30 Haziran 2009
Son bir iki haftadır, IMF konusu yine gündemde ve bizim piyasalarımız tarafından da ciddi biçimde satın alınıyor. Bildiğiniz üzere bundan 1 ay kadar önce piyasa yine hızlı yukarı hareketler yaparken, önce ne olduğunu anlamamıştık ve yaklaşık bu hızlı hareketten iki veya üç gün sonra raporlar gelmeye başlamıştı. Bu raporlar yabancı raporlardı ve IMF ile anlaşma olacağını yazıyorlardı ve bilgi kaynakları da IMF idi. Fakat olmadı. Çünkü başbakan faktörü unutulmuştu. IMF ile anlaşmaya IMF değil sayın Erdoğan onay verecektir.
Şimdi ise yine IMF ile anlaşma gündemde, ama bu sefer zannedersem eşşeklerini biraz daha sağlam kazığa bağladılar ki rahat alımların olduğunu görüyoruz. IMF konusu ilk defa sayın Başbakan tarafından zikredildi ve anlaşmanın olacağı sinyallerini verdi.
Eğer ben yukarıda yazmış olduğum paragrafı kendim yazmayıp da bir başkasının ağzından yazılmış olarak okusaydım hemen bugün hisse almak isterdim. Fakat "IMF ile anlaşma olacak" beklentisini satın almakla, Atilla'nın deyimiyle rus ruleti oynamak arasında pek bir fark olmadığını düşünüyorum. Çünkü...
Hatırlayınız... Yıl 2005 ve Ekim ayındayız. Sayın Başbakan Brükselde ve AB ile müzakerelerin başlama tarihi alınacak ama sayın Başbakan "uçağımı hazırlayın" diyor ve o anda piyasalar alt üst oluyor. Daha sonra sayın Erdoğan'ın ikna edildiği haberi geliyor. Piyasalar yükseliyor. Anormal bir volatilite oluşuyor.
IMF konusunda da şu an pazarlıklar kapalı kapılar ardında yürüyor ama asıl utanmamız gereken konu; "devletimizin kapalı kapılar ardında yürütüyorum" demesine rağmen, bazı yatırımcıların bunu önceden haber almasıdır. Bu yatırımcıların bilgi kaynağı beresidir bilemiyorum ama hem sayın Babacan ve Sayın Mehmet Şimşek bu konuya özen göstermeli hem de IMF tarafı uyarılmalıdır. Ya da şu an yürütülmekte olan pazarlıklar olduğu gibi şeffaf bir şekilde götürülmelidir. Aksi halde bu piyasada sırf bu yüzden çok fazla kişinin canı yanabilir.
Az önce AB'den müzakere tarihi alma maceramızı anlattım ve saniyeler içinde neler olduğunu tekrar hatırlatmak istedim. IMF konusu da böyle olacaktır. O UFAK TEFEK noktalar aslında İRİ noktalardır ve iş en son aşamada Lipsky ile Erdoğan'ın oluruna kalacaktır. "Anlaşma yapıldı ve bitti yarın imzalar atılıyor" denilse bile her an herşeyin olabileceğini aklınızdan çıkarmayınız.
NOT: Bugün sabah saat 09:10'da Haberturk'te Yiğit Bulut'la birlikte olacağız. Geniş yorum ve analizlerimi izleyebilirsiniz. Ayrıca dün, basın mensupları arkadaşlarla VOB genel müdürü Çetin Ali Dönmez ve gözetim müdürü Gökhan Ugan ile bir toplantı yaptık. VOB ve manipülasyonlar konusunda ayrıntılı bir yazı yazacağım fakat dünkü Telekom arızası olayının ardında kötü niyet aramaya gerek yoktur. Bu tür durumlar olabilir. Bu çarşamba akşamı saat 21:00'de SKYTURK'de VOB Gn. Mdr. sayın Çetin Ali Dönmez'i konuk edeceğim ve kafamızdaki bütün sourları kamuoyu önünde kendisine soracağım. Henüz kesin teyit olmadı ama çok büyük olasılıkla bu çarşamba veya olmazsa en geç gelecek çarşamba EKOANALİZ programımda birlikte olacağız.