Atilla Yeşilada – Yazamadıklarım

Çok kötü bir haftayı geride bırakıyorum, votka-bira ve bu satırlarda adli kovuşturmadan korkuttuğum için adını veremeyeceğim diğer keyif verici maddelerin dahi iyileştiremediği derin bir depresyon halindeyim.

Hemen bir açıklama yapayım, Cumhuriyet baskını ya da HDP MV’nin tevkif edilmesi ya da sosyal medyanın kapatılması değil beni depresyona sokan. Onların başımıza geleceğini Sarı İneği verirken biliyorduk. Bu konularla ilgili olarak ne düşündüğüm kısa bir fıkra ile izah edeyim: Timurlenk’in fili Ankara’da bağ-bhaçe bırakmaz, her yeri kırar-geçer, her şeyi yer bitirir. Ahali Nasreddin Hoca’ya yalvarır, “Hocam, git şu hükümdara söyle de fili bağlatsın.” “Tamam” der Hoca Timurlenk’in gaddarlığını bilmesine rağmen, “ama siz de arkamda olacaksınız”. “Tamam” der ahali. Araya eş-dost sokarak Timurlenk’ten randevu alınır. Kudretli Moğol imparatoru karşısında ayakları titreyen Hoca güçlükle söze başlar “Efendim, şu filiniz var ya..” “Eee n’olacak lan?” diye kükrer Timur. Hoca yutkunur, arkasına bakar, ahali vitesi ikilemiş. Güçlükle gülümser: “Efendim”, “der tek başına çok sıkılıyor da, bir de dişisini getirseniz”. Valla, bugün Sermaye Piyasaları Konferansı’nda RTE’i salondan çıkarken gördüm, “Kurtar biz Uzun Adam, Tanrı benden alsın, sana versin” diye bağırmamak için kendimi güç tuttum. Son Metropoll anketi? Bugün referandum olsa, %53’müz RTE’ye oy verecek. Daha ne diyeyim?

Yazının devamı için TIKLAYINIZ. (Paraanaliz.Com)

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir