19 Temmuz 2010
İki haftadır sizlerden ayrıydım. Fakat bir ara tatildeyken, Anaya mahkemesinin kararı sonrasında kısa bir değerlendirme yapmıştım. Eğer 57.000-57.500 aralığından alıp, önerdiğimiz üzere, 58.500-59.000 aralığından satmışsanız, bu hafta için alım konusunda 56.000-56.500 aralığına kadar bir gerilemeyi bekleyerek o seviyelerden yeniden alım denenebilir. Fakat yine de seans içi yorumları izlemekte fayda var. Bu arada hemen şimdi belirteyim çarşamba günü İzmir yolunda olacağım için çarşamba günü seans içinden analiz veremeyeceğim. Fakat perşembe ve cuma günü yorumlarımla sizlerle olacağım.
Endeksin teknik dinamikleri, oldukça ilginç bir görünüm sergiliyor. Endeks geçen haftayı 57.729 seviyesinden kapattı. Bu aşamada talep konsantrasyon eğrisi ikili tepe yaptığı için, bir miktar daha gerileme bekleyebiliriz. Bu hafta içinde yaklaşık 1000-1500 puanlık bir gerileme olasılığı vardır. Gerileme olması durumunda endeks yeniden 55.750 ile 56.250 aralığında destek bulmaya çalışacaktır. Fakat tabi ki bu seviyelere kadar bir gerilemeyi de kesin bir yargı olarak almayın. Geçen cuma günü bizim piyasalar kapanırken, ABD borsaları genel olarak yüzde 1.5 civarında eksideydi. Fakat cuma gecesi ABD'de düşüş sertleşti ve yüzde 2.5 seviyelerine varan düşüşle dow jones endeksi, yeniden 10.097 seviyesine kadar geriledi. Dolayısıyla bizim borsa da açılışta gerileyecektir ama, bu gerileme çok büyük boyutlarda olmayabilir. Endeksin haftaya başlarken 57.000-57.500 aralığından bir yerlerden haftaya başlamasını bekliyorum. Geçen hafta perşembe günü Mali kural yasasının yeni döneme kalması haberi piyasalara yoğun satış getirmişti fakat bu durum refleks hareketiydi ve fiyatlara belirgin biçimde yansıdı. Bu nedenle etkisi bitti.
Bu aşamada ABD borsalarının hareketleri daha fazla önem kazanacaktır. Dow jones endeksi 10 bin seviyesini aşağı kırmak istemeyecektir. Büyük bir olasılıkla, bugün dow jones'ta bir kararsızlık mumu oluşacaktır. Yani önce aşağı gidecek, sonra yukarı hareketlenecek fakat sonuçta başladığı yere yakın bir yerde kapatabilecektir. Bunun ardından hafta ortasına doğru yeniden satışların gelmesi ve 10 bin seviyesinin altına inmesi olasılığı yüksek görünmektedir. Dolayısıyla da hafta ortasına doğru bizim endeksi de aşağı çekebilir ve İMKB100, 56.500 veya bu seviyelerin altına gerileyebilir.
DOLAR: Doların 1.5250 seviyesinde 200 günlük hareketli ortalaması bulunuyor. Bu seviyeyi görürüse çok kısa vadeli olarak ve 1.54-1.55 aralığında satmak züere dolar alınabilir. Fakat dolarda sert yükselişleri şimdilik beklemiyorum ve 1.56 seviyesinde önemli bir direnç oluştu.
ALTIN: Altın geçen haftayı 1 onz fiyatı 1.188 dolardan kapattı. Tahminen 1.186 dolar seviyesindeki desteğini de aşağı kırarak kısa vadede 1.165-1.170 aralığına kadar gerileyebilir. fakat özellikle 1.150 dolar seviyesinin altına düşecek olursa, alım için oldukça uygun bir aralığa gerilemiş olacaktır.
EURO-DOLAR: parite 1.30 seviyesini gördükten sonra 1.29'un altına geriledi. Bu aşamada 1.25-1.27 aralığına kadar bir gerileme yapabilir. Eğer 1.25 seviyesini aşağı kırmazsa, yeniden 1.30'u yukarı kırma çabası içine girer. Ama kısa vadeli trade amaçlı olarak 1.2880-1.2920 aralığında satış yapılarak, 1.2650-1.27 aralığından short pozisyon kapatılabilir.
EKONOMİLER ve EKONOMİK VERİLER
Avrupa, borç krizinde olsa da, bizim ekonomimize ilişkin olarak son açıklanan veriler gerçekten çok iyi gidiyor. Bir yandan bütçe açığı daralırken, diğer taraftan iyi bir büyüme var. Merkez Bankası faiz artırmıyor. Enflasyonda belirgin bir düşüş eğilimi hakim ve insanlarımız da harcıyor (iç talep artıyor). Elbette ki kısa vadeli bakıldığında oldukça hoş gelişmeler, fakat insanlarımızın gelirleri çok mu arttı da harcıyorlar? Hayır cevap bu değil. Bunun iki tane cevabı var.
Birincisi; kriz sırasında harcamalarını ertelemişler ve işten atılmayı bekliyorlardı ve bu nedenle de bolca tasarruf ediyorlardı. Krizin üzerinden 9-12 ay geçince "artık beni nasıl olsa atmazlar" diye düşündüler ve ertelemiş olduğu harcamalarını yapmaya başladılar. Dolayısıyla tüketimde bu nedenle ilk çeyrekte ortaya çıkan artış ve iç talep kaynaklı büyüme yavaşlayacaktır. Yani bir barajın arakasında biriken sular (kriz sırasında harcanmayan tasarruflar) ikinci çeyrekte de daha az bir ivmeyle devam edecek ama sonra iyice azalacaktır. Dolayısıyla geçicidir.
İkincisi ise, tehlikeli olan harcamadır. "Bu kriz de geçti, artık işimi kaybetmem" diyenler, düşen faizlerin de etkisiyle yoğun bir şekilde borçlanıp tüketmeye yeniden başladılar. Ama işi öğrendiler ve kredi kartlarına yüklenmiyorlar. Çok daha düşük faizli tüketici kredilerine yönelmiş durumdalar. Yani gelecekte kazanacakları paraları şimdiden harcıyorlar. Bu harcamayı gören (eskiden üretici ama şimdi ticaret yani al-sat sektörüne girmiş olanlar) da ithalata yönelmiş durumdalar ve hemen ithalat yapıveriyorlar. Üreticilerimiz de biraz üretiyorlar ama üretmek için artık ithalat yapmak zorundalar. Yani cari açığımız büyüme ile birlikte hızla artışına devam ediyor. Kısa vadede gördüğümüz bu olumlu ekonomik gelişmeler aslında ileride yeni sorunları da beraberinde hazırlıyor ama, 2011'in oartalarına kadar yan etkilerini çok sık görmeyiz.
Gelelim dünya ekonomilerine... Önümüzdeki 1-2 ay içinde açıklanacak olan veriler var. Yani Ağustos sonu ve Eylül ortası açıklanacak ekonomik veriler, genellikle Haziran ve Temmuz aylarını kapsayacaktır. İşte bu veriler geldiğinde dünya ekonomilerinde beklenenden daha hızlı bir yavaşlama göreceğiz. Çünkü dünya ticaret hacminin hızla daraldığına dair önemli indikatörler var ve bunlar şimdiden sert düşüşler yaptılar. Yani yılın ikinci yarısı dünya ekonomileri için pek iyi olmayacak. Bu zamana kadar FED'in "uzatulmış bir süre daha faizleri düşük tutacağız" söylemi borsaları artırmıştı ama, son 2-3 aydır artıramıyor ve ABD'de şu an ikili dip konusu oldukça yoğun tartışılıyor. Obama'nın 787 milyar dolarlık ekonomiyi canlandırma paketinin yüzde 53'ü zaten harcanmış durumda. Bu paketin ekonomiyi canlandırma etkisinin en güçlü olduğu dönemin 2010'un ikinci çeyreği olması ve bu paketin etkisinin gitgide zayıflaması bekleniyor. Fakat görünen o ki, istihdam konusunda pek de başarılı olamadı.
Diğer taraftan Çin Yuanı sabit kurdan kurtarılıp esnetildiğinden bu yana (yani 1 aydır) dolara karşı yüzde 0.80 değer kazanmış durumda. Eğer böyle giderse Çin'in de ekonomisinde yavaşlama kaçınılmazdır. Avrupa ekonomilerini zaten biliyorsunuz. Hem büyüme konusunda hantal hem de borçlular. Orada ciddi bir canlama olasılığı zordur. İspanya'ya giden olursa elindeki çantasına iyi sahip çıksın. Hırsızlık had safhaya ulaşmış durumda. Paranızı çanta veya cüzdanınızda değil, hani eskiden şehire gönderdiği çocuğun ilginç münasip yerlerine cep yaparak koruyan ebeveynler gibi sizler de cepler oluşturup paranızı oraya koyup ondan sonra İspanya'ya gidiniz.
SONUÇ... ekonomiler kriz sonrası baz etkisi ile sağladıkları hızlı büyüme dönemlerini yavaş yavaş geride bırakıyorlar. Siz siz olun, borç alıp harcamayın....
Seans içi yorumumu saat 11:30 sıralarında vermeye çalışacağım.. kalın sağlıcakla...