Oy kullanın! Mesele pay/payda meselesi

Bugün seçimden önceki son iş günü. Finansal piyasalarda pozisyon almak ya da var olan pozisyonlarını kapatmak isteyenler için son fırsat bugün. Bugün piyasalarla ilgili meseleleri bir kenara bırakarak seçimlere dair birkaç dileğimi/önerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ben, 27 milletvekili çıkaracak olan İstanbul 2. Bölgede oyumu kullanacağım. En büyük dileğim kimi seçtiğim, dar bölge seçim sistemine geçilmesi. İster benim tercihim seçilsin, isterse benim oy vermediğim. Bu yöntemde fark etmeyecek. Ben kimden hangi vaadini hayata geçirdi, hangini geçirmedi, neyin hesabını soracağımı bilebileyim.

Hadi bu olmadı diyelim. Oyumun eşitlenmesini istiyorum. Benim seçim bölgemde 2007 yılında bir milletvekili seçilmesi için 62 bin civarında oy gerekirken, Hakkâri’de (tek değil, sadece bir örnektir!) bir milletvekili seçilmesi için 14 bin 500 oy yeterli olabiliyor. Basit hesapla İstanbul 2. Bölge’deki 4.25 vatandaşın oyu bir Hâkkari’de oy kullananın oyuna eşit oluyor. Daha vahim oranlar da var. Abartmadan sormak istiyorum, ‘Oyların gücündeki dengesizlik; hadi adil olmaktan geçtim; sizce demokratik mi?’ Oylarda eşitlik sağlayan bir seçim sistemi diliyorum.

Bu da mı olmadı… Hiç değilse barajı düşürelim. Yüzde 5 hadi bilemedin yüzde 7.5’e indirelim. Yukarıdakileri yapamıyorsak bari bunu yapalım da farklı sesleri de duyabilelim.

Kanunları bunu da mı yapacak şekilde değiştiremedik mi?

O zaman hiç değilse hepimiz sandığa gidelim! Gidelim ve hepimiz lütfen ama lütfen geçerli oy kullanalım! Neden mi? Yukarıdaki dileklerimin hepsi daha adil bir seçim sistemi içindi. Madem sistemimizi daha adil hale getir(e)miyoruz, bari seçimlerimizin ne olduğu ortaya çıksın. Nasıl olacak bu iş derseniz… Herkesin geçerli oy kullanmasıyla!

Milletvekilliklerinin nasıl dağıldığını seçim sistemi belirliyor. Ama bir de oy oranı meselesi var! Geçerli oy kullanıldığında sandığa giden seçmen sayısı büyüyor ve toplam kullanılan oy sayısı, oy oranı hesaplamasında “paydayı” temsil ediyor. Yani oy kullananların bütününü. Hangi partinin kaç oy aldığı da oy oranı hesabındaki “payı” temsil ediyor. Yani toplam kullanılan oy bütününden ne kadar “pay aldığını”.

Herkes tembellik etmeyip sandığa gider ve protesto amaçlı da olsa geçersiz oy kullanmayıp, geçerli oyunu bir partiye veya bağımsız bir adaya oyunu verecek olur ise nihayetinde ortaya çıkacak oy dağılımı tablosu, milletvekili dağılımından “farklı bir resmi” ortaya çıkaracaktır.

Aslında seçim sisteminin karmaşık aritmetik labirentlerinde yapılan milletvekili hesaplamalarından öte bu “resim” gerçeği daha fazla yansıtacaktır. Haa bu tablo tek başına bir partinin büyük çoğunlukla iktidara gelmesini sağlıyorsa halkın tercihi doğrudur deyip, buna saygı duymak gerekiyor. Diğer yandan halkın oylarının “makul” çoğunluğunu almasına rağmen, sırf baraj ve seçim sisteminden dolayı parlementoda “orantısız bir güce” ulaşılması durumunda işlerin kontrol çıkmasının önündeki en büyük dayanak işte bu oy dağılımı tablosu olacaktır!

Her bir seçmenin bu gerçeğin farkında olarak oyunu kullanması çok önemli! Vatandaş olarak nadir zamanlarda elde ettiğimiz “söz söyleme hakkını” kullanmak hepimize daha iyi günler getirsin!

Ali AĞAOĞLU

“Oy kullanın! Mesele pay/payda meselesi” ile ilgili 2 yorum

  1. Sayın Ali Bey, makalenizle ilgisi olmamakla birlikte, size sormak istediğim bir soru var ?

    Mart-Mayıs sürecinde yaşanan felaketlerin ardından sigorta şirketlerinin 300Milyar$ zarar karşılayacakları satır aralarında söylendi.
    Bu felaketleri japonyadan amerikaya kadar bilyoruz.

    Mayıs ayında yaşanan global para çıkışları, ağırlıklı olarak ( siz tabii bir yere bağlayacaksınız muhtemelen :)]
    sigorta şirketlerinin ödemelerine bağlı portföy boşaltması olarak yorumlamak ne kadar doğru olur
    teşekkür ederim.

  2. Sayın editör bir satırı düzeltmek istiyorum Ali Bey genellikle hepsi birden demektedir.
    Ben para çıkışının ağırlıklı nedeni ni merak ediyorum

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir