Durgunlaşma Acı Vermeye Başladı…

Türkiye ekonomisine ilişkin belirsizlik arttıkça, para politikasının gevşetilmesi yönündeki baskılar artacak gibi görünüyor. Hem iç talep, hem de dış satım imkânlarının daralıyor olması, mütekabiliyetin kaldırılması sonrasında inşaat sektörüne beklenen dış talebin gelmemesi, 2B arazilerine yönelik talebin umulanın çok gerisinde kalması gibi hareket yeteneğini daraltan ve paranın devir hızını düşüren unsurlar sebep olarak ön plana çıkıyor. Fakat küresel düzeyde kırılganlığın yüksek düzeyde seyretmesi, risk alma isteğindeki zayıflık ve emtia fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girmesi gibi gelişmelerin Merkez Bankası yönetiminde tutukluk yaratabileceğini de dikkate almak gerekiyor.

Borç-alacak ilişkileri kısmen bozulan iş dünyası ve bütçe gelirleri umulanın çok gerisinde kalan siyasi irade para politikasının gevşemesi için baskı yapıyor ve muhtemelen yapmaya devam edecek. Merkez Bankası ise enflasyon endişesi nedeniyle net sermaye girişine koşut olarak ve kontrollü bir şekilde gevşemeye sıcak bakıyor; daha fazlasının çok ciddi sıkıntılar yaratabileceğini görüyor. Net sermaye girişinden bağımsız larak para politikası gevşetilir ise sorunları ağırlaştıracak istikrarsız dalgalanmalar yaşanabilir. Türk Lirası’nın değer kaybetmesi, enflayon baskısının artması, Türkiye riskinden uzaklaşma eğiliminin tetiklenmesi, devamında ekonomik daralma eğiliminin güçlenmesi gibi durumları dikkate almak gerekiyor. Başka bir deyişle baskı yapanların evde yaptıkları hesabın çarşıya uyması olasılığı çok düşük…

İç talep ve dış satım imkânlarının daralması yalnız sanayiciyi değil, tüm sektörleri ve ekonomiyi zorluyor. Orta Vadeli Plan hedeflerine ne oranda yaklaşılacağı, para politikası tercihlerinden çok küresel koşullar tarafından belirlenecek gibi görünüyor. Gelişmiş ekonomilerden sonra gelişmekte olanların da durgunlukla tanışmaya başlamış ve kur savaşları olasılığının yeniden güçlenmiş olması olumlu düşünmeyi zorlaştırıyor. Sene başından bu yana Türk Lirası’ndaki değerlenmeye rağmen iç talep daralıyor ise sorgulamak gerekiyor. Bu durum ne ölçüde gelir ve kredi yetersizliğinden ve ne oranda beklenti bozulmasından kaynaklanıyor? İç talepte artış yaşanması belki bazı şeyleri düzeltir, fakat eşanlı olarak ciddi sıkıntılar da yaratabilir.

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir