Yedi Yıl Bolluk Yedi Yıl Kıtlık

Asaf Savaş Akat

Küresel likidite bolluğu tüm tarihi rekorları altüst ediyor. Ama mali piyasalarda hava bozuldu. Rivayetler muhtelif. Yunanistan ne olacak? İran’a askeri müdahale petrol fiyatını nasıl etkiler? Çin yavaşlıyor mu? Korkunun ecele yararı olmazmış.

Dün borsalarda düşüş durdu. Son baktığımda parite 1.31 civarında seyrediyordu. Hafta başında 2.08 TL’yi gören döviz sepeti biraz, 2 krş. geriledi. Not: Yeni simgeyi indirdim ama kullandığım yazı tipine (Times New Roman) uymuyor.

Bu sabah ocak sanayi üretimi verileri çıkıyor. Piyasa geçen yıla kıyasla yüzde 3,3 artış öngörüyor. Ben daha iyimserim. Öğleden sonra martın ilk Beklenti Anketi yayınlanıyor. Enflasyon, kur ve büyüme tahminleri ilgimi çekiyor.

15 yıllık çevrim

Kemal Derviş’in küresel kriz analizini yeni tanıttım. Aynı sitede MIT-Harvard öğretim üyesi Jeffrey Frenkel’in ilginç bir makalesi yayınlandı: “Acaba Yükselen Piyasalar 2012’de Çökecek Mi?” (www.project-syndicate.org/commentary/frankel11/English <http://www.project-syndicate.org/commentary/frankel11/English>).

Frenkel önce bir gözlem yapıyor. Yükselen piyasalar son yedi yılı çok parlak geçirdi. Büyüme, kamu maliyesi, kredi notu vs. temel göstergeleri gelişmiş ülkelerden çok daha iyi çıktı. Ardından bir uyarı geliyor.

“2012 başlarken, yatırımcılar yükselen piyasalarda bir düzeltme zamanının geldiğini düşünmeye başladı. Risk iştahının tekrar düşmesi pekâlâ bunu tetikleyebilir. Çin’de bir “sert iniş” olabilir mi? Hammadde fiyatlarının düşmesi Latin Amerika’yı vurur mu? AB’nin kamu borcu belası Türkiye gibi komşulara bulaşır mı?”

Frenkel “15 yıllık çevrim” hipotezini hatırlatıyor. Buna göre yükselen piyasalar 15 yılda bir krize giriyor. Ampirik kanıtla başlıyor. Örneğin 1982 Meksika borç krizi ile 1997 Asya Krizi arasında tam 15 yıl var. Son kriz tarihine 15 ekleyince 2012 ediyor.

Olur mu? Bu noktada Frenkel bambaşka bir alana giriyor. İncil’de Eski Ahit’e dönüyor. Firavun’la Yusuf Peygamber’in hikâyesini anlatıyor. Ayrıntılarını internetten kontrol ettim.

Firavun ve Yusuf Peygamber

Firavun’un rüyasında Nil’den yedi sağlıklı ve şişman inek çıkıyor. Ama ardından gelen yedi cılız ve sağlıksız inek onları yiyor. Benzer bir rüyayı tekrar görüyor. Tefsirini Yusuf Peygamber’den istiyor. Frenkel şöyle anlatıyor.

“Rüyanın anlamı açıktır. Önce yedi bolluk yılı olacak, Nil’in taşması sayesinde çok iyi hasat kaldırılacak. Ama bunu yedi kıtlık yılı izleyecek, kuraklık açlığa yol açacak. Hakikaten öngörü tutuyor. Firavun da Yusuf’a inanıyor. Yedi bolluk yılında ambarları dolduruyor. Böylece yedi kıtlık yılında Mısır halkı açlıktan kırılmıyor. Bu hikâye gelişmiş ve gelişen ülke yöneticileri için çok değerli dersler içeriyor.”

Şimdi yakın geçmişe dönelim. 1975-81 arasında petro-dolarlar gelişen dünyada büyümeyi besliyor. 1982-89 arasına ise “kaybolmuş on yıl” deniyor. İkinci çevrimde 1989-96 arasında küresel sermaye akımlarının sağladığı büyüme 1997-2004 döneminde tersine dönüyor.

Son bol sermayeli çevrim 2004’ten 2011’e geliyor. Frenkel’in ağzından bitirelim:

“Eğer tarih kendini tekrar edecekse, yükselen piyasalara sermaye akımlarının üçüncü kez aniden durması (“sudden stop”) zamanı geldi.”

“Yedi Yıl Bolluk Yedi Yıl Kıtlık” ile ilgili 2 yorum

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.