29 Haziran 2009
Geçen hafta genel olarak olumlu olan piyasalar bu haftaya birazcık tedirginlikle başlamış görünüyor. Bu yazının yazıldığı saat itibariyle, Asya borsalarında yüzde 1'in üzrinde gerileme var ve Dow Jones Future'ları da yüzde 0.54 aşağıda bulunuyor.
Bu hafta ABD'den gelecek olan tarım dışı istihdam verileri çok önemli bir veri olarak beklenecektir. Cuma günü ABD piyasaları tatilde olacaktır. Daha önceki yazılarımda da vurguladığım üzere gelen olumlu haberlere rağmen, Dow Jones'Un verdiği tepkiler zayıfladı. Bize baktığımızda ise, şu an piyasalarımızı ayakta tutan en önemli beklenti IMF beklentisidir. Fakat bu sabah Özgür Yurtdaşseven'in bana göndermiş olduğu haber de oldukça ilgi çekici;
*Hükümetin, merakla beklenen üç yıllık mali planını temmuzda IMF ile paylaşması bekleniyor. IMF’nin ön şartlarında yumuşama olmazsa stand-by askıya alınacak. Son gelişme aslında bir sürpriz değil, aylardır devam eden görüşmelerin genel görüntüsünü yansıtıyor. Piyasaların bulunduğu konuma göre IMF yorumu yapıyor öngörüm paralelinde endeksi bir kez daha hareketlendiren 6. IMF yükselişi sonrası bu haber sınırlı bir kar realizasyonu sebebi olabilir.
Kaynak : Star
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın açıklamaları ile gündeme gelen, ekonomi yönetiminin ‘IMF’siz programının’ ayrıntıları netleşti. Ankara’nın IMF’siz planına göre, temmuz ayında da IMF ile stand-by anlaşması konusunda bir ilerleme sağlanamazsa, stand-by seçeneği askıya alınarak, IMF’siz bir program için düğmeye basılacak. Temmuz başında, yüzde 4.5-5’lik küçülme baz alınarak hazırlanan 3 yıllık program açıklanacak. IMF anlaşması olmadan program uygulanmaya başlanacak.
KÜÇÜLME REVİZE EDİLİYOR
IMF ile yeni stand-by anlaşması konusundaki görüşmelerde bir ilerleme sağlanamaması nedeniyle, IMF’siz program hazırlıklarını başlayan ekonomi yönetimi, IMF’siz program hazırlıklarını son aşamaya getirdi. Üç yıllık bir mali plan hazırlayan ekonomi yönetimi, 2009 başta olmak üzere tüm makro hedefleri tekrar ele aldı. Yapılan değerlendirmelerde daha önce yüzde 3.6’lık küçülme olarak belirlenen 2009 yılı büyüme hedefi revize ediliyor. Ekonomi yönetimi, IMF ve Dünya Bankası tarafından da gündeme gelen, Türk ekonomisinin 2009 yılında yüzde 5-5.5 oranında küçüleceğine ilişkin tahminleri de dikkate alarak, üç yıllık ekonomik programda, eksi yüzde 4.5-5’lik büyüme hedefini baz alarak hazırlıyor. Böylece, makro hedefler gerçekçi bir yapıya kavuşturulmuş olacak. Üç yıllık mali plan temmuz ayı başında açıklanacak. Plan IMF ile de ele alınacak ve stand-by anlaşması için IMF’nin nabzı yeniden yoklanacak.
İHTİYATİ STAND-BY DE GÜNDEMDE
Eğer IMF, daha önce gündeme getirdiği ön şartlarda bir yumuşama göstermezse, teknik heyet Türkiye’ye çağrılmayacak. IMF ile orta yol bulunursa, heyet davet edilecek. Anlaşma sağlanamaması halinde ise IMF ile stand-by anlaşması yapılmasına ilişkin proje askıya alınacak. Ekonomi yetkilileri, ihtiyati stand-by’ın da gündemde olduğunu söylediler.
Uzlaşma olmasa da IMF heyeti gelecek
Stand-by anlaşması konusunda bir uzlaşma sağlanamasa da IMF teknik heyeti, yıllık olağan gözden geçirme için eylül ayında Türkiye’ye gelecek. IMF teknik heyetinin, bu yıl ekim ayında Türkiye’de yapılacak olan IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantısından önce Türkiye’ye gelerek incelemelerde bulunması bekleniyor.
TÜGİK: IMF parasına ihtiyaç yok ama anlaşma yapılmalı
Türkiye’nin bundan sonra yoluna ‘IMF ile mi? IMF’siz mi?’ devam edeceğine yönelik tartışmalar sürerken Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkanı Hazim Sesli, Türkiye’nin parasal açıdan IMF’ye ihtiyacının olmadığını, ancak bütçe disiplini ve yabancı yatırımcının gelmesi için anlaşma yapılması gerektiğini söyledi. Sesli ‘Bu seçimde bile IMF ile anlaşma yapılmaması büyük bir sancı, problem oluşturmadı’ dedi. Antalya’da yapılan TÜGİK Yönetim Kurulu toplantısında konuşan Sesli, siyasetteki gelişmelerin, ülkenin gelişmişliğine uymadığını belirterek, ‘Darbe söylemleri ve ortaya atılan iddialar demokrasimize yakışmıyor’ dedi.
Ben IMF ile bir anlaşma olacağına inanmıyorum. Eğer anlaşma olursa, bu sadece zorunluluktan dolayı olabilir. Yani işler bir anda sarpa sararsa bir anlaşma yapılmak zorunda kalınabilir. Bu aşamada döviz oldukça düşük seviyelerdedir ve 1-2 ay vadeli alım düşünülebilir. Borsa kısa vadeli yukarı hareketler yapsa da, artık bu seviyelerde çok fazla pozisyon açmak risklidir.
NOT:VOB konusundaki maillerinizi alıyorum. Bunları cevaplayan ayrıntılı bir yazıyı bu akşam yazacağım.