Bağımsızlık vitrinden de kaldırıldı

Uğur Gürses

Türkiye, Merkez Bankası başkanının görevden alındığı haberi ile uyandı cumartesi gününe. Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, Başkan Murat Çetinkaya görevinden alındı. Tarihte ilk kez hükümet, Merkez Bankası başkanını görevden almış oldu. (*)

Ankara’nın yerel seçimde ana metropolleri kaybetmesinin ardından ekonomide “maceracı yollara” gireceğini, örneğin Merkez Bankası kaynaklarına el atılacağını bekliyordum da bu kadar “radikal” biçimde olabileceğini beklemiyordum. Öyle görünüyor ki; hükümet Merkez Bankası’nın hızla parasal genişlemeye ve faiz indirimine gitmesini istiyor.

Merkez Bankası yasasına göre; başkan, banka dışında görev alamaz, ticaretle uğraşamaz, banka ve şirketlerde hissedar olamaz. Bunları yaparsa veya hastalık gibi görev yapamaz durumu olursa atandığı yolla yani Cumhurbaşkanı tarafından “görevinden af olunabiliyor”.

Oysa Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde atıf yapılan gerekçe 2017’de OHAL altında çıkarılan 375 sayılı KHK’ya dayandırılıyor; “Cumhurbaşkanınca süreli atanan üst kademe kamu yöneticileri, ilgili kanunlarda öngörülen görevden alma gerekçeleri yanında kurumsal hedeflere ulaşılamaması nedeniyle de süreleri tamamlanmadan görevlerinden alınabilirler.”

Bunun tartışması hukukçuların alanında. Ancak şurası kesin ki; Türkiye’de sadece vitrinde duran Merkez Bankası bağımsızlığı, bu tür bir görevden alınma ile vitrinden de kaldırılmış oldu. Merkez Bankası (TCMB) ile kamusal demiryolu işletmesinin (TCDD) arasında hiçbir fark kalmadı. Görünürde de olsa bağımsızlık ve kurumsal itibar açısından da ağır bir darbe almış oldu.

Başkanın görevden alınma gerekçesinin ise “kurumsal hedeflere ulaşılamaması” olduğu kararnamede belirtilen maddenin içeriğinden anlaşılıyor. Merkez Bankası’nın yasasında görev verilen tek bir kurumsal hedefi var: Fiyat istikrarı. Banka, 2010 yılından bu yana, hükümetle birlikte belirlediği yüzde 5 olan enflasyon hedefini tutturamıyor. Çetinkaya’nın son döneminde, 2018 yılında hedefin 15.3 puan üzerinde, yani 4 katı oranında bir enflasyon gerçekleşmişti.

“Kurumsal hedeflere ulaşılamaması” bir gerekçe ise para politikasına yön veren Para Politikası Kurulu’na sorumluluk atfetmek en doğrusu. Bu gerekçeye dayanarak başkan görevden alınırken, yenisi de bu kuruldan atandı; Başkan Yardımcısı Murat Uysal.

“Kurumsal hedefler” sadece Merkez Bankası’nın değil, “hükümetle birlikte” ilan edilen enflasyon hedefi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan görevden alma konusunda damadını neden ayrı tutmuş, bunu bilmiyoruz?

TEMEL ANALİZ İLE NASIL HİSSE SEÇİLİR? UZMANINDAN HEMEN ÖĞRENMEYE BAŞLA!

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.