ANASAYFA
ÖĞRENCİLERİM İÇİN ÖZEL
Temel Analiz Kitapları
Teknik Analiz Kitaplari
Ekonomi Kitaplari
Yatırım Kitapları
KİTAPLAR
TEMEL ANALIZ EGITIMI
TEKNIK ANALIZ EGT
TRADING EGITIMI
Seans Içi Yorumlar
Günlük Yorumlar
YORUMLAR
Yaşar ERDİNÇ
Atilla Yesilada
N. Nuri SEVGEN
Burak GERCEK
Fatih BOZKURT
Mehmet KEPEZ ile RANDORI
Uzeyir DOGAN
Fatih Yeğenoğlu
GOKHAN TASPINAR
Cetin UNSALAN
NURGUL CHAMBERS
Hakan YIGIT
Kerem ALKIN
Levent DURUSOY
Cemil Ertem
Cengiz KILIC
Ismet Demirkol
Hamit Bozkurt
Kaan Sariaydin
YAZARLAR
İLETİŞİM

10 Mart 2010         Günlük Analiz

FITCH, KAHN ve Piyasalar

Yasar ERDİNÇ

 21 Aralik 2009        DERİN Bakış

 
 PROJE FİNANSMANI
(PROJECT FINANCE)

    Nurgül CHAMBERS

26 Ocak 2010       Referans

Erhan Aslanoğlu

FED Faiz Artırımlarına Başlamalı

Erhan Aslanoğlu

RADİKAL KİTAP'TAN ESİN ÇETİNEL'İN DEĞERLENDİRMESİ
15 Ağustos 2007
Finansal terörizm, krizler ve ABD

 

Yaşar Erdinç'in 'Para Harekâtı' kitabı, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri bir aşk öyküsü çevresinde okumak isteyenler için

ESİN ÇETİNEL

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.
Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.
İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.
Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabının önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri
Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.
Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.
Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

 

Kitabımı bütün  DNR, REMZİ KİTABEVİ, İNKILAP KİTABEVİ ve diğer büyük kitabevlerinde bulabilirsiniz. Ya da aşağıdaki internet adreslerinden sipariş verebilirsiniz.

http://www.ideefixe.com/

http://www.kitapyurdu.com/

http://www.scala.com.tr/

 Yaşar Erdinç- Köşe Yazılarım

ESKİ KÖŞE YAZILARIMI OKUMAK İÇİN: Ekranin solunda "latest posts" adinda bir bölüm var. Bu bölümün altinda son yazilarimin basliklari yer aliyor. Bunu tikladiginizda ilgili yaziyi okuyabilirsiniz. Örneğin Şubat ayindaki tüm yazilarimi görmek için  sol tarafta "Archieves" yazısının altındaki "February" yazisini tiklamaniz yeterlidir. Ya da Mart ayindaki yazılarımın tümünü  görmek için "March" yazisinin üzerini tiklayiniz.

 


Tuesday, 09 March 2010

 

10 Mart 2010

Dün gelen önemli mesajlar vardı ve şu an bu yazıyı okuyana kadar zaten piyasaları ciddi biçimde etkileyen haber ve gelişmelerden haberdar oldunuz. Bu nedenle aslında, bir yazıda geçmişi anlatmak hoşuma gitmiyor. Ama Dünkü gelişmelere geçmeden önce en son yazımızda neler söylemiştik? Yazının başlığı "Borsadaki artış yeterli mi?" şeklindeydi ve bu yazıda borsadaki artışın 51.850 ile 52.500 aralığına kadar olabileceğini ve endeks bu aralığa geldikten sonra bu aralıkta genel anlamda nakde geçmekte fayda olacağını belirtmiştik. Fakat, endeks 52.500 seviyesinin yaklaşık 1000 puan üzerini, 53.500 seviyelerini de gördü. Gerçi bu seviyelerde çok az kaldı ve geçici oldu ama 53 bin üzerinde uzun süre yatay hareket yaptı. Dün bir ara 52.250 seviyelerine kadar geriledikten sonra, Dow jones'un (DJI) artıda açılışıyla birlikte, yeniden yukarı döndü ve 52.959 seviyesinden kapandı.

Önceki yazımızda bir de çok uzun vadeye değinip "karamsar" bir tablo çizmiştik. Bu "karamsar" kelimesini tırnak içinde ve koyu yazıyorum çünkü başkalarına ait bir niteleme. Hiç karamsar değilim, gerçekçiyim. Bu konuya biraz sonra döneriz. Şimdi kısaca piyasalardan bahsedelim.

Borsadaki son hareketler tamamıyla dış piyasalardaki koşullara göre belirlendi ve Türkiye'ye özgü bir gelişme nedeniyle ayrışma olmadı. Geçen haftanın son günlerinde önce ABD'den tarım dışı istihdam ve işsizlik rakamları  beklenenden çok iyi gelince piyasalar coştu. Bunu Avrupa'dan ve özellikle de Almanya'nın toparlandığına dair verilerin desteklemesi, Avrupa borsalarını çok olumlu etkiledi. Düne kadar coşku hakimken FITCH'den gelen haberler genelde negatif tondaydı. Avrupa'da bir ülkenin temerrüde düşeceği haberi, ayrıca Türkiye'nin hala yatırım yapılabilir ülke sınıfına girmesi için zaman olduğu ve siyasi tansiyonun dikkatle izlendiği yolundaki açıklamalar dün bir ara endeksi 52.250 seviyelerine kadar çekti. Aynı saatlerde Avrupa borsalarında da satışlar vardı. Bu arada dün IMF başkanı Strauss Kahn'ın açıklamaları da oldukça ilgi çekiciydi. Ama bu açıklamaların özeti, "dünya toparlanıyor fakat yeterli hızda değil, bu yüzden gevşek para ve maliye politikaları devam etmeli" şeklindeydi. Fakat dün Bloomberg HT'nin bir haberi vardı ki, ilk anda doğru olup olmadığını sorgulamak zorunda kaldım. Kahn "Dünya yeni bir krize hazırlıklı olmalı" diyordu. Öte taraftan FITCH,  İngiltere'nin notunu düşürebileceğini ima eden açıklamalarda bulunuyor ve 2013-2014'e kadar bütçe açığının GSYIH'ya oranını yüzde 3'e çekecek gerçek ciddi önlemler alması gerektiğini vurguluyordu. İngiltere’de kredi kartlarından dolayı ciddi sorunlar var. Tabi ki, piyasaların hoşuna gitmedi ama piyasalar bunlara rağmen iyi tutundu.  Dün gece Abama ve Yunanistan Başbakanı Papandreu görüştü ve G20 toplantısında spekülatörlere karşı önlem alınacağı duyuruldu (Onlara aferin).

Şimdi yatırımcılar olarak sizlere bazı önemli bilgileri aktarayım. Ne kadar karamsar veya gerçekçi olduğuma siz karar veriniz. Bunu lütfen adım adım takip ediniz ve kendi kararlarınızı veriniz.

1.      Adım : Global kriz sonrasında finansal sistem çöküş aşamasına gelmişti. Bankalar ve diğer finans kurumlarının zararları 9 trilyon dolara ulaşıyordu (bu rakam tüm ülkeler içindir ve OECD tahminidir) Başta ABD olmak üzere ülkeler para para arzlarını tarihte görülmemiş oranlarda artırdılar. Yani para bastılar. Dünya ekonomi tarihinde global para arzında bu çapta bir artış daha önce olmadı.

2.      Adım: Yine başta ABD olmak üzere, ülkeler daha önce görülmemiş boyutlarda kamu açıkları verdiler. Hem borçları, hem de bütçe açıklarının GSYIH’ya oranları en az ikiye katlandı.

3.      Adım: Diğer ülkelerden farklı olarak Çin, 580 milyar dolarlık bir harcama paketini harekete geçirerek, Çin ekonomisinde hızlı bir küçülmenin hemen aşılmasını sağladı.

4.      Adım: Bu tedbirler sonrasında global krizin yarattığı üretimdeki çöküş ve işsizlikteki artış durdu (Temmuz-Eylül) ve verilerde olumluya dönüş başladı.

5.      Adım: Bu aşamadan sonra artık gevşek para (bana göre yalama olmuş) ve maliye politikalarının sonuna geliniyor ama zamanlama konusunda kimse hemfikir değil.

6.      Adım: ekonomilerin toparlandığına ve eski rayına girdiğine dair kesin ve net veriler geldikten sonra para arzını kısmak ve bütçe açığını daraltmaya yönelik olarak atılacak adımlarda kesin olarak geç kalınmış olacaktır. Yani şu an hiç ortada görünmeyen ve kimsenin de pek aldırış etmediği ciddi bir enflasyon gelecektir. Çünkü, enflasyon dediğiniz şey, faiz artışı ve bütçe açığındaki azaltmaya reaksiyonunu en erken 6 veya 9 ay sonra vermeye başlar. Bu yüzden de, 2011’in başından veya ortalarından itibaren en büyük sorun enflasyon olmaya adaydır ve bu da altına yarayacaktır.

7.      Adım: yukarıda altıncı adımda verdiğimiz varsayımın tersini düşünelim. Yani ekonomilerin rayına girdiğine dair kesin verileri görmeden yavaş yavaş parayı çekmeye başlayıp bütçe açığını azaltmaya kalkışmak, ekonomilerin bu sefer ikinci bir dibe doğru gitmesine ve ikinci bir durgunluk  döneminin başlamasına sebep olur. Bunun getireceği felaket sonuç ise, bütçe gelirlerinde beklenen artışın olmaması ve bütçe açıklarının küçülmek yerine artmaya devam etmesidir. İşte bu aşamada, ülkeler borçlarını ödeyememe durumuna girerler ve bu aniden bütün ülkeleri sarmalına alabilir. Yani devlet kağıtları pul olur. Şu an dünyadaki her ülkenin her bankasının aktiflerinin en az yarısı devlet kağıdı ile doludur ve bunun anlamı, dünya genelinde bankacılık sisteminin ve fonların çökmesidir. Eğer devlet kağıtlarına bile güven kalmamış ve insanlar paralarını bankalarda tutmak istemiyorlarsa, nereye yönelirler? Tabi ki yine adres altın olacaktır.

8.      Adım: Peki dünyayı böyle bir felakete gitmekten ne kurtarır? Acaba IMF başkanı KAHN “Dünya yeni bir krize hazırlıklı olmalı” derken bunu mu kastediyor? Krizlere baktığınızda her zaman ve her şartta domino etkisini görürüsünüz. Bir ülkenin default olması bugünkü şartlarda tüm dünyayı yerinden sarsar. Peki şuna ne diyeceksiniz? KAHN daha önceki bir söyleşisinde şöyle demişti;

“BANA GORE, SORUNLARINA RAGMEN MEVCUT ULUSLARARASI PARA SISTEMI,  HALEN MANTIKLI VE IYI CALISIYOR. DOLARIN BIR SURE ASIL REZERV PARA BIRIMI OLARAK KALMASINI BEKLIYORUM'' (16 kasım 2009)

Bu cümlenin anlamına bakar mısınız? “BİR SÜRE”  kelimeleri net bir şekilde, doların ileride rezerv para olma özelliğini kaybedeceğini söylüyor. Dünyayı kurtaran adam filmindeki Cüneyt Arkın’ı çağırıp şu durumu da halletmesini söyleyelim belki işe yarar. Dünyanın önümüzdeki 2-3 yıllık bir süreç içinde ciddi default durumlarıyla karşılaşacağını ve daha önce görülmemiş risk ve gelişmelerin ortaya çıkabileceğini daha önceki yazılarımda da vurgulamıştım. Hala bu görüşü koruyorum, ama bu söylediklerimin gerçekleşmesini durduracak gelişmeler de olabilir. Nedir bunlar? Üç gelişmeden herhangi biri yeterli olur.

1.      Çin’in elindeki 2.2 trilyon dolara ulaşan rezervleri ile ABD ve Avrupa’nın borç sorunlu ülkelerinin tahvillerini almaya razı edilmesi veya bu gidişatı görüp kendi rızası ile Avrupa’daki bu sorunlu yapının çözümüne yardım etmesi.

2.      Çin’in parasını serbest dalgalanmaya bırakması (Ama bu durum dünyadaki genel enflasyonu hızla azdıracaktır, fakat ülkelerin defaulta gitmesini önleyecektir.)

3.      Şu an toparlanmakta olan ABD ekonomisinin 2010-2011 yıllarındaki büyüme oranlarının en az yüzde 3-4 aralığında olması ve Avrupa’da da büyümenin başlayarak, 2010-2011 yıllarında yüzde 2-3 büyümeye ulaşmasıdır. Bu sayede vergi gelirlerindeki artış, bütçe açıklarındaki artışı frenleyebilecek ve borç ödeyememe endişelerini ortadan kaldıracaktır.

Unutmayınız şu an dünyadaki sorun, büyüme veya toparlanma değil, bazı ülkelerin borçlarını ödeyemeyeceği beklentisinin oluşması ve kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen açıklamaların bu beklentileri güçlendirmesidir. KAHN’ın dediği gibi dünya yeni bir krize hazırlıklı olmalıdır. Bu yeni kriz bir bankanın borcunu ödeyememesi veya batması sonucu tetiklenebilir. Fakat artık 2008 yıllarında olduğu gibi ne para ne de maliye politikaları ile yeni kriz önleyebilecek bir şey yapılamaz. 2008’de hareket alanı genişti. Ama şu an dünyanın hareket alanı kalmamıştır. İkinci bir TARP, ikinci bir TALF, hatta Çin’in ikinci bir 580 milyar dolarlık paket açıklaması mümkün değildir. İngiliz hükümetinin bir tane daha Northern Rock kurtaracak durumu yoktur. Çünkü şu an İngiltere’yi kimin kurtaracağı konuşuluyor. Eğer yukarıda verdiğim üç maddeden birinin gerçekleşeceğini düşünüyorsanız, sorun yoktur. Ben bu aşamada bunların hiçbirinin gerçekleşebileceğini düşünemiyorum. Çin benim söylediğim noktaya gelmişse bilin ki, en az 3-5 ülke default olmuştur da Çin öyle o noktaya gelmiştir. Yani iş işten geçmiştir. Çünkü incelediğim hiçbir krizde (2008 de dahil olmak üzere) ekonomiyi yönetenlerin yumurta kapıya gelmeden hareket ettiğini görmedim. 2008’de Lehman Brothers battıktan sonra, Bernanke’nin aklı başına geldi.

Her neyse, borsaya gelelim. Bugün borsada 53.300’ün üzerinde bir kapanış olacağını anlarsanız, 55.000’i hedefleyerek kısa vadeli alım yapabilirsiniz. Aksi halde hisse alımı önermiyorum. Endeksin ve diğer borsaların geçen haftaki yükselişlerin ardından yeni bir düzeltme ve hatta sert bir geri çekilme yapmasını bekliyorum.

Dolarda 1.53-1.56 aralığında dalgalanma bekliyorum, 1.56 aşıldığında hedef 1.60 olacaktır. 1.5250’nin altında bir kapanış beklemiyorum. Eğer böyle bir şey olursa, satıp 1.49-1.50 aralığında yeniden alım denenebilir.

Altın konusunda ise ne dediğim açık. Fakat bugünden yarına bir şey beklemeyin en az 2 yıl vadeli olmak üzere paranızın yüzde 20-25'i altın fonlarında tutulabilir. Alımınızı zamana yayabilirsiniz. Şu an 1 onz altının fiyatı 1120 dolar seviyesinde bulunuyor.

Kalın Sağlıcakla...

POSTED BY: Yaşar ERDİNÇ AT 04:31 pm   |  Permalink   |  E-mail this
Bilgi Güçtür

DÜZEY EGT. ARAŞ. LTD.
KUŞTEPE LEYLAK SOK. NURSANLAR İŞ MERKEZİ, KAT:10 DA:39
MECİDİYEKÖY-ŞİŞLİ-İSTANBUL

TELEFON (Phone): 0555-6417906 (Osman Arslan)
Email: osman.arslan@bilgeyatirimci.com

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

 

10 Mart 2010              Webani

YENİ: Kabak Gibi Açıkta Kaldık

Atilla YEŞİLADA

17 Ekim 2009     Finans-Politik

 Geleceğe Yolculuk Şimdi Bu Topraklarda Başlıyor

Cemil ERTEM

 

BASINDA EKONOMİ ve FİNANS
(Yazarın resmini tıklayınız)
www.bilgeyatirimci.com

10 Mart 2010 -        AKŞAM

 

Sanayide üretim artışı sürüyor

 
 

Deniz GÖKÇE

 

30 Aralık 2009-           REFERANS

 

Genç girişimciler kura faize değil talebe bakıyor

 
 

 Kerem ALKİN

10 Mart 2010 -       HABERTURK

 

Sanayi üretimi büyümesi hız kesti

 
 

Ercan KUMCU

 

04 Mart 2010 -          RADİKAL

 

Mahfi Eğilmez

İşsizlik ve enflasyona dikkat

 
 

Mahfi EĞİLMEZ

 

09 Mart 2010 -        VATAN

 

Ocak sanayi üretimi

 
 

Asaf Savaş AKAT

 

20 Şubat 2010-      RADİKAL

 

Taner Berksoy

Yeni risk haritası

 
 

Taner BERKSOY

10 Mart 2010-          VATAN

 

EMF hemen şimdi!

 
 

Ali AĞAOĞLU

10 Mart 2010-   HÜRRİYET

 

Enflasyon geldi cihane yeşil biber bahane

 
 

Ege CANSEN

 

08 Mart 2010-      RADİKAL

 

Fatih Özatay   

Mali danışma kurullarının gerekliliği

 
 

Fatih ÖZATAY

10 Mart 2010       HABERTURK

 

İzlanda’nın borç referandumu

 
 

Gazi ERÇEL

 

01 Mart 2010  Finanstrend.com

 

Emtia fiyatları dolardan bağımsız

 
 

Ateşhan AYBARS

 

10 Mart 2010-     MİLLİYET

 

The Wall Street ve The Citi maskaralığı

 
 

Hurşit GÜNEŞ

 

10 Mart 2010      REFERANS

 

Hasan Ersel

Sanayi üretimi verileri ümit kırıcı değil ama ortam öyle

 
 

Hasan ERSEL

 

04 Mart 2010 -   REFERANS

 

Güven Sak

Bu şirketler kurumsallaşmadan bankadan zor kredi alırlar'

 
 

Güven SAK

10 Mart 2010 -     RADİKAL

 

Uğur Gürses

Bant hedeflemesinin adı konulsun

 
 

Uğur GÜRSES

 

10 Mart 2010 Finanstrend.com

 

2012´den önce yatırım derecesinde not beklemiyoruz

 
 

Özgür ALTUĞ

 

23 Şubat 2010      MİLLİYET

 

   

‘Şimdi sıra bizde’, her şey yolunda

 
 

Osman ULUAGAY