orta yol bulunursa, heyet davet edilecek. Anlaşma sağlanamaması halinde ise IMF ile stand-by anlaşması yapılmasına ilişkin proje askıya alınacak. Ekonomi yetkilileri, ihtiyati stand-by’ın da gündemde olduğunu söylediler.

Uzlaşma olmasa da IMF heyeti gelecek
Stand-by anlaşması konusunda bir uzlaşma sağlanamasa da IMF teknik heyeti, yıllık olağan gözden geçirme için eylül ayında Türkiye’ye gelecek. IMF teknik heyetinin, bu yıl ekim ayında Türkiye’de yapılacak olan IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantısından önce Türkiye’ye gelerek incelemelerde bulunması bekleniyor.

TÜGİK: IMF parasına ihtiyaç yok ama anlaşma yapılmalı
Türkiye’nin bundan sonra yoluna ‘IMF ile mi? IMF’siz mi?’ devam edeceğine yönelik tartışmalar sürerken Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkanı Hazim Sesli, Türkiye’nin parasal açıdan IMF’ye ihtiyacının olmadığını, ancak bütçe disiplini ve yabancı yatırımcının gelmesi için anlaşma yapılması gerektiğini söyledi. Sesli ‘Bu seçimde bile IMF ile anlaşma yapılmaması büyük bir sancı, problem oluşturmadı’ dedi. Antalya’da yapılan TÜGİK Yönetim Kurulu toplantısında konuşan Sesli, siyasetteki gelişmelerin, ülkenin gelişmişliğine uymadığını belirterek, ‘Darbe söylemleri ve ortaya atılan iddialar demokrasimize yakışmıyor’ dedi.

Ben IMF ile bir anlaşma olacağına inanmıyorum. Eğer anlaşma olursa, bu sadece zorunluluktan dolayı olabilir. Yani işler bir anda sarpa sararsa bir anlaşma yapılmak zorunda kalınabilir. Bu aşamada döviz oldukça düşük seviyelerdedir ve 1-2 ay vadeli alım düşünülebilir. Borsa kısa vadeli yukarı hareketler yapsa da, artık bu seviyelerde çok fazla pozisyon açmak risklidir.

NOT:VOB konusundaki maillerinizi alıyorum. Bunları cevaplayan ayrıntılı bir yazıyı bu akşam yazacağım. 

POSTED BY: Yaşar ERDİNÇ AT 02:43 am   |  Permalink   |  E-mail this
Site Mailing List  Bilgi Güçtür

DÜZEY EGT. ARAŞ. LTD.
FAHRETTİN KERİM GÖKAY CAD. OKUL SOK. ALTUNİZADE SİTESİ   A BLOK KAT 4 NO: 19-20 ÜSKÜDAR
ISTANBUL, TÜRKİYE 34662
TELEFON (Phone): 0555-6417906 (Osman Arslan)
Email:
yerdinc@isbank.net.tr veya
yerdinc@bilgeyatirimci.com 

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

03 Temmuz 2009              Webani

Üretim ve Tüketim

Atilla YEŞİLADA

22 Mayıs 2009        Finans-Politik

  Imf Anlaşması Ve Türkiye’nin Yeni Dönemde Özgün Program İhtiyacı Üzerine

Cemil ERTEM

Plus500

BASINDA EKONOMİ ve FİNANS
(Yazarın resmini tıklayınız)
www.bilgeyatirimci.com

04 Temmuz 2009 -        AKŞAM

 

Katar petrodolarları Almanya'da!

 
 

Deniz GÖKÇE

 

04 Temmuz 2009-           REFERANS

 

Şimdi T-BRIC hissesi alma zamanı

 
 

 Kerem ALKİN

04 Temmuz 2009 -       HABERTURK

 

Sayıştay işgüzar olmamalı

 
 

Ercan KUMCU

 

02 Temmuz 2009 -          RADİKAL

 

Mahfi Eğilmez

IMF'nin eli kulağında

 
 

Mahfi EĞİLMEZ

 

03 Temmuz 2009 -        VATAN

 

Ekonomide rekor küçülme
İlk çeyrekte milli gelirde küçülme tarihi rekor

 
 

Asaf Savaş AKAT

 

04 Temmuz 2009-      RADİKAL

 

Taner Berksoy

Büyük lokma yiyeceksin...

 
 

Taner BERKSOY

04 Temmuz 2009-          VATAN

 

Petrol fiyatları neden düşüyor?

 
 

Ali AĞAOĞLU

04 Temmuz 2009-   HÜRRİYET

 

Kapitalist Abdülhamit

 
 

Ege CANSEN

 

02 Temmuz 2009-      RADİKAL

 

Fatih Özatay   

2010 ve 2011: Patinaj senaryosu

 
 

Fatih ÖZATAY

04 Temmuz 2009       HABERTURK

 

Rezervlerin önemi

 
 

Gazi ERÇEL

 

23 Haziran 2009 Finanstrend.com

 

İyimser beklentiler gerçeğin önünde

 
 

Ateşhan AYBARS

 

03 Temmuz 2009-     MİLLİYET

 

Aklımda Nobel ödüllüler değil, iki Yılmaz kaldı

 
 

Hurşit GÜNEŞ

 

03 Temmuz 2009      REFERANS

 

Hasan Ersel

Rekor daralma ne anlama geliyor

 
 

Hasan ERSEL

 

02 Temmuz 2009 -   REFERANS

 

Güven Sak

Seçimi hemen yaparsak, işimize odaklanabilir miyiz

 
 

Güven SAK

03 Temmuz 2009 -     RADİKAL

 

Uğur Gürses

2010 ve 2011 ne olacak?

 
 

Uğur GÜRSES

 

01Temmuz2009 Finanstrend.com

 

Geçmişe yolculuk

 
 

Özgür ALTUĞ

 

30 Haziran 2009      MİLLİYET

 

   

Türkiye krizi ‘hafif’ mi atlattı?

 
 

Osman ULUAGAY