10 Mart 2010
Dün gelen önemli mesajlar vardı ve şu an bu yazıyı okuyana kadar zaten piyasaları ciddi biçimde etkileyen haber ve gelişmelerden haberdar oldunuz. Bu nedenle aslında, bir yazıda geçmişi anlatmak hoşuma gitmiyor. Ama Dünkü gelişmelere geçmeden önce en son yazımızda neler söylemiştik? Yazının başlığı "Borsadaki artış yeterli mi?" şeklindeydi ve bu yazıda borsadaki artışın 51.850 ile 52.500 aralığına kadar olabileceğini ve endeks bu aralığa geldikten sonra bu aralıkta genel anlamda nakde geçmekte fayda olacağını belirtmiştik. Fakat, endeks 52.500 seviyesinin yaklaşık 1000 puan üzerini, 53.500 seviyelerini de gördü. Gerçi bu seviyelerde çok az kaldı ve geçici oldu ama 53 bin üzerinde uzun süre yatay hareket yaptı. Dün bir ara 52.250 seviyelerine kadar geriledikten sonra, Dow jones'un (DJI) artıda açılışıyla birlikte, yeniden yukarı döndü ve 52.959 seviyesinden kapandı.
Önceki yazımızda bir de çok uzun vadeye değinip "karamsar" bir tablo çizmiştik. Bu "karamsar" kelimesini tırnak içinde ve koyu yazıyorum çünkü başkalarına ait bir niteleme. Hiç karamsar değilim, gerçekçiyim. Bu konuya biraz sonra döneriz. Şimdi kısaca piyasalardan bahsedelim.
Borsadaki son hareketler tamamıyla dış piyasalardaki koşullara göre belirlendi ve Türkiye'ye özgü bir gelişme nedeniyle ayrışma olmadı. Geçen haftanın son günlerinde önce ABD'den tarım dışı istihdam ve işsizlik rakamları beklenenden çok iyi gelince piyasalar coştu. Bunu Avrupa'dan ve özellikle de Almanya'nın toparlandığına dair verilerin desteklemesi, Avrupa borsalarını çok olumlu etkiledi. Düne kadar coşku hakimken FITCH'den gelen haberler genelde negatif tondaydı. Avrupa'da bir ülkenin temerrüde düşeceği haberi, ayrıca Türkiye'nin hala yatırım yapılabilir ülke sınıfına girmesi için zaman olduğu ve siyasi tansiyonun dikkatle izlendiği yolundaki açıklamalar dün bir ara endeksi 52.250 seviyelerine kadar çekti. Aynı saatlerde Avrupa borsalarında da satışlar vardı. Bu arada dün IMF başkanı Strauss Kahn'ın açıklamaları da oldukça ilgi çekiciydi. Ama bu açıklamaların özeti, "dünya toparlanıyor fakat yeterli hızda değil, bu yüzden gevşek para ve maliye politikaları devam etmeli" şeklindeydi. Fakat dün Bloomberg HT'nin bir haberi vardı ki, ilk anda doğru olup olmadığını sorgulamak zorunda kaldım. Kahn "Dünya yeni bir krize hazırlıklı olmalı" diyordu. Öte taraftan FITCH, İngiltere'nin notunu düşürebileceğini ima eden açıklamalarda bulunuyor ve 2013-2014'e kadar bütçe açığının GSYIH'ya oranını yüzde 3'e çekecek gerçek ciddi önlemler alması gerektiğini vurguluyordu. İngiltere’de kredi kartlarından dolayı ciddi sorunlar var. Tabi ki, piyasaların hoşuna gitmedi ama piyasalar bunlara rağmen iyi tutundu. Dün gece Abama ve Yunanistan Başbakanı Papandreu görüştü ve G20 toplantısında spekülatörlere karşı önlem alınacağı duyuruldu (Onlara aferin).
Şimdi yatırımcılar olarak sizlere bazı önemli bilgileri aktarayım. Ne kadar karamsar veya gerçekçi olduğuma siz karar veriniz. Bunu lütfen adım adım takip ediniz ve kendi kararlarınızı veriniz.
1. Adım : Global kriz sonrasında finansal sistem çöküş aşamasına gelmişti. Bankalar ve diğer finans kurumlarının zararları 9 trilyon dolara ulaşıyordu (bu rakam tüm ülkeler içindir ve OECD tahminidir) Başta ABD olmak üzere ülkeler para para arzlarını tarihte görülmemiş oranlarda artırdılar. Yani para bastılar. Dünya ekonomi tarihinde global para arzında bu çapta bir artış daha önce olmadı.
2. Adım: Yine başta ABD olmak üzere, ülkeler daha önce görülmemiş boyutlarda kamu açıkları verdiler. Hem borçları, hem de bütçe açıklarının GSYIH’ya oranları en az ikiye katlandı.
3. Adım: Diğer ülkelerden farklı olarak Çin, 580 milyar dolarlık bir harcama paketini harekete geçirerek, Çin ekonomisinde hızlı bir küçülmenin hemen aşılmasını sağladı.
4. Adım: Bu tedbirler sonrasında global krizin yarattığı üretimdeki çöküş ve işsizlikteki artış durdu (Temmuz-Eylül) ve verilerde olumluya dönüş başladı.
5. Adım: Bu aşamadan sonra artık gevşek para (bana göre yalama olmuş) ve maliye politikalarının sonuna geliniyor ama zamanlama konusunda kimse hemfikir değil.
6. Adım: ekonomilerin toparlandığına ve eski rayına girdiğine dair kesin ve net veriler geldikten sonra para arzını kısmak ve bütçe açığını daraltmaya yönelik olarak atılacak adımlarda kesin olarak geç kalınmış olacaktır. Yani şu an hiç ortada görünmeyen ve kimsenin de pek aldırış etmediği ciddi bir enflasyon gelecektir. Çünkü, enflasyon dediğiniz şey, faiz artışı ve bütçe açığındaki azaltmaya reaksiyonunu en erken 6 veya 9 ay sonra vermeye başlar. Bu yüzden de, 2011’in başından veya ortalarından itibaren en büyük sorun enflasyon olmaya adaydır ve bu da altına yarayacaktır.
7. Adım: yukarıda altıncı adımda verdiğimiz varsayımın tersini düşünelim. Yani ekonomilerin rayına girdiğine dair kesin verileri görmeden yavaş yavaş parayı çekmeye başlayıp bütçe açığını azaltmaya kalkışmak, ekonomilerin bu sefer ikinci bir dibe doğru gitmesine ve ikinci bir durgunluk döneminin başlamasına sebep olur. Bunun getireceği felaket sonuç ise, bütçe gelirlerinde beklenen artışın olmaması ve bütçe açıklarının küçülmek yerine artmaya devam etmesidir. İşte bu aşamada, ülkeler borçlarını ödeyememe durumuna girerler ve bu aniden bütün ülkeleri sarmalına alabilir. Yani devlet kağıtları pul olur. Şu an dünyadaki her ülkenin her bankasının aktiflerinin en az yarısı devlet kağıdı ile doludur ve bunun anlamı, dünya genelinde bankacılık sisteminin ve fonların çökmesidir. Eğer devlet kağıtlarına bile güven kalmamış ve insanlar paralarını bankalarda tutmak istemiyorlarsa, nereye yönelirler? Tabi ki yine adres altın olacaktır.
8. Adım: Peki dünyayı böyle bir felakete gitmekten ne kurtarır? Acaba IMF başkanı KAHN “Dünya yeni bir krize hazırlıklı olmalı” derken bunu mu kastediyor? Krizlere baktığınızda her zaman ve her şartta domino etkisini görürüsünüz. Bir ülkenin default olması bugünkü şartlarda tüm dünyayı yerinden sarsar. Peki şuna ne diyeceksiniz? KAHN daha önceki bir söyleşisinde şöyle demişti;
“BANA GORE, SORUNLARINA RAGMEN MEVCUT ULUSLARARASI PARA SISTEMI, HALEN MANTIKLI VE IYI CALISIYOR. DOLARIN BIR SURE ASIL REZERV PARA BIRIMI OLARAK KALMASINI BEKLIYORUM'' (16 kasım 2009)
Bu cümlenin anlamına bakar mısınız? “BİR SÜRE” kelimeleri net bir şekilde, doların ileride rezerv para olma özelliğini kaybedeceğini söylüyor. Dünyayı kurtaran adam filmindeki Cüneyt Arkın’ı çağırıp şu durumu da halletmesini söyleyelim belki işe yarar. Dünyanın önümüzdeki 2-3 yıllık bir süreç içinde ciddi default durumlarıyla karşılaşacağını ve daha önce görülmemiş risk ve gelişmelerin ortaya çıkabileceğini daha önceki yazılarımda da vurgulamıştım. Hala bu görüşü koruyorum, ama bu söylediklerimin gerçekleşmesini durduracak gelişmeler de olabilir. Nedir bunlar? Üç gelişmeden herhangi biri yeterli olur.
1. Çin’in elindeki 2.2 trilyon dolara ulaşan rezervleri ile ABD ve Avrupa’nın borç sorunlu ülkelerinin tahvillerini almaya razı edilmesi veya bu gidişatı görüp kendi rızası ile Avrupa’daki bu sorunlu yapının çözümüne yardım etmesi.
2. Çin’in parasını serbest dalgalanmaya bırakması (Ama bu durum dünyadaki genel enflasyonu hızla azdıracaktır, fakat ülkelerin defaulta gitmesini önleyecektir.)
3. Şu an toparlanmakta olan ABD ekonomisinin 2010-2011 yıllarındaki büyüme oranlarının en az yüzde 3-4 aralığında olması ve Avrupa’da da büyümenin başlayarak, 2010-2011 yıllarında yüzde 2-3 büyümeye ulaşmasıdır. Bu sayede vergi gelirlerindeki artış, bütçe açıklarındaki artışı frenleyebilecek ve borç ödeyememe endişelerini ortadan kaldıracaktır.
Unutmayınız şu an dünyadaki sorun, büyüme veya toparlanma değil, bazı ülkelerin borçlarını ödeyemeyeceği beklentisinin oluşması ve kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen açıklamaların bu beklentileri güçlendirmesidir. KAHN’ın dediği gibi dünya yeni bir krize hazırlıklı olmalıdır. Bu yeni kriz bir bankanın borcunu ödeyememesi veya batması sonucu tetiklenebilir. Fakat artık 2008 yıllarında olduğu gibi ne para ne de maliye politikaları ile yeni kriz önleyebilecek bir şey yapılamaz. 2008’de hareket alanı genişti. Ama şu an dünyanın hareket alanı kalmamıştır. İkinci bir TARP, ikinci bir TALF, hatta Çin’in ikinci bir 580 milyar dolarlık paket açıklaması mümkün değildir. İngiliz hükümetinin bir tane daha Northern Rock kurtaracak durumu yoktur. Çünkü şu an İngiltere’yi kimin kurtaracağı konuşuluyor. Eğer yukarıda verdiğim üç maddeden birinin gerçekleşeceğini düşünüyorsanız, sorun yoktur. Ben bu aşamada bunların hiçbirinin gerçekleşebileceğini düşünemiyorum. Çin benim söylediğim noktaya gelmişse bilin ki, en az 3-5 ülke default olmuştur da Çin öyle o noktaya gelmiştir. Yani iş işten geçmiştir. Çünkü incelediğim hiçbir krizde (2008 de dahil olmak üzere) ekonomiyi yönetenlerin yumurta kapıya gelmeden hareket ettiğini görmedim. 2008’de Lehman Brothers battıktan sonra, Bernanke’nin aklı başına geldi.
Her neyse, borsaya gelelim. Bugün borsada 53.300’ün üzerinde bir kapanış olacağını anlarsanız, 55.000’i hedefleyerek kısa vadeli alım yapabilirsiniz. Aksi halde hisse alımı önermiyorum. Endeksin ve diğer borsaların geçen haftaki yükselişlerin ardından yeni bir düzeltme ve hatta sert bir geri çekilme yapmasını bekliyorum.
Dolarda 1.53-1.56 aralığında dalgalanma bekliyorum, 1.56 aşıldığında hedef 1.60 olacaktır. 1.5250’nin altında bir kapanış beklemiyorum. Eğer böyle bir şey olursa, satıp 1.49-1.50 aralığında yeniden alım denenebilir.
Altın konusunda ise ne dediğim açık. Fakat bugünden yarına bir şey beklemeyin en az 2 yıl vadeli olmak üzere paranızın yüzde 20-25'i altın fonlarında tutulabilir. Alımınızı zamana yayabilirsiniz. Şu an 1 onz altının fiyatı 1120 dolar seviyesinde bulunuyor.
Kalın Sağlıcakla...