Dövizin kızgınlığı ve piyasalarda ki gaz basıncı!

Kazım Çiloğlu

Ekonomimizin taze paraya, daha doğrusu dövize ihtiyacı olmaz ise olmazımız. Ekonomik dengelerimizin düzenli ve güvenilir bir seyir izlemesi gerekiyor ki bu döviz ihtiyacımızı teminde zorluk yaşamayalım ve yüksel faiz ödemeden de, bu açığımızı kapayabilelim…

Ama olmuyor işte

Boşa koyuyorsunuz dolmuyor ve bu döviz talebi de her daim ‘’kızgın demir’’ gibi elle tutulamaz hale geliyor.

Bu aşırı ısınma sonucu, bir taraftan da, piyasalardaki zaten uzun süredir birikmiş ve sıkışmış ‘’gaz basıncını’’ arttırıyor elbette…

Aslında piyasaların dengesini siyasilerin gündeme getirdiği bu iki söylemin bozduğunu da söyleyebiliriz.

Demiri soğutmak bir siyasi gerginliğin nedenini içerirken, gaz sıkışması da vahim denecek bir saldırının ifadesi olarak dile getirildi.

Sonrasında yapılan, gene kısır siyasi tartışmaların sonucunda yaratılan gerginliğin üzerine birde Merkez Bankasının ileriye dönük özelliklede faizler ile ilgili tutumu, doların yukarı hareketini tetiklemiş oldu!

Ekonomik değirmenin suyu döviz yükselince hali ile piyasalarda ki sıkışan gazda bir an gelip patlayacaktır…

Bu patlamanın sonucu ve TL’nin değer kaybetmesi ile yeni artçı orta şiddette devalüasyonlar yaşanmaya da devam ediliyor!

Tüm bu belirtileri dikkate almayıp, ekonomimizi sağlam bir zemine oturtmamakta ısrar eder ve zaman kaybetmeye devam edersek?

Biliniz ki ilk büyük sarsıntıda AKUT görevini İMF yapacak ve çok daha büyük kayıplar yaşayacak, maliyetlerimiz de bir o kadar artacaktır.

Yerli ve yabancı yatırımcı söze değil, seçimin adil yapılmasına ve sonuçlarına duyulan saygıya, muhalefetin özgürce ve de güvenilir bir ortamda yapılıp, yapılmadığına bakar!

Sözün özü;

Keskin sirke küpüne

Kızgın döviz ise ekonomiye zarardır…

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.