Kazım Çiloğlu – Bedelli mi, temettü mü?

Kazım Çiloğlu

Her ne kadar şarki bir toplum olsak da, konu akçeli işlere geldi mi, garp toplumları gibi hamasi konuşmaları meydanlarda alkışlamanın tam tersi, elimize kağıdı, kalemi alıp riyaziye(matematik) ilmini ve rakamları konuştururuz!

Bankaya para mı yatıracağız…

Döviz mi alacağız…

Hisse senedi ya da hazine bonosuna yatırım mı yapacağız…

Arsa ya da gayri mülk mü edineceğiz?

Stopajını, netini. Brütünü, dönemsel getirisini, hesaplamada üstümüze yoktur vesselam!

Ama iş yurttaşlık görevine geldi mi?

Vergini ödeme

Kırmızı ışıkta geç

Askerliği geciktir

Fazladan kat çık

Arsa kapat

İstersen terörist ol…

Nasıl olsa, ya torba ya paket ya da üstelikte bu son diyerek(!) pişmanlık yasası çıkar, hatta yapılan kıyaklar bununla da kalmaz, birde faizsiz kredi olanakları, uzun taksit seçenekleri ya da iki ay, üst üste ödeyemezsen, yeniden yapılanma da yanında ‘’bonus’’ olarak sunulur!

Gelelim bedelliye;

Bundan önce 30 bin TL idi şimdi 18TL oldu. Öncesinde yaş sınırı daha yüksekti şimdi 1988 doğumlulara kadar indirildi.

Büyük müjde olarak mecliste bizzat başbakan tarafından açıklandı…

Arkasından 1 Ocak Müjdesi geldi!

Önce ki müjdeler ne idi?

Vergi affı müjdesi

Trafik cezaları affı müjdesi

Bağkur SSK borçlarının silinme müjdesi

Araç muayene gecikme cezalarına af müjdesi

Müjde… Müjde… Müjde!

Zamanında bu yurttaşlık görevini aksatmadan yapanlara, ödeyenlere ne müjdesi var derseniz?

Nasihat!

 

Eğer bu kolaylıklardan ve fırsatlardan yaralanmak istiyorsanız?

En büyük engel düzgün vatandaş olmanızdır…

Onun içindir ki kayıt dışı ekonomi yüzdesi ile sandıktan çıkan oyların yüzdeleri arasında,  çok güzel bir uyum yaşanmaktadır. Elbette hamasi nutuklara değil de rakamlarla ve bilimsel değerlerle inceleme yapabilene!

Olaya finansal açıdan baktığımızda;

Askerlik yapmayandan 18 TL  alıyoruz

Profesyonel askerlik ve komandolar için ise er başına binbaşı maaşı olan 3250 TL ödenmesi düşünülüyor

Yedi sene sonra ayrılmak isterse 66723 TL ikramiye verilecek!

Üç yıllık sözleşmeli uzman erbaşlar ise, görev bölgelerine ve evli bekar çocuklu durumuna göre 2000 ile 3750 TL arasında bir ücret aldıkları varsayılıyor…

Ayrıca bu sürenin sonunda, uzman çavuşluğa, astsubaylığa ya da devlet memurluğuna geçmeleri mümkün olacakmış…

Hangisini düzeltebiliriz ki?

Bir kere süreleri dolunca (!)binbaşı maaşını bırakıp uzman çavuş, ast subay ya da devlet memuru maaşını isterler mi?

Onca eğitimden geçmiş ve tabur ya da seviyesinde ki bir birliğin can mal ve görev sorumluluğunu üstlenmiş binbaşılar ile aralarında ki bu çelişkili ücret (!)bünyede nasıl karşılanır hepsi bin bir muamma!

Diğer yandan;

Ayda 2000 TL maaş alan biri, 9 aylık maaşını iş yerine borçlansa, sorununu çözüyor. İşverende elemanını kaybetmemiş oluyor.

Daha üst gelir grupları ise çalıştıkları şirketlerin belki de ödemesi ile bu durumdan faydalanacaklar. Düşünsenize, bir CEO ya da zengin bir ailenin özel okullarda okutup, askerliğini çeşitli şekillerle ve yasal olarak(!) tecil ettirdiği mahdumu için, bir yıllık özel okul aidatından daha az bir bedelle, bu yurttaşlık görevinden, yaşamını hiç değiştirmeden yırtmış oluyor!

Ama dar gelirliler için birde banka kredisi faizleri eklenince, gene maliyet 30 binlere gelip dayanıyor!

Daha çok kısa bir süre içersinde 30 bin TL verenler ise tam bir şoktalar.

Ne diyelim? Aradaki fark, tam tamına 12 bin TL … Anlayacağımız, birilerine hem bedelli hem de temettü bir arada!

 

Profesyonel dense de, paralı askerlik ülkeler için çok büyük maddi külfetler doğurmakla kalmaz, ülke savunmasında ki manevi değerleri de ortadan kaldırdığı için büyük bir zafiyet yaratır. Karşılıklı profesyonelce yapılan sözleşmelerde iki tarafında doğal olarak hakları ve sözleşmede yer alan şartları olacaktır. Bunların başında ise karşılıklı istifa ve görevden azil haklarıdır.

Ciddi bir çatışmada yaşamı ile karşı karşıya kalan profesyonel kişilik aldığı paranın yaşamına değip değmeyeceğini de, elbette sorgulayacaktır.

Bir ülke manevi yurttaşlık ödevlerini de maddi ölçeklerde tartar ve değerlendirirse tüm toplumsal temellerini yerinden sarsmış olur.

Son söz;

Teskere para sayarak değil şafak sayarak alınır.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.