Borsada Tahmin Yapmak -IV

15.12.2010

Amigdalayı anlattık. Vücuttan kötü sinyaller gelmeye başlamışsa ve kandaki kimyasallar hızla değişiyorsa, amigdala devreye girip sigortayı attıracaktır. Bu durumda, öyle bir yol bulmalıyız ki, “bu yatırım işine Amigdalayı karıştırmamalıyız” demiştik.
Ama kolay mı?
Yatırmışsın 10 bin lirayı, 2 gün sonra düşmüş 9 bin liraya. Gözlerinin önünde, ekranda para eriyip gidiyor. 1 Aylık maaşını kaybetmişsin ve ekrana her bakışında 1 aylık maaş kaybı 1.5 aya çıkıyor… Fiyatların aşağı gittiği her kademe, beyinde fırtınalar yaratıyor.
Frontal Korteks: Satarsan, daha önceki gibi dipte satmış olacaksın. Yaşar Hoca ne diyordu? Amigdalayı dinlemeyin diyordu..
Amigdala: Geri zekalı adam… durduğun kabahat… Beni dinleseydin şu ana kadar zararı 300 TL’de kesmiştin. Seni o dakikadan beri uyarıyorum… Hani göğüs ve karın bölgende kötü bir his duymuştun ya… O zamandan beri sana sesleniyorum aptal… Çabuk şunları sat… kayıpların büyüdükçe kendini öldürme riskin ortaya çıkacak… Bu Yaşar Hoca mı sana kaybettiklerini geri verecek?…
***
Beynin karar bölgesine hem amigdala’dan hem de Frontal Korteksten elektrik sinyalleri gelir. Karar anı, bu iki sinyalin elektrik gücü ile ortaya çıkar. Önce frontal korteksin gönderdiği güç 240 volt ama Amigdala’nın gönderdiği 120 volt’dur. Kağıt düştükçe Amigdala’dan gelen sinyaller artar. Kağıdın 5 liradan 4.80’e düşmesi amigdalayı 180 volta çıkarmışsa, artık o noktadan sonra destekler birer birer aşağı kırılıyor olduğu için, 4.78’e düşüş (yani 2 kuruşluk daha gerileme) amigdala sinyalini daha yüksek oranda artırır ve 220 volta çıkar. Bu sırada Frontal Korteks yenilmeye başlamış ve sinyaller gerilemeye başlamıştır. Zaten bu nokta, Yaşar ERDİNÇ’e küfür ve lanet okuma noktasıdır. Çünkü Yaşar Erdinç adama şöyle nasihat veriyordu; “Panik bir düşüş varsa ve borsa aniden çok sert hızla gerilemişse, paniğe kapılıp satmayın”.
İşte bu aşamada amigdalanın vücudu koruma iç güdüsüyle yaptığı hareketin yanında, diğer zaaflar da devreye giriyor. İlk sert düşüş anı şoktur ve amigdalayı harekete geçirmiş, yani amigdala uyanmıştır. Bunun ardından, ilk şok düşüş sırasında görülen fiyat beyinde çıpalanır. İşte bu çıpalanan fiyattan aşağı düşmemesi için gözler ekrana yalvarır bir şekilde bakmaya başlar. Fakat çıpalanan her fiyat kademesi aşağı geldikçe amigdaladan gelen sinyallerin voltajı yükselmeye başlar. Beyin bakar ki çıpa işe yaramıyor, bu sefer diğer zaafları devreye sokar “Borsada uzun vadede kazanılır, bekleyeceğim, zaten Yaşar Hoca da bu durumlarda bekleyin diyordu”. Ama farkında olmadan her düşüşte çıpalama devam etmekte, ama sürekli olarak aşağı yönde kırılmaktadır. İşte bu tür zamanlarda amigdala SAAAT derken, başka bir ses de “Dur satma şimdi yukarı dönecek” demektedir. Tüm bunlar frontal korteks ve amigdala savaşının varlığını gösterir. Bu arada akli muhsebeleştirme, yani “zaten kazandığımı kaybettim bekleyeceğim” modu veya diğer zaaflar hep devrededir. Ta ki, amigdala galip gelip, sattırıp vücudu rahatlatana kadar. İşte o nokta, az önce bahsettiğim küfür noktasıdır.
***
İşte tüm bu tür ciddi amigdala-frontal korteks savaşlarından kurtulmanın ve beynin zaaflarını birer birer elimine etme yollarının neler olduğunu ve ne yapmanız gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Şimdi şu kelimeleri tekrarlayın.
DİSİPLİN
İSTİKRAR
DÜŞÜK
HEDEF
SÜREKLİ
YÖNTEM
VADE
KAYIP
GETİRİ
***
Yapılan en büyük yanlışı düzelteceğiz. Borsada veya fiyat hareketi olan herhangi bir piyasaya girip alım satım yaparak para kazanacak olan adam için yukarıda yazdığımız bu kelimeler bir anlam ifade etmemektedir. Aslında yatırımcı borsaya girerken, beyni ile bir savaşa girmektedir ama farkında değildir. O bir an önce işlemlere başlamalı ve o muhteşem volelerini vurmalıdır. Fakat günler geçtikçe piyasa tarafından tokatlanmaya ve sindirilmeye başlar. Voleleri vuran taraf piyasadır. Çünkü alım satım yaparken bir yöntemi yoktur ve bu yöntem amigdalaya anlatılmamıştır. “BENİM YÖNTEMİM ŞUDUR…” şeklinde bir mesaj verilmemiştir. Sert bir düşüş başladığı anda bu düşüşün hemen biteceğini beynin bir başka tarafı anlatırken (çıpalama) diğer taraf, yani amigdala SAT demektedir. Önceden hazırlanmış ve test edilmiş bir alım satım stratejisi yoksa, piyasanın her hareketi beyinde fırtınalar yaratacaktır. Açık denizde sürekli fırtınalara tutulacak ve bir gün gelecek, tekne batacaktır.
Bu yüzden yatırımcının ilk yapması gereken şey YÖNTEMİNİ belirlemesidir. Bu yöntemin geçmişe dönük testleri yapılmalı ve hangi VADEDE ortalama olarak ne kadar GETİRİ sağladığı bulunmalıdır. Tüm bu çalışmalar yapıldıktan sonra, HEDEFLER, yani ne kadar sürede ne kadar getiri hedeflendiği belirlenmeli, ilgili yöntem DİSİPLİNLİ bir şekilde uygulanmalı, Başkalarının DÜŞÜK diyebileceği getirilerin, SÜREKLİ olduğu ve İSTİKRARLI bir şekilde uygulandığında orta ve uzun vadede ciddi miktarlarda para kazandırdığını önceden yaptığı simülasyonlarında görmelidir. Bu simülasyonlar zaten hiçbir yöntemin sürekli kazandırmayıp, yer yer KAYBETTİRDİĞİNİ de gösterecek, ama toplamda ciddi bir kazanç sağlayacağını da görecektir.
***
Bu aşamadan sonraki yazılarımda bu süreci anlatacağım. Diyalog şeklinde anlatılacak olan bu bölümler hazine değerindedir. YÖNTEM belirleme işi kolay bir iş olmasa da, bir o kadar da kolay olduğu görülecektir. İşin zor tarafı, belirlediğiniz YÖNTEM’e karşı savaşan bir beyin bölgesi (ZAAF) olacaktır. O bölge, belirlediğiniz yöntemin işe yaramayacağı konusunda sizi ikna etmeye çalışacak ve çoğunlukla da başarılı olacak ve sizi sürekli olarak HEP KAZANDIRAN, yani MÜKEMMELLİYETÇİ yola doğru teşvik edecektir. Siz o yola girdikçe hiçbir YÖNTEM sizi tatmin etmeyecek ve Beynin o bölgesi EN TEPE ve EN DİP arayışını hiçbir zaman bırakmayacaktır. Halbuki en büyük yanılgı da budur. EN TEPE ve EN DİP belirli bir zaman aralığında görünür.
“Hocam ben çok iyi yerlerden alıyorum ama bir türlü satmayı beceremiyorum” sözü bundan dolayıdır. Çünkü EN TEPE’de satmayı becermeye çalışıyordur. 3 liradan aldığı kağıdı üç gün içinde 3.20’den sattıktan sonra kağıdın izleyen iki gün içinde 3.35’e gitmesi o yatırımcı için bir başarısızlık timsali oluyor. Beynin o zaaf bölgesi “Geri Zekalı adam yine bek bekleyemedin ve sattın, bak kağıt gitti” mesajını gönderince zaten, otomatik olarak bir sonraki işlemde aynı zılgıtı yememek için, en tepeyi arayıp bulmak zorundasınızdır. Bazen de şöyle oluyor. Adam 3 liradan alıyor 3.20’de satmıyor kağıt 3.35 olunca satıyor ve fiyat 3.30’a düştüğünde acayip mutlu oluyor. Bunu büyük bir başarı olarak görürken, 1 hafta sonra kağıt 3.45’e çıkınca beyin yine adamla dalga geçiyor “BAAAK GÖRDÜN MÜ YİNE TEPEYİ YAKALAYAMADIN…”
Bu sefer bu hatasını düzeltmeye çalışan yatırımcımız, 3.30’dan sattıktan sonra 3.35 yukarı kırılınca yine erken sattığını düşünüp 3.40’tan alıyor, kağıt 3.45’i görürken mutlu oluyor, satmıyor… yeniden 3.20’ye düşüşü izliyor ve daha önce kazandığının önemli bir kısmını da veriyor. Beyin yine dalga geçiyor.
İşte bu yüzden herkes çok iyi yerlerden aldığını düşünür ama bir türlü satmayı beceremez. Çünkü beynin en öldürücü zaafı ve size kendinizin bir halt olmadığını anlatan sesi, EN TEPE ve EN DİBİ arattırmasıdır.
Siz şu an istediğiniz kadar bana, “ben EN TEPE ve EN DİBİ aramıyorum” deseniz de, zaten siz de farkında değilsiniz en tepe ve en dibi aradığınızın. Eğer bir kağıdı siz 4.50’den sattıktan sonra kağıt 4.54 fiyatına yükseldiğinde mutsuz oluyorsanız, ya da siz alım yaptıktan sonra kağıt iki kademe daha düştüğünde mutsuz oluyorsanız, “En tepe ve en dibi arıyorsunuz” demektir.
Peki hocam herşeyi anladık. Lütfen artık anlat nereden başlayacağız, bu zaafları ve amigdalayı nasıl susturacağız?
“Yöntem”, “hedef getiri”, “vade” üçlü bir saç ayağıdır. Gelecek yazımız YÖNTEM Üzerine olacak…

 

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir