Gelişmiş Ekonomiler Muz Cumhuriyetine Dönüşünce…

Gerek finansal piyasalar, gerekse ekonomideki eğilimler açısından merkez bankalarının günü kurtarmak adına parasal genişlemeye iyice bağımlı hale gelmiş olması tuhaf bir görüntü oluşturuyor. Küreselleşme öncesinde benzeri bağımlılık hastalığına yakalanmış ekonomiler muz cumhuriyeti sayılıyordu, çok büyük felaketler yaşamak zorunda kalacakları çok iyi biliniyordu. Bugün ise Merkez Bankası’nın para politikasını gevşeteceği, karşılıksız para basarak piyasaları manipüle etmek zorunda olduğu yönündeki beklentiler speküle edilerek sorunların ağırlaşması pahasına gün kurtarılıyor… Sistemi oluşturan kurumsal yapı bindiği dalı daha hızlı kesmek için birbiri ile yarışıyor. İstikrar adına olmaz ise olmaz nitelikteki ülkeleri tüketerek yozlaşıyor… Riskten kaçınma eğiliminin güçlenmemesi ve gerçeklerin açığa çıkmasının geciktirilmesi için başka bir yol bulunamıyor. Belli ki küreselleşme denilen kuralsızlık yaygınlaştıkça, farkında olmadan çok büyük bir değişim yaşamışız ve bundan sonra yaşanacak olumsuzluklara onay vermişiz!..
Geçtiğimiz hafta içinde açıklanan Federal Reserve’nin son açık piyasa işlem komitesi tutanaklarındaki ifadeler daha önceki söylem ve eylemleri tekzip eden nitelikte olduğu için piyasaları kısmen şaşırttı, fakat riskten kaçınma eğiliminin güçlenmesini önleme konusunda kısmen etkili oldu. Üyeler üçüncü parasal genişleme konusunda en iyimserlerin umduğundan daha ötede bir kanaat sergilemişler… Şimdi geriye dönelim küresel kredi krizi sonrasında yaşanan ilk büyük parasal genişleme sonrasını yeniden izleyelim. Verilen likiditenin piyasada bırakılması için yapılanlar ikinci dalgayı oluşturdu, daha büyük miktarsal artıştan kaçınıldı; enflasyon veya beklentisinin tehlike sergilemesi durumunda böyle bir şey yapılamayacağı savunuldu, faizlerin önce 2013’e sonra 2014’e kadar yükseltilmeyeceği söylendi. Piyasaların daha fazla tahvil alım yönündeki baskısına geçit verilmedi. Bunları hatırlayınca sormak gerekiyor; ne oldu yoksa komite üyelerinin başına taş mı düştü, yoksa tutanakları kısmen farklılaştırarak yeni tür bir manipülasyon mu yapılıyor?

Malum küresel düzeydeki kuraklık nedeniyle bazı tarım ürünlerinin öncülüğünde emtia fiyatları yükseliyor, enflasyon baskısı artıyor. Bu ortamda yeni bir parasal genişleme beklenebilir mi? Beklenmesi için ya koşulların değişmesi veya bazı gizli kalmış önemli gerçeklerin bir şekilde açığa çıkması veya çıkacak olması gerekmez mi? Durumun bilinenden çok daha kötü olduğunun anlaşılmasını takiben yaşanabilecek olumsuzlukları kontrol altına almak için nasıl bir söylem ve eylem gündeme gelebilir?

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir