Çetin Ünsalan – İran muafiyetinde ince detay

Çetin Ünsalan

Türkiye son derece hayati bir kırılmayı şimdilik atlattı. İran’a olan yaptırımlar meselesinde muafiyet tanınan ülkelerden biri oldu. Açıkçası bunun dolar üzerindeki etkisi de hemen görüldü. Fakat bu etkinin de risk algısını ötelemekten kaynaklanan bir alım fırsatı olarak kullanılacağını hemen belirteyim.

Yani bu sahte bahar havası dolar ile ilgili konuda sizleri yanıltmasın. Ayrıca söz buradan açıklanmışken, doların 7 seviyelerinden gerilemesine rağmen, enflasyonun halen çıkış trendinde olduğuna da dikkatinizi çekerim.

Demek ki dolar kaynaklı ve fırsatçılardan kaynaklanan bir enflasyon gerçeğimiz yok. Tıpkı doların jeopolitik gelişmelerin etkisiyle zamanından önce değer kazanmasının, dolar ile ilgili sorunlarımızı gevşemesiyle birlikte ortadan kaldırmadığı gibi.

Tekrar konuya döner ve İran yaptırımları konusunda Amerikalı yetkililerinin açıklamasına bakarsak, mutluluk kelebeği gibi ortada gezenleri bir kenara koyup, çok da konuşulmayan ince bir detayın üzerinde durmak gerekiyor.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun açıklamasını doğru okursak, Çin, Hindistan, Güney Kore, Japonya, İtalya, Yunanistan, Tayvan ile birlikte Türkiye’ye ‘geçici’ bir muafiyetin tanındığını açıklaması önemli.

Bu ‘geçici’ kavramının tam olarak karşılığı yok. Ne zamana kadar ve nereye kadar geçici bir muafiyetten bahsediyoruz. Yine aynı çerçevede dış güç olarak yeri göğü inlettiğimiz ABD ile bu yumuşayan ilişkilerin bir mantık çerçevesine oturtulması gerekiyor.

Yani ‘neden’ sorusunun yanıtını bulmamız şart. Hiç kimse bana ‘ABD, Türkiye’nin önemine dayanarak geri adım attı’ masalını anlatmasın. Bu inandırıcı değil. Çünkü Amerikan Dışişleri Bakanı’nın gerek Brunson, gerekse İran konusundaki açıklamalarına bakılırsa, çok net ve tavizsiz olduğunu görüyoruz.

O zaman yanıtı bulunması gereken kritik soru şu: Ne karşılığında bu gevşemeyi sağladık? Nispeten Brunson ile ilgili gelişme gözümüzün önünde oldu. Ama İran konusu tamamen bilinmezliğini koruyor.

Çünkü bunun yanıtını bulamazsak, dolardaki geçici gevşemenin de, kaldırılan yaptırımların da, İran’daki yine geçici muafiyetin de hangi faturayla önümüze geleceğini bilemeyiz. Türk kamuoyuna mutlaka bu yanıtların verilmesi lazım.

Ayrıca Türkiye’nin muafiyet alarak kenara çekilmesi en büyük hata olur. Bu konuda kendisine anlayış gösterilmiş olsa dahi, İran’a ambargo konusunda komşusundan yana tavır koyması, AB nezdinde oluşan kamuoyunu da hareketlendirerek bu bombanın fitilin ateşlenmesini engellemek için çalışması gerekir.

Aksi takdirde rüşvet alıp, kenara çekilen bir ülke konumundan, ileride çok daha büyük bir belayı başına saracak potansiyel riskli ülke konumuna kadar uzanan geniş bir yelpazede yeni sorunlara kapı açıyoruz demektir.

Sözün özü şu: Sevinç çağlıklarını bırakıp, işin aslını anlatın. Çünkü bu ince detay, yarın neler yaşayacağımızın da tercümesi olacaktır.

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.