3 Ağustos 2009
Geçen haftanın son günü bizim borsamız açısından oldukça heyecanlı geçti. Yükseliş ve düşüş dalga boyları şiddetli biçimde arttı. Bir anda herkes, borsanın yeniden aşağı döndüğünü ve düşüşün başladığını düşündü.
Fakat düşüşler genellikle bir anda başlayıp hızla aşağı sert gerilemeler şeklinde olmaz. Yani cuma günü oluşan dalga sonrasında insanlar bir daha borsanın yükselemeyeceğini düşündüler. Fakat düşüşün başlamasının bazı karakteristikleri vardır. Basit birkaç örnek vererek durumu açıklamak istiyorum.
Yukarıdaki grafikte 2001 Şubat krizi sonrası 7000'den 13 bine olan yüzde 80'den fazla yükselişi görüyorsunuz. Endeks hızlı yükselişlerle 13 bin seviyesini görüyor. Bu seviye kırmızı çizgiyle gösterilmiş durumda. Dikkatlice incelerseniz 13 bin seviyesini gördükten sonra bir daha 13 bin seviyesinin üzerinde kapanış gerçekleşmiyor. seans içinde 13 binin üzeri görülüyor ama kapanış yok. İkinci dikkat edilecek nokta ise volatilitenin artmış olması. Yani endeks neredeyse 20 gün boyunca 11.500 ile 13.000 aralığındaki 1500 puanlık (Yani yüzde 10'dan fazla bir bantta) gidip geliyor. 13 bini üç kere zorluyor ama kıramıyor 10 bine kadar düşüyor. Yani yüzde 25 düşüş var. İzleyen 3-4 ay içinde ise merdiven basamağı gibi sürekli aşağı hareket var. Bu grafikte çok önemli bir nokta daha var. 13 bin seviyesinin görüldüğü ilk anda en yüksek günlük işlem miktarı sözkonusu oluyor. Düşüş 7000'e kadar devam ederken bir daha o işlem miktarına ulaşılmıyor.

Yukarıdaki grafik ise yine 2001 yılında İMKB100'ün Ekim ayından itibaren 7 binlerden başladığı ve yaklaşık 4 ay süren yükselişini gösteriyor. Daha önceki grafiğin aksine bu grafikte, tepe seviyesi görüldükten sonra sert bir düşüş gelmiş ve düşüş süreklilik arzetmiş. Grafikte 10.500'e kadar düştüğü görülse de izleyen 4-5 ayda endeks yeniden 8000'li seviyeleri görmüş. Bu grafikte endeksin çok bariz bir Omuz baş omuz formasyonu oluşturduğuna dikkat ediniz. Ayrıca yine en tepede işlem miktarındaki patlamaya dikkat ediniz.

Yukarıdaki grafik ise 2001 yılı bitip de 2002 Kasım seçimlerine gelinirken ki durumu gösteriyor. AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte borsa şahlanıyor. Yine işlem miktarında patlama var ve yine en tepe görüldükten sonra bu sefer Üçgen formasyon oluşuyor ve izleyen 4 ayda endeks daha önceki dibini bulluyor.

Yukarıdaki grafik de endeksin şu anki durumunu gösteriyor. Yine işlem miktarında sert bir artış var ve endeks 43.627'yi görüp 1000 puan aşağıdan kapanıyor. Fakat tahminimce işlem miktarı daha da artacak ve endeks 43.650'yi geçmeyi deneyecek. 1.5 milyar lotluk işlem miktarına ulaşıldığı gün ise, tahmin ediyorum gerçek tepe seviyeler de o seviyeler olacak. Daha önce de işlem miktarında ciddi artış 34-35 bin seviyelerinde olmuş ve ardından endekste hızlı gerilemeler görmüştük ama daha sonra denediği bu seviyeleri yukarı kırdı. Şimdi ise 1.2 milyar lotluk bir işlem miktarı tepe seviyesi görüldü diyebilmemiz için yeterli olacaktır.
Şimdi de DOW Jones'un 2001 Eylül saldırıları sonrası 8000'i görüp daha sonra 10.750'ye kadar yükseldikten sonra düşüşe nasıl başladığına bakalım.

Yükseliş tam 5.5 ay sürüyor ve 10.750 seviyesi görülüyor. Dipten tepeye olan yükseliş miktarı %33.3 olmuş. Dow 10.750'ye ulaştıktan sonra 10.500 ile 10.750 aralığında 12 gün dalgalanmış ve daha sonra düşüş başlamış: Bu grafikte yukarı eğimli bir omuz baş omuz formasyonu çok net ortaya çıkmış. Fakat düşüş o kadar şiddetli olmuş ki, ilk dip seviyenin de altına gelmiş.
Eğer tarih tekerrür edecek olursa bu sefer ne olur?
Aşağıdaki grafik dow jones'Un şu anki halini gösteriyor ve üzerine ben çizgiler çizerek, tarih tekerrür ederse ne olacağını göstermeye çalıştım.

Dow Jones'taki yükseliş Mart ayında başlamış ve şu an 5.nci ayını doldurmuş ve doğurmak üzere olan ve sanki 1 hafta içinde doğuracakmış gibi duruyor. Ama bu seferki yükseliş %42.8 olmuş. Eğer teknik analiz gerçekten birşey biliyorsa ve bilerek "tarih tekerrür eder" diyorsa yukarıdaki mavi çizginin gerçekleşmesi gerekiyor. Bunu zaman gösterecek. Ama zaten eğer böyle olmazsa, Dow Jones'un 9.600'ü geçip 11.500'e gitmesi ve dolayısıyla krizin de sona ermesi gerekiyor. 100 yılın krizi denilen kriz böylelikle 5 ayda bitmiş olacak!... Bu finansal fırtınanın yarattığı hasarın (zararın) 10 trilyon dolar olduğunu IMF açıklayacak ve bu 10 trilyon dolarlık zararı da 6 ayda kapatacaksınız... Neyse ben daha fazla konuşmayayım da finansal teröristler, goy goy yaparak sadece benim cahil halkımı değil, dünyada riskten gözü dönmüş getiri için fellik fellik yer arayan parayı da iyice bir goy goyluyacaklar.
Dün gece sevgili Ali Rıza Türkekul kardeşim dünyada oluşan şu anki durumun nasıl oluştuğuna ilişkin ciddi bir kanıt olacak bir yazı göndermiş. Olduğu gibi yayınlıyorum. Haa bu arada unutmadan söyleyeyim, bugün piyasalarımız yeniden bahar havası yaşayacaktır. 43.500'den hisseye atlamış olanlar üzülmesinler, o kadar mal yığmış olan sevgili yabancılarımız cuma günkü türülanstan sonra mallarını satacak adama bulamayacaklarını biliyorlar. Bu yüzden endeksi ancak yukarı çekerek satabilirler. Girin girin mal alın... yabancılar alıyorlar....
Neyse gelelim Ali Rıza'nın gönderdiği yazıya...
DÜNYA EKONOMİSİNE BAKIŞ / ERGİN YILDIZOĞLU / LONDRA
erginy@tr.net http://erginyildizoglu.blogspot.com
GOLDMINE $ACH$ (Ya da Bu Krizler Bir Harika!)
Uluslararası mali sistem büyük bir gürültüyle çatırdadı; dağılmak üzereydi trilyonlarca dolar; devlet yardımıyla zar zor ve belki de yalnızca geçici olarak “toplandı”. Bu arada dev uluslararası yatırım bankaları birbiri ardına battı, bankalar, sigorta şirketleri birleşmeye, yok pahasına el değiştirmeye zorlandı. Kısacası son derece de sert bir mali kriz yaşanıyor.
Bu madalyonun öbür yüzünde, yatırım bankası Goldman Sachs var. GS’nin kârları, bu yılın ikinci dört aylık döneminde, bütün beklentileri aşarak bir önceki döneme göre yüzde 64 oranında artmış. Hisseleri borsada bu yılın ilk yarısında yüzde 80 değer kazanmış. GS’nin çalışanlarının, bu yılın ikinci dört aylık döneminde aldıkları toplam maaş ve ikramiyeler bir milyar dolara ulaşmış, yıl sonuna kadar 20 milyar dolara ulaşması bekleniyormuş (City AM, 15/07/09).
Kısacası, kimi analistlerin haklı olarak Goldmine (altın madeni) Sachs dedikleri yatırım bankası krizde yara almak bir yana, palazlandıkça palazlanmaya devam ediyor…
GS’nin performansının arkasındaki dinamikler bize, geçtiğimiz 25 yılda egemen olan “serbest piyasa” söyleminin aslında, kimi özelliklere sahip dev şirketlerin “malı götürmesine” olanak sağlayan koskoca bir yalandan başka bir şey olmadığını bir kez daha gösteriyor.
Eğer, sözde serbest (haksız rekabeti dışlayan) piyasayı çökene kadar manipüle edip, çökerken de devletle olan yakın ilişkileriniz sayesinde ayakta kalabiliyor, rakiplerinizin kaybettikleri piyasa paylarını, varlıklarını kendinize katıyorsanız, kriz büyük çoğunluk için felaket, yaşamsal trajedi, açlık ve yoksulluk olurken sizin için pekâlâ yeni bir avlanma alanı anlamına gelebiliyor…
Bir köpük yaratma makinesi olarak Goldman Sachs
Goldman Sachs’ın bu “başarısının” dikkatleri çekmeye, “Sachs bu işi nasıl yapıyor” sorusunun kafaları kurcalamaya başlaması kaçınılmazdı. Rolling Stone dergisinin 9-23 Temmuz 2009 sayısında yayımlanan 12 sayfalık, “Büyük Amerikan Köpük Makinesi” başlıklı araştırma yazısı (http://www.rollingstone.com/politics/story/28816321/the_great_american_bubble_machine),è GS ile ilgili soruların büyük çoğunluğuna cevap vermeyi başardı. Öyle ki Goldman Sachs’tan yazıya çok sert bir tepki geldi. GS, dergiyi “sözcüğün her iki anlamında da histerik olmakla, bilinen her türlü komplo teorisini bir araya toplamakla” suçladı. Sachs’ın sözcüsü tazminat davası açmaya hazırlandıklarını da ileri sürdü. Ancak önceki hafta medyaya yansıyan bir hırsızlık olayı, GS’nin “başarısının” içyüzüne ışık tutuyor, Rolling Stone’un verdiği bilgileri destekliyordu.
Yazar Matt Taibbi, Rolling Stone’daki yazısına, “Büyük Depresyon’dan bu yana, teknoloji hisse senetlerinden eşik altı ev kredilerine, yüksek petrol, gaz ve gıda ve temel mallardaki ani fiyat artışlarına kadar hemen her önemli piyasa manipülasyonunun arkasında Goldman Sachs’ın değersiz varlıkları piyasada satması var” savı ve “bir yenisini daha gerçekleştirmek üzere” uyarısıyla başlıyor. Bu manipülasyonlara izin verecek yasal değişikliklerin gerçekleşmesini nasıl sağladığına ilişkin en çarpıcı örnekleri anlatıyor.
Taibbi, GS’nin, devletin üst düzeyindeki, tüm bunları gerçekleştirmesine yardımcı olan varlığına da dikkat çekiyor. Clinton’ın Hazine Bakanı Rubin, Bush’un krize ilişkin kurtarma paketlerini hazırlayan Hazine Bakanı Paulson, Bush Başkanlık Ofisi Personel Müdürü Joshua Bolton, Hazine Ofisi Personel Müdürü Patterson, Paulson’un, GS’ye milyarlar kazandıran, AIG kurtarma işleminin başına getirdiği Ed Liddy, New York Federal Reserv’in son iki başkanı, Kanada ve İtalya Merkez bankaları’nın başkanları, Dünya Bankası Başkanı, New York Borsası’nın başkanı, Taibbi’nin verdiği örneklerin başında geliyor. Paulson CEO olmak üzere, beylerin hepsi GS’ye yıllarca en üst düzeyde hizmet vermiş, milyar dolarlık servetler yapmışlar, sonra da devlet kapısında hizmet vermeye devam etmişler…
Bir taraftan piyasaları maniple ederken Sachs, bu kurumlardaki “adamları” aracılığıyla, işine gelmeyen düzenlemelerin kaldırılmasını sağlıyor; yeni düzenlemeleri, denetleme getirmeye çalışanların önünü kesiyor, adeta devletin içinde yaşıyordu. Taibbi, Goldman Sachs’ın bu bağlantıları sayesinde kurtarma paketlerinden en fazla yararlanan banka olmayı başardığını da örnekleriyle sergiliyor. GS’nin Rolling Stone dergisindeki, bankacı kılığında domuz resimleriyle süslü yazıya ateş püskürmesi, dava açmakla tehdit etmesi boşuna değil. Ancak…
Goldman Sachs’ın ‘kıyamet makinesi’
Tam bu sırada finans sitesi Bloomberg’de yayımlanan “Goldman Sachs ‘kıyamet makinesinin’ denetimini elinden kaçırdı” başlıklı bir yorum, bir yazarın “histerili” komplo teorilerinden öte bir durumla karşı karşıya olduğumuzu, GS’nin piyasa manipülasyonlarını nasıl gerçekleştirebildiğini, hem de “serbest piyasa” palavrasının içyüzünü gösteriverdi…
Jonathan Weil imzalı yazı, “Adalet Bakanlığı için bir daha yavaş davranır demeyiniz, hele söz konusu olan bir mali kuruluşun ihbarıysa” diyerek başlıyor ve GS’nin “ABD mali piyasasının geleceği tehlikede” ihbarı üzerine, Sergey Aleynikov adlı bir bilgisayar uzmanının 3 Temmuz’da New Jersey Havaalanı’nda tutuklandığını bildiriyordu.
Aleynikov, GS’de çalışıyormuş. Yılda 400.000 dolarlık bir maaşı bırakarak istifa etmiş, ancak bu arada ayrılmadan az önce, GS’nin “kıyamet makinesi” lakaplı bilgisayar programının kodlarını Almanya’da bir web sitesine transfer etmiş.
Aleynikov’un avukatının kefaletle serbest bırakılma isteğine karşılık mahkemedeki genç savcı yardımcısı Joseph Facciponti’nin hâkime, “Banka, piyasaların haksız yönde maniple edilme riskinden söz ediyor” sözleriyle yaptığı itirazı Bloomberg, “34 yaşındaki genç savcı yardımcısı ‘bombayı patlattı’” ifadeleriyle aktarıyordu.
Öyle ya yüzlerce trilyon dolar hacmi olan bir mali piyasayı kim nasıl maniple edebilirdi? Efendim, GS’nin kodları çalınan programı “kötü ellere düşerse böyle bir olasılık söz konusu olabilirmiş”, çünkü bu program “olağanüstü hacimde alış ve satışları olağanüstü hızlarda gerçekleştirebiliyormuş”.
Bir daha vurgularsak, genç savcının ağzından kaçırdığına göre, kötü niyetli insanlar bu programı kullanarak piyasaları allak bullak edebilirmiş, Aleynikov toplum için tehdit oluşturuyormuş.
Bankacılık çevrelerinde yakından izlenen Financial Services Blog’da Chris Skinner, “Goldman Sachs piyasa manipülasyonu yaptığını kabul etti” başlıklı yorumunda, bankanın avukatının “büyük çaplı haksız manipülasyon yapılabilir” sözlerinin bir itiraf olarak anlaşılması gerektiğine dikkat çekiyor ve “Umarım borsa denetim komisyonunda (SEC) birileri bu soruları sormaya başlamıştır” diyor.
Evet bu krizler harika, hazinede adamlarınız, hele elinizde bir de Goldman Sachs’ın “kıyamet makinesi varsa”… Ne oldu; petrol, gaz, ekmek fiyatları aniden yükseldi, siz aç kalmak ya da büyük paralar kaybetmek riskiyle mi karşı karşıyasınız? Ya da ülkenizin parası aniden dalışa mı geçti? N’olacak serbest piyasa işte…
Bu yazının üzerine size bir başka yazıyı daha sunuyorum. Bu da bizim piyasalarımıza yıllarını vermiş bir profesyonelin yazısı. Bana mail atmıştı biraz mailleştik ve en son bu yazıyı gönderdi. Bu yazıda yazılanlar tamamıyla kendi görüşleridir ve olduğu gibi veriyorum, piyasadaki bir profesyonelin gözüyle bizim İMKB ve VOB'a bakış açısını yakalamaya çalışalım.
Hocam, siz hic ceza almis veya sorusturmaya ugramis gercekten yabanciya ait bir fon veya hesap duydunuzmu?
Cevap:gercek yabancilar dokunulmazdir :):)
Gostermelik 3-5 tane ayak takimi yerli adliyeye sevk edilir ama asil soygun surer yani yabanci soygunu yani birileri israrla bu konu hakkinda gozunu kulagini kapatiyor. iste haberin linki http://www.haberturk.com/ekonomi/haber/162420-SPK-manipulatorunparasina-el-koyuyor.aspx
Kendimce soyle dunya endeksleri hakkinda birkac veri topladim piyasadan dikkatinize sunayim.
bombay endeksi(hani bizimle es tutuluyor ya) tarihi zirvesinden -%26 asagida ama bizim ekonomi ile karsilastirilmaz bile makro ekonomik denge acisindan
bovespa(bir ara bizimle es tutulurdu simdi kapisinda surundugumuz imf ye borc veriyor)tarihi zirveden -%25 asagida butce ve makro ekonomik dengeler bakiminda bizimle mukayese bile edilmez
dji krizin kaynagi zirveden -%35 asagida
dax avrupa devi zirveden -%34 asagida
gelelim imkb ye :) ulkemizi teget gecen krizle bizde zirveden -%24 asagidayiz yani brezilyadan bile iyi durumdayiz hatta ve hatta dunyada krizden en az etkilenen ulke konumundayiz :):)
HATTA VE HATTA GARANTI BANKASI ZIRVESINDEN -%15 ASAGIDA :):)
AKBANK DAHA IYI DURUMDA -%14 ZIRVESINDEN ASAGIDA :):)
AKBANK VE GARANTININ YABANCI ORTAKLARINA BAKMAK LAZIM ZIRVELERINDEN % KAC ASAGIDALAR :):)
ama bu ulkede devletin kurumlari hergun basin toplantisi duzenleyerek birbirleriyle celisiyorlar,kavga ediyorlar. Ülkedeki sanayi uretimi,kapasite kullanimi diplerde surunuyor. İssizlik tavanlarda ayni bizim borsa gibi :):) buyumeyi olumsuz etkileyecek benzin zamlari,kdv yukseltmeleri otomatige baglanmis durumda karsiliksiz cek,senet istatistikleri ucmus durumda,kredi kartini odeyemeyenler artiyor. Hacizler ve icra davalari tavanlarda dolasiyor haczedilen 2. el esyalara bakan bile yok onu birakin haczedilen sifir esyalar bile satilamiyor
AMA BIZIM BORSA SIRF 3 TANE ULUSLARARASI FON PARA KAZANACAK DIYE UCUYOR,MEYDAN BOS NASIL OLSA :)
bu fonlar karlarini realize edene kadar ucusa devam ederiz 3. dunya savasi bile ciksa etkilemez :)
Sayin hocam 10 senedir piyasalari her gun derinlikli piyasadan dakika dakika takip eden bir yatirimciyim,profesyonelim
Lutfen cuma gunu AKBANK TAHTASINDA DISKET SEANSINDA KADEMELERDE KACAR LOT MAL VARDI TAKIP EDENLERE SORUN
SORACAGINIZ YOKSA PAZARTESI GUNU ACILISA BAKIN :)
DOLASIMDA 1.324.892.130 LOT MAL OLAN AKBANK TAHTASINDA DISKET SEANSINDA ALIS VE SATIS KADEMELERINDE EVET YANLIS OKUMAYACAKSINIZ 1000-2000 EVET BIN-IKIBIN LOT ALICI VE SATICILAR VARDI :):)
siz daha iyi bilirsiniz hocam bu ne demektir bu su demektir:AKBANK INANILMAZ SPEKULATIF BIR KAGITTIR YANI BELIRLI GUCLER INANILMAZ BUYUK BIR COGUNLUGU ELLERINDE TUTMAKTADIRLAR VE GELISMIS DERINLIKLI PIYASALARDA OLAMAYACAK BIRSEY DIR:):) bu da turk borsasi spekulatif bir borsa haline geldigidir.
Simdi gelelim asil konumuza spot kullanilarak vadelide yapilan vurguna
Malum bir araci kurum 34.000 den itibaren 100.000 adet long pozisyon tasimaktadir
Su an itibariyle bu kurum 200 trilyon lira karda bulunmaktadir hatta bunu bir kismini realize etmistir yani bayagi bir ky iflas etmistir(araci kurumlarda tanidiklariniz varsa birkac telefon ile durumlari sorunuz)
Simdi diyeceksinizki bunun nesi suc? Adam pozisyon acmis ve kazanmis
Suç surada: tamamen hakim olunan spot piyasa vasitasi ile piyasa suni olarak yukseltilmis ve artik spottan para kazanamayan bir kac fon bu yontemle kagit uzerinde trilyonlarda kar elde etmislerdir ve zamanla uzlastirma yoluyla bu kar realize edilecektir.
Diyeceksinizki spotta neden para kazanmiyorlar?
SPOTTA YERLI YATIRIMCI MI KALDI? :):) ELELRİNDEKİ KAĞITLAR KAKALAYACAK YATIRMCI MI VAR? NASIL OLSA IMKB'YE KÜSEN YATIRIMCILAR ŞİMDİ VOB'DA MACERA ARIYORLAR. TAHTALARDA KADEMEDEKI ALICI SATICILARIN KACI GERCEK YATIRIMCIYA AIT KACI FIKTIF INCELEMEK LAZIM :)
AMA MAALESEF SOZKONUSU YABANCI BIRILERI OLUNCA HEMEN KULAKLAR DUYMUYOR GOZLER GORMUYOR.
Neyse uzun lafin kisasi bu sistem desifre edilmezse birkac seneye kadar Turkiyede ne yatirimci kalir,ne araci kurum kalir nede gercek piyasa kalir
Bu mantik ve vurdumduymazlikla piyasamiz maalesef kumar masasi olarak kalir baskada birsey olmaz
HOCAM SIZDEN RICAM BU MAILIMI SITENIZDE HERKESIN OKUMASINA ACMANIZDIR
Herkes parasina sahip olsun, saygilar sevgiler, Mehmet Özcan
Şimdi bir de bir duayenin yazısına bakalım. Sevgili Güngör Uras neler yazmış?
HER GÜN 2600 EVE HACİZ GELİYOR!
MİLLİYET - 29 Temmuz 2009 çarşamba
Rakamlara bakınız... Ekonominin ve halkımızın ne durumda olduğuna siz karar veriniz:
- Dünyada krizin en ağır yaşandığı ülkeler sıralamasında 3. sıradayız. 2009 yılının birinci çeyreğinde ekonomimiz % 13,8 oranında küçüldü.
- Son bir yılda imalat sanayiinde üretim yüzde 24,5 oranında geriledi. İstihdamdaki daralma yüzde 10,6 oranına ulaştı.
- İhracat gelirimiz yüzde 30 azaldı.
- İç borç stokumuz 30.6 milyar TL artışla 302 milyar TL’ye çıktı.
- Bu yıl bütçe 50 milyar TL dolayında açık verecek. Bunu iç borç ile kapatacağız.
- 1 milyon 250 bin sigortalı işçi işini kaybetti. Türkiye İş Kurumu’na başvurdu. İşsizlik oranı ilk defa Türkiye rekorunu kırarak % 16’ların üzerine çıktı. Genç işsizlerin oranı ise % 30’ları aştı. 450 bin civarında üniversite mezunu gencimiz işsiz.
45 bin araç haczedildi
- Cumhuriyet tarihinde ilk defa ceza ve tevkifevlerinde mahkûm ve tutuklu sayısı 100 bin barajını aşarak 111 bin kişiye ulaştı.
- Son bir yılda 950 bin kişinin evine, işyerine ya da maaşına icra geldi. Bunu 365 güne bölersek her gün ortalama 2.600 ev veya işyerine icra memurunun gittiğini görürüz.
- 45 bin araç haczedildi. Bunu 365 güne böler isek, günde ortalama 123 aracın haczedildiği ortaya çıkar.
- Kapanan işyeri ve fabrika sayısı 100 bine dayandı. Bölelim 365 güne... Her gün ortalama 270 işyeri veya fabrikanın kapısına kilit vuruluyor demektir.
- Son bir yılda kanuni takibata intikal eden karşılıksız çek sayısı 1 milyon 600 bin. Her gün ortalama 4.400 dolayında karşılıksız çekin kanuni takibata intikal ettiği anlaşılır.
- Protestolu senet sayısı 1 milyon 574 bine çıktı.
Prime vergi borcu 130 milyar TL
Bu rakamları Kamu-Sen için iktisatçı Ercan Han’ın hazırladığı rapordan aktardım...
Bir ekleme de Şükrü Kızılot’tan yapayım. Şükrü Kızılot’un tahminine göre,
- Kayıtlı işverenlerin (Kümese girmiş kazların) SSK, Bağkur ve vergi borçları ile bu borçların gecikme faizleri toplamı 130 milyar TL’yi (yaklaşık 90 milyar dolar) buldu. Bu borçlara yıllık yüzde 30 faiz işliyor. Bu borçları ödeyemeyenlerin işyerleri, evleri icra ile satılıyor. Bu işverenler keyiflerinden değil, çaresizlikten SSK, Bağkur ve vergi borçlarını ödeyemiyor.
İyi de bu tablo karşısında Büyük Türk Büyükleri acaba neden ilgisiz?
- Bu rakamlardan haberleri mi yok?
- Rakamları bildikleri halde, rakamların önemini mi anlamıyorlar?
- Bu sorunların kendi kendine çözüleceğini mi sanıyorlar?
- Batan batar... Kalan sağlar bize yeter mi diyorlar?
Büyük Türk Büyükleri’ne birilerinin anlatması gerekiyor. Her şeyin başı üretimdir. Üretim olmaz ise iş olmaz, aş olmaz. Gelir olmaz. Refah olmaz. Ekonomisi çöken bir ülkede iktidar olmak hiçbir işe yaramaz.
*****
ÇOK MU KARAMSAR GELDİ? Bana inanın piyasalar çok coşkulu olacaktır.
Benim de mesajlarım var. Önce Mehmet özcan'a
Böyle karamsar yazan insanlardan nefret ediyorum. Ne olur bardağa dolu tarafından baksalar. Mesela yabancılar burada manipülasyon yapıyorlarmış!... Daha ne istiyorsun adama burada para kazandırıyoruz. Yabancı yatırımcı geliyor... döviz geliyor.. adamı ipe assak manipülasyon suçundan içeri atsak bir daha yabancı falan gelir mi? O zaman nerden buluruz dövizi?
Sevgili Mehmet Özcan, bu ülke daha düne kadar borsada yabancıya vergi yok, ama Türk vatandaşı olana vergi var diyen bir ülke idi. Sen nasıl bu yabancıların maipülasyon yaptığı için suçlanmasını beklersin? Hayal mi görüyorsun. Biz ürürüz kervan yürür.
Bir de Güngör Uras'a mesajım var. Sevgili Güngör abi, hiç mi olumlu gelişme yok bu ekonomide? Bir sürü kara haber vermişsin. Hergün 2600 eve haciz geliyormuş. Eeee gelsin... Böylelikle şehirden köye göçü başlatabiliriz. Bu verimsiz insanlar gidip tarlada çalışsınlar. Lütfen böyle kara tablolar çizip insanın içini karartmayın. Görmüyor musunuz? Faizler tarihi dibe geldi. Siz hiç hayatınızda Türkiye'de tek haneli faiz gördünüz mü? Enflasyonun yüzde 5'e düşeceğini hayal edebilir miydiniz? Tamam anlıyorum enflasyonu düşürme pahasına işsizliği %16'ya çıkardık ama olsun canıııııım. Onu işsizler düşünsün... Bizim nasıl olsa işimiz gücümüz var.
********
Perşembe günkü yazımda VOB'da strateji ne olmalı başlıklı bir yazı yazacağımı belirtmiştim. Vazgeçtim. Yazmıyorum...