Borç Krizi Nedir? Yeni Bir Küresel Kriz Olabilir mi? (Yazı Dizisi: 1.Bölüm)

Yaşar ERDİNÇ

Birçoğunuzun bildiği üzere, 2001 yılında geçirdiğimiz kriz sonrasında dünyadaki krizleri incelemeye başladım. Yaklaşık 5 yıl süren bir çalışmanın sonrasında sıradan insana da bu krizi kolaylıkla anlatabilmek için, “Para Harekatı” kitabını yazdım ve 2006 yılının Kasım ayında yayınlandı. Henüz okumamışsanız, bu kitabın PDF dosyasını buradan indirebilirsiniz.

Bu kitabı okuyup kitapyurdu.com ve idefix.com sitelerine kitabım hakkında yorumlarını yazan ve düşüncelerini esirgemeyen tüm okuyucularıma sonsuz teşekkür ederim. Kitap aslında 750 sayfa olmuştu. Dünya’da yaşanan krizlerin çok büyük bir kısmını içeriyordu. Fakat yayıncı şirket kitabın bu haliyle okunamayacağını söyleyince birçok önemli bölümü çıkarmak zorunda kalmış ve kitabın hacmini yarı yarıya düşürmüştüm. Aslında her kriz ayrı dersler içeriyordu ama özü aynıydı. Bu özün ne olduğunu aşağıda anlatacağım.

Bu kitapta ABD’de bir kriz çıkıyordu (yıl henüz 2006 idi). Aslında senaryo gibi görünen bu krizi bekliyordum. Mayıs ve Haziran 2006 tarihlerinde Para dergisinde bir yazı dizisi hazırlamış ve ABD’de bir kriz olasılığının artmaya başladığını, o dönemde henüz tanınmayan Nouriel Roubini ve Sebastian Edwards’ın makalelerinden ve ABD’de konu ile ilgili uzmanların yazılarından yola çıkarak insanlarımıza aktarmıştım. O yazılarda, ABD’deki mortgage sisteminin yapısını aktarmış ve tetikleyici bir hareket sonrasında finansal piyasaları ciddi biçimde etkileyebilecek gelişmelerin olduğunu vurgulamıştım. Zaten kitapta ABD’deki kriz inşaat sektöründen ve mortgage sisteminin batışa doğru gitmesiyle çıkıyordu. Normalde ABD’deki mortgage sisteminin nasıl çalıştığını ve bu işin çarklarını bilen biri buradan kriz çıkacağını rahatlıkla görebilirdi. Çünkü sistem her ne kadar bilinçli olarak bir ponzi oyunu olarak planlanmış olmasa da işler o tarafa kaymıştı. ABD’deki krizin bütün dinamiklerini ve olayların nasıl geliştiğini başka bir yazıda anlatırım. Çünkü bugünkü yazımızın konusu Borç krizi ve yeni bir küresel kriz olasılığıdır. Son zamanlarda sizlerden çok sayıda mail geliyor ve herkes bu soruyu soruyor.

  • Hocam borç krizi olabilir mi?
  • Hocam 2018’in ikinci yarısından itibaren birçok dev yatırım bankası finansal piyasaların iyi olmayacağını söylüyor, siz katılıyor musunuz?
  • Hocam krizler nasıl oluşuyor?
  • Hocam kriz olursa uzun vadeli hisselerde durmak gerekir mi?

Krizin Özünde Ne var?

Bu soruların tümünü burada yazmak mümkün ama ben belli başlı olanlarını aldım. Zaten birçok soru aynı kapıya çıkıyor. Şimdi sizlere krizin özünü anlatacağım. Tüm krizleri açıklayan tek bir tane teori yok. Nobel ödüllü Paul Krugman Asya’da  bir kriz olacağını krizden 2 yıl önce yazmış, gerekçelerini açıklamış ve 1997 yılının Eylül ayında Asya’da kriz patlak vermişti. Para harekatı kitabımdan bu bölümleri ayrıntılı okuyabilirsiniz.

Hangi krizi incelerseniz inceleyin temelinde borç vardır. Borç  dediğiniz şey, şimdi ödünç alıp ileride ödemek durumunda olduğunuz meblağdır. Krizler her ne kadar zaman zaman bir birlerinden farklı bir görünüm  çizse de, özünde hep aynıdır. Bir örnekle durumu açıklayayım. Kalp krizi geçiren birisinin, kalp kaslarına kan taşıyan bir veya daha fazla damarı tıkanmış demektir. Kalbin belirli bölgelerine kan ulaşmayınca, o bölgedeki kaslar çalışmaz ve kalp kan pompalama görevini durdurabilir.  Sonuç olarak krizin ana sebebi ve özü damarın tıkanmış olmasıdır. Ama damarı tıkayan çok sayıda sebep vardır. En başta genetik olmak üzere, sigara, aşırı kilo almak, yüksek kolesterol içeren besinlerle beslenmek ve spor (egzersiz) yapmamak bunlardan sadece bir kaçıdır. Bir insanın 2-3 damarı tıkanmış olabilir ama kriz geçirmeyebilir. Ya da bir insanın damarları genelde açıktır ve sadece %20-30 oranında damar içinde tıkanıklıklar (plug) oluşmuş olabilir, bunu görmezden gelirsiniz, fakat damardaki plug’ın yerinden kopup ana damarı tıkaması sonrasında kalp durabilir. Bir ülkenin kan damarlarında (para ve nakit akışı damarlarında) pluglar olabilir. Hatta kalbe giden birkaç damarı %80-90 tıkalı olabilir ama kriz geçirmeyebilir. Kardiyologlar tıkalı damar gördüklerinde ya stent yoluyla ya da by pass ameliyatıyla bu tıkanıklıkları açarlar. Keşke ekonomilerde de bu tür tıkanıklıkları kolayca açmak mümkün olsaydı. Hiç bir doktor, damardaki tıkanıklıkları görünce size şu gün şu saatte kriz geçireceksin diyemez ama ani bir heyecan veya nabzı çok yükseltecek bir gelişmede ciddi kriz riski olduğunu söyler. Yazımı bu örnek üzerinden götüreceğim.

Bizler ekonomist olarak tıkanık damarları kolay bir şekilde  görür ve uyarırız. Ama damara müdahale işini hükumetler yapar. Fakat çoğunlukla, ekonomideki tıkanık damarlara stent takma ya da by pass yapma konusu çok acılı ve maliyetlidir. Politikacılar genelde bunu göz ardı ederler. Çünkü siyasi maliyeti ağır olabilir. Aslında damarların tıkanık olduğunu birçok kişi söyler, fakat, politikacılar her zaman siyaseten en az maliyetli yolu seçerler. Bundan bir süre önce FED Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Stanley Fischer, İsrail’de 1970’li yıllarda enflasyonu %200-300’lerden sıfıra düşüren isimdir. Yazdığı bir kitapta (Therapy with consensus) anti enflasyonist politikaya geçiş sürecinin ne kadar zor olduğunu anlatmış ve politikacıların yumurta kapıya gelse de her zaman kolaycı ve en az siyasi maliyeti olan yolu seçtiklerini söylemiş, bu konuda yaşadıklarını ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. Sonuç olarak, ekonomistler ve devlet içinde birçok beyin bu tıkanmış damarları görse de, adım atmaz. Ama sıradan insan bunu hisseder. ABD’deki 2008 Mortgage krizi öncesinde FED Başkanı Ben Bernanke ekonominin çok sağlıklı olduğu ve her şeyin yolunda gittiğini defalarca söylemiştir. Böyle söylemek zorundadır, çünkü eğer FED Başkanı “işler kötüye gidiyor, kriz olabilir” dese zaten ertesi gün kriz çıkar. Bu nedenle yöneten mevkide olanlar hiç bir zaman bu tür uyarıları dikkate almazlar ve soru sorulduğunda da, bunu söyleyenlerin kötü niyetli olduğunu belirtirler.


Krizi Hazırlayan Gelişmeler

Bir ekonomideki kesimleri hanehalkı, özel sektör (işletmeler, iş dünyası) ve kamu kesimi olarak üç gruba ayırıyoruz. Hanehalkı dediğimiz kesim bizleriz. Ekonominin kesimlerinde çalışan tasarruf eden, harcayan ve çocuklarını okula gönderen ve onlara iyi bir gelecek hazırlamak için çalışıp çabalayanlarız. Gelirimiz ücretlerimiz veya hizmet gelirlerimizdir . Özel sektör ise iş dünyasıdır. Gelirleri satış hasılatı olup, kâr ederler, yatırım yaparlar ve istihdam yaratırlar. Buradaki yatırım kelimesi önemlidir. Kamu kesimi ise devlettir. Kamu kesiminin ana gelir kaynağı da vergilerdir. Eğer açık varsa finansal piyasalarda tahvil ve diğer menkul kıymetlerden (gelir ortaklığı senedi, sukuk vs) satış yaparak kapatırlar.

Bu üç kesimin hepsinin ortak bir özelliği vardır. Hırslıdırlar. Refah seviyelerini, gelirlerini, sahip oldukları şeyleri olası en kısa sürede daha fazla artırmak isterler. Buna hırs diyoruz. Hanehalkı kirada oturuyorsa, bir an önce ev sahibi olmak ister, evi varsa araba ister, arabası varsa daha üst modelini ister, en pahalı arabayı alırsa özel uçak ister, çocukları da en iyi markaları ister vs…  İş dünyası ise arı gibidir. Gece gündüz çalışır ve yatırım fırsatlarını kovalar. Şirketini büyütmek, rakiplerini yenmek, daha büyük pazar payına sahip olmak ister ve bu istek hiç bitmez. Kamu kesimi ise, bir sonraki seçimde de koltuk ister. Mecliste en büyük parti olmak ister… yani herkes ister de ister… Ama bu isteklerin karşılığında harcanacak emeğe gelince hesaplar şaşmaya başlar… Hanehalkı 8 yıl para biriktirdikten sonra alabileceği evi hemen şimdi almak ister ve krediye başvurur. İşletmeler, kârlarını biriktirip 4 yıl sonra kurabileceği yeni fabrikayı hemen yapmak ister ve krediye başvurur. Kamu kesimi, bir sonraki seçimi kazanmak ister ve seçim öncelerinde halka bir şeyler vermek gerekir ve krediye (borçlanmaya başvurur, bütçe açığını artırır).

Bu arada kısa bir not düşeyim. Allah rahmet eylesin, canım babacığımı 2007 yılında kaybettikten sonra Kuran-ı mealinden okumaya başlamıştım ve şu ana kadar 10 defa tefsirleriyle okudum. 2006’da kitabım yayınlandığında ilk okuyan kişi babacığım olmuş ve “Kitabın çooook güzel olmuş ama sonu keşke böyle bitmeseydi” demişti. Kitabım yayınlandıktan sonra Kuran-ı Kerim’i okurken bir yandan da krizleri de incelemeye devam ediyor ve ABD’deki olası krizler üzerinde düşünüyordum. Bazı ayetler beni gerçekten sarstı…


Mearic Suresi (19. Ayet): “Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.” (diyanet meali)

Müddessir Suresi (15. Ayet): “Sonra da o hırsla daha da artırmamı umar.” (diyanet meali)

Haşr Suresi (9. Ayet son cümle) “Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (diyanet meali)


Üzerinde 6-7 yıl boyunca  anlamaya çalıştığım krizlerin sebeplerini Para Harekatı kitabımın Hülya’nın savunması bölümünde ortaya koymuştum. Krizin tek bir sebebi vardı; “gelecekte kazanacağını varsaydığın parayı bugünden harcamak”. Hanehalkı maaşına veya gelirine, işletmeler gelecekteki cirolarına ve devletler de gelecekte toplayacağı vergilere güvenerek bugünden borçlanıyorlardı. Bu dinamiğin ardındaki en önemli motivasyon ise Hırstı ve 1400 yıl indirilmiş olan kitabımız bunu açıkça ortaya koyduğu gibi çözümü de sunmuştu; nefsimizin esiri olmayacağız, infak edeceğiz, hırsımızdan korunacağız (Şunu belirteyim.. herkesin inancına saygım sonsuzdur ve inançlar asla sorgulanmamalıdır. Bir mümin olarak bana düşen en önemli görev, kitabımızın varlığını haberi olmayanlara tebliğden ibarettir. Yazının bu bölümüne atıf yaparak, lütfen benimle Kuran-ı Kerim’i ve ayetleri tartışmayın, cevap vermem, veremem çünkü uzmanı değilim. Sadece kendi uzmanlık alanımı ilgilendiren çok net ayetler beni çok etkiledi ve herkes gibi ben de sadece okuduğum ve anladığımla amel ediyorum.

Rahmetli yaşar Nuri Öztürk bir TV programında “Kuran-ı okursam anlayabilir miyim” diye soran bir bayana, oku! demişti. “Herkes kabı kadar alır, sen de senin payına düşeni alırsın”. Çok haklıymış ve ben de benim payıma düşeni aldığımı düşünüyorum. İnsanoğlunun yaratılışındaki kodlarda hırs vardır. Hırstan korunmanın en güzel yolu ise benim tecrübelerime göre “infak etmektir”. Kazandığınızdan, gerçekten ihtiyacı olanlara verdiğinizde hırs çok çok azalıyor. Üstelik bu yardımı olabildiğince gizli yaptığınızda iç huzurunuz ve vicdanınız emin olun daha fazla artıyor.

Bu konuda, son bir kaç cümle; Dünyada krizlerin bitmesi ve hiç kriz olmaması için, insanın yaratılış özelliğinin değişmesi gerekiyor. Fıtrat değişmeyeceğine göre krizler  sürekli var olacaklardır. Sizler sadece bu hırs konusunun neresindesiniz buna bakın. Kendinizden uzaklaşın ve yukarıdan kendinizi izleyin.


Sizler bu yazıyı okurken bile mikro bazda birçok kriz oluyor. Belki de bugün onlarla ifade edilebilecek sayıda eve ya da şirkete haciz memurları girdi ve birçok mal varlığını haczetti. Yarın da olacak… daha sonra da olacak… Eğer kendi krizinizi yaşamak istemiyorsanız, nefsinizi tatmin  için borçlanmaktan kaçının. Borcunuz hiç bir zaman yıllık gelirinizin %30-35’ini geçmesin. Bu rakam ciddi bir kırmızı çizgidir. En son Venezüella’da kriz yaşandı ve şu an ekonomileri yerle bir olmuş durumda.

Bu kısmın başlığı “Krizi hazırlayan Gelişmeler” şeklindeydi.  Sonuç olarak krizlerin ana kaynağı genetiktir ve hırstır. Bu hırs, borçlanmayı beraberinde getirir. Bu noktada, insanlar (çalışanlar, şirket sahipleri veya devleti yönetenler) ikiye ayrılır. Kantarın topuzunu kaçıranlarla kaçırmayanlar.

Kantarın topuzu nasıl kaçar?

Şu an hangi ülkeler kantarın topuzunu kaçırdılar?

Hangi noktada kantarın topuzu kaçtı?

Dünyada geçmişte bu döneme benzer bir dönem var mı?

Bu soruların cevaplarını yazı dizimizin yarın ki bölümünde bulacaksınız.

YÜZ YÜZE EGİTİMLERİM

TEMEL/TEKNİK ANALİZ VE YATIRIMCI PSİKOLOJİSİ VİDEOLU EĞİTİMLERİM

“Borç Krizi Nedir? Yeni Bir Küresel Kriz Olabilir mi? (Yazı Dizisi: 1.Bölüm)” ile ilgili 37 yorum

  1. İnsana degisik açılardan bakmayı ogretiyorsunuz hocam. Emeginize sağlık keyifle ve dusunerek okuduk.

  2. Yaşar Hocam yazdiklarinizdan büyük bir haz alıyorum. Ama hırsımı yenemiyorum. Fitratimizda var. Ki amigdalayi bu yönde hareket ettirenlere karşı farkında olmadan onay veriyorum.

  3. Hocam güzel bir yazı olmuş teşekkür ederim
    İlk fırsatta da para harekatı kitabınızı okumayı düşünüyorum
    Yorumlarınızı sürekli takip ediyorum
    Siz gerçekten insanlara yardım etmeyi yol göstermeyi kendisine borç bilen güzel insanlardan birisiniz
    Paylaşımlarınızda böyle bir incelik var bunu hissedebiliyorum
    Adamı yüzüne karşı met etmezler ama bu övgüleri hakettiğiniz icin yazdım işte
    Saygılar

  4. Çok güzel anlatmışınız. Teşekkürler. Bu günün gençleri yavrularımız maalesef hangi tür okulu bitiriyor olsa bile finansal eğitimleri olmadığı için paralarını yönetemiyor ve tabiki hırslarıyla birlikte çok kötü durumlara düşebiliyorlar.
    Özellikle gençler için kısa finans eğitimi verebilseniz. E-eğitimde olabilir.
    Selamlar.

  5. Merhaba Yaşar bey yazılarınıza yıllardır takip eder okurum bu yazı mükemmel olmuş hele Kuran dan kitabımızdan verdiğiniz örnekler çok güzel size canı gönülden teşekkür eder başarılarınızın kat kat devamını dilerim saygılarımla

  6. Bilimsel temellere dayanan çok güzel bir yazının gereksiz dini alıntılarla propoganda ya dönüştürülmesi iyi olmamış.Herkesin inancı kendine yeter.Her şeyin içine din sosu eklemeyiniz.

  7. Elinize emeğinize sağlık. Uzun yıllar takipçinizim. Kitabınızı zaten okumuştum. kısa notlar ayrıca güzel olmuş hocam. herkese tavsiye ederim.

  8. HARİKASINIZ HOCAM SİZ BU YOLDA BİZE PUSULASINIZ. .
    SİZDE NEFİS TAŞIYORSUNUZ BÜYÜKLER DERLER Kİ İNSANIN YÜZÜNE KARŞI ÖVMEK İYİ DEĞİLDİR GURUR VE KİBİRE KAPILABİLİR OYÜZDEN HAKKINIZI HELAL EDİN …
    YOLUMUZU AYDINLATACAK ENGİN GÖRÜŞ VE TECRÜBELERİNİZİ MERAKLA BEKLİYENLERDENİM

  9. Hocam çok teşekkürler her yönü ile bu yazı bana faydalı oldu eline emeğine sağlık her şey gönlünce olsun

  10. Hocam çevremdeki insanların krize girmiş olanlarının ortak paydası; olmayan parayı harcamış olmalarıydı. Yine ışık saciyorsunuz çok teşekkürler…

  11. HOCAM SİZ VE SİZİN GİBİ EKONOMİSTLERE BU ÜLKENİN ÇOK AMA ÇOK İHTİYACI VAR VERMİŞ OLDUGUNUZ BİLGİ VE YARDIMLARDAN DOLAYI ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM

  12. Hocam.. Öncelikle zihninize sağlık. Müthiş yararlı yazılar yazıyor ve gerçekten de Türkiye’de finansal okur yazarlığın gelişmesine katkı sağlıyorsunuz. Bunu yaparak ülkemizdeki önemli bir boşluğu dolduruyorsunuz.
    Ayetlerden alıntılar yapmanız da son derece güzel, makbul ve yerinde. Bunu tipik bir müslüman dindar yaklaşımıyla söylemiyorum. Yani bunu yaparak sevap kazandığınız iddiasında falan değilim. Sadece Kur’an-ı Kerim’de insanlığa ibretler verecek ölçüde etkili pasajlar var. Ha keza peygamber efendimizin de çağları aşan sözleri olduğu gibi. “Bir nehirden abdest alıyor olsan bile suyu israf etme” diyen bir peygamber o. “Acaba günümüz müslümanlarının çoğunluğu bu söze kulak kesilebilse ve bu kadar tasarruflu olabilse idi bu gün nasıl bir dünyada yaşardık” diye sormadan ve hayıflanmadan da edemiyorum.
    Hocam, başarılarınızın devamını diliyorum. Çizginiz son derece doğru ve yaklaşımız son derece iç açıcı.
    Emeklerini için tekrardan teşekkürler.

  13. Hocam her zamanki gibi muhtesem bir analiz ve bilgilendirme. Oncelikle emeginize saglik. Tum yazilarinizi ve yayinlarinizi ilgiyle izliyorum. Buyuk krizlerden korunmak icin son kertede altinda olmak gerekiyor sanirim. Devam eden analizlerinizde dunyada olusabilecek muhtemel bono tahvil balonu patladiginda, ilk etapta altinda mi yoksa dolarda mi yakalanmak lazim, ozellikle Abd de enflasyon artinca faizi artirmak zorunda kalacaklar buda krize kadar gececek surecte ilk asamada dolari altina karsi degerlendirirmi, sizin izlediniz krizlere bakildiginda altin almak icin firsatlar olabiliyormu? Yoksa zaten fırsatların içindemiyiz.? Bu sorumu bu platformda hemen cevap vermeswnizdw olur hocam. Ben bastada beirttigim gibi ben yıllardır butun yayınlarınızı takip ediyorum. Herhangi bir mecrada bu konuda bilgi acıklarsanız cok sevinirim.Saygılarımla

    1. Krizlerle ilgili yazı dizisinde bu soruya cevap veriyor olacağım… Bu mesaja ve ilginize teşekkür ederim.

  14. Hocam, sayın Mahfi Eğilmez ve siz ; bizlere ücretsiz özel okul gibi eğitim (bilgi) veriyorsunuz. Teşekkürler…

  15. hhocam mesaj alınmıştır.geçdekinden çok çok bir kriz bizleri bir kaç ay içinde girdaplayacak bizleri galiba.

  16. Sevgili Yaşar Hocam ,Sizi Yıllardır Tv lerde Gazetelerde şimdide bu web sitenizden okurum.Eğer Borsada altın ve dovız yatırımında Bıraz bır şeyler oğrenebıldıysem Bunları sıze borçluyum.Mealini yazmış olduğunuz Ayeti kerime Insanın yaratılışında hırs ve acelecılığın olduğu ancak bunu sabırla yenebılenler Mukafatlandıralacağı ayeti kerime ne buyuk Ayet hemen mesai akadaşlarımı bu güzel ayetı okudum .Sevgılı hocam eskıden Borsa ıle gun ıcınde yazılar yazardınız şimdı uç hatta beş günde bır yazıyorsunuz Lütfen daha sık bızlerı bılgılendırınız Malumunuz Borsada her yazana guvenemıyorsunuz Ben bır sıze bırde Yığit Buluta (20 yıl kadar once cnnturkde kıprogramlarını)çok ızlemışdım o da sızın gıbı halkını seven ve doğru bılgıler ıle yonlendıre bılen bır ekonomısttı tabı son yıllarını bılemem çünki o da siyaseti seçti Bır kez daha sevgı ve saygılarımı sunuyorum.Iyı ki Varsınız..

  17. Selam hocam öncelikle teşekkürler “gerçekten insan rabbine karşı çok nankördür.kendisi de buna şahittir.biz onu bir mal sevgisiyle yoğurmuşuzdur.” Adiyat6-7-8

  18. Emeğinize saglık hocam, bu zamana kadar neredeydim nasıl size denk gelmedim diye hayıflanıyordum.. ama ne demişler gec olsun güç olmasın…Yazılarınızı esirgemeyin bizden sevgiyle kalın kaleminize sağlık..

  19. KİTABI İNTERNET TEN ÇOK ZORLANARAK OKUDUM. SATIN ALARAK OKUMAYI SAĞLIK VERİRİM.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.