Yağmurdan Kaçarken Doluya Tutulmak Kesinleşti!..

Geçtiğimiz hafta içinde Alman Anayasa Mahkemesi’nin ve Amerikan Merkez Bankası’nın aldığı kararlar günü kurtardı, geleceğe yönelik beklentileri farklılaştırdı; fakat kalıcı çözüm yönünde doğrudan veya dolaylı herhangi bir katkı söz konusu değil. Küresel ölçekte yaşanan ve etki alanı genişleyen durgunlaşmanın likidite sıkışıklığından değil, ağırlaşmış yapısal sorunlar ve buna bağlı riskten kaçınma eğiliminden kaynaklanıyor olması orta vade açısından olumlu düşünmeye izin vermiyor. Zira parasal genişleme rekabet koşulları ve gelir dağılımını daha da olumsuzlaştırarak küresel talebi daraltabilir, durgunluğu derinleştirebilir, devlet tahvillerini güvenli liman olmaktan uzaklaştırarak kırılganlığı iyice artmasına katkı yapabilir, asıl önemlisi beklentileri farklılaştırarak bu olumsuz eğilimleri olumluya dönüştürmek mümkün görünmüyor.
Söz konusu kurumlardan gelen kararlardan sonra Amerikan Doları’nın tüm paralara karşı değer kaybettiğine, sermaye piyasaları ne emtiaların kontrollü bir şekilde yükseldiğine tanık olduk. Bu eğilimlerde Federal Reserve’nin aldığı kararlar görece daha fazla belirleyici oldu. Euro Bölgesi’nden zaman içinde yaşanacak parasal genişlemenin boyutuna olan belirsizlik, etkinin ikincil kalmasına sebep oldu. Amerikan ekonomisine göre Euro Bölgesi’nin daha sorunlu olduğu kanaati oldukça güçlü iken ABD para otoritesinden gelen kararlar kafaları karıştırdı. Eğer kararlar yerinde ve isabetli ise ABD ekonomisinin varsayılan ve fiyatlanandan çok daha kötü bir durumda olması gerekir!.. Ya da alınan kararlarda küresel eğilimlere ilişkin çıkar hesaplarımı belirleyici oldu diye sorgulamak ihtiyacı gündeme gelebilir… Özetle söylemek gerekir ise piyasaların varsaydığından daha farklı sebepler ortaya konulan parasal genişleme tercihinde daha etkili hale gelmiş olabilir!… Sınırsız bir süre için her ay 40 milyar dolarlık uzun vadeli ipotek senedi alacaklar, mali sektörde aktif yapısının daha likit ve kaliteli hale gelmesine katkı yapacaklar; daha önce verdikleri likiditeyi çekmeyecekler ve 2015 yılına kadar kısa vadeli faizleri sıfıra yakın düzeyde tutacaklar! Bu cömertlik bankaların kredi politikasını gevşetirken, Amerikalıları risk almaya istekli hale getirecek ve ekonomi durgunluktan çıkacak!.. Bu aşamada sormak gerekiyor doların diğer paralara karşı değeri ne olur? Menkul ve gyari menkul şeklindeki varlık değerleri ve emtia fiyatları arasındaki yükseliş yarısını hangisi kazanır? ABD ekonomisi zaten benzer kararlar alarak bu sermaye düşmemiş miydi?..

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir