Çetin Ünsalan – Türkler, Avrupa’nın rafını kapıyor

Çetin Ünsalan

Rusya’ya 2 yıl sonra domates ihracatı başladı. Önemsiz mi; değil. Ama önemli de değil. Son bir yıldır domatesle yatıp, domatesle kalkıyoruz. Oysa geçtiğimiz cuma günü katıldığım toplantıda anlatılanları tartışsak, vaktimizi de boşa harcamamış olacaktık.

Ülkede sürekli geyik muhabbeti yapılıyor, sosyal medya üzerinden birbirimize atarlanarak da kendimizi önemli hissediyoruz. Aslında iktidarından muhalefetine, sosyal medya mensuplarından sokaktaki geyiğe kadar, köy kahvesi tadında, hep boş muhabbet yapıyoruz.

Oysa, Lezzet Dernekleri Federasyonu Başkanı Vasfi Pakman, ANFAŞ’ın 17 Ocak 2018’de HotelEquipment – FoodProduct Fuarları’nda gerçekleşecek bir toplantıdan bahsetti.

Yapılanmanın içerisinde AB’deki ithalatçılar ve perakendeciler kadar, Türk ihracatçılar da var. Pakman, dünyaca ünlü ANUGA Fuarı’nda son bağlantıların yapıldığını ve ilk toplantının da Antalya’daki fuar esnasında gerçekleşeceğini söyledi.

Bu toplantıda Avrupa’daki alıcılarla ortak bir çalışmanın nasıl yapılacağının üzerinde durulacak. Hedef, marketlerden alınan Türk ürünlerinin sayısını arttırmak. Frankfurt, Köln ve Berlin hattında bu çalışmaların başladığını öğreniyoruz.

Bilhassa Avrupa’daki Türk marketlerinde bir adet başladığını belirten Pakman, Türk lezzetlerinin tattırılmasının göz ardı edilmeyecek önemde olduğunu söyledi. Daha ilginç olanı ise Avupa’daki Türk marketçilerin payının hızla artıyor olması.

Avrupa’daki Türk marketlerinin hızla büyüyüp, şubeleşmesi AB pazarı açısından çok önemli. Pakman, Avrupa genelinde örneğin grossmarketlerin Türkler’e geçmeye başladığına dikkat çekti.

ANFAŞ Genel Müdürü Murat Özer, bu konuda her türlü desteği vereceklerini, hatta 2018 Ekim’de yaş meyve sebze lojistiğine ilişkin bir fuar organize edeceklerini vurguladı. Antalya neden önemli? Antalya Mersin hattından oluşan Akdeniz havzası, Türkiye’nin bu alandaki ihracatının yüzde 85’ini yapıyor.

Sadece gıda mı? Endüstriyel mutfak yine dış ticaret fazlası veren bir sektör. TÜSİD Başkanı Ahmet Gürkaynak’ın verdiği bilgiye göre geçen yıl büyümesi yüzde 10… 2018 ihracat hedefi 1,5 milyar dolar. Bu haliyle Türkiye’nin büyümesinin çok üzerinde seyri var.

Ben de TİM Başkanvekili Tahsin Öztiryaki’ye bu tip Türkiye’nin üzerinde büyüyen sektörlerin tespit edilerek ihracatlarının desteklenmesi adına ne düşündüklerini sordum. Verdiği bilgiye göre endüstriyelin ötesine geçip, meseleye mutfak olarak baktığımızda toplam ihracat rakamı 3,4 milyar dolara vuruyor. En önemlisi dış ticaret fazlası veriyor.

Öztiryaki de yapılan çalışmaların bu doğrultuda olduğunu belirtip, önemli olanın kilogramda 1,5 dolar olan geliri 5 dolar seviyesine çıkarmak olduğunu vurguladı. Bunun yolunun da yemekte bile tasarımdan geçtiğine dikkat çekti.

Yemekte tasarım demişken, Türkiye Aşçılar Federasyonu Zeki Açıköz’den de öğreniyoruz ki gastronimi turizmi sonunda, Türk turizminin bir parçası olarak görülmeye başlanmış. Hindistan’da, Rusya’da yerel aşçılara Türk yemekleri yaptıran organizasyonlardan bahsedip, fuarda da bir benzerinin hayat bulacağını anlattı.

Şimdi bunların hepsini alt alta koyduğumuzda, Avrupa’daki market rafları, oradaki Türkler’in eline geçiyor; buralarda Türk yemekleri tattırma eğilimi güçleniyor. Öte yanda gastronomi ile özgün lezzet atağı başlatılıyor ve endüstriyel mutfakla da başka bir katma değer yakalanmaya çalışılıyor. Tümü de fuar çatısı altında görücüye çıkıyor.

Türkiye’nin bir tarafta reel sektörün ve profesyonellerin çabasıyla başlattığı bir atak var; öteki tarafta domates satmaya çalışan bir ekonomi yönetimi. Eğer birincisini değil, ikincisini tartışıyor ve haber yapıyorsak; üzgünüm ama bunun adı sadece geyik muhabbetidir.

Bu muhabbetten de ne ihracat artışı, ne katma değer çıkmaz. Çıksa çıksa, içi boş bir manşet çıkar: Rusya’ya domates ihracatı başladı.

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.