Facebook, terazileri pek kızdırdı

Güven Sak

Astroloji ile ilgili haberleri izlemiyor olabilirsiniz. Ben size söyleyeyim. Facebook, en son, terazileri pek kızdırdı. En azından bir kısmını. Facebook, üzerinde çalıştığını açıkladığı şifreli (kripto) paraya Libra (Terazi) adını verdiğini açıkladığından beri, gün geçmiyor ki, twitter’da bir terazi burcu insanı “Ben doğrusu burcumu değiştirmek istiyorum.” demesin. Malum, adaletin terazisi, terazi burcunun sembolü ve burcun adı da Libra. “Bizim burcumuzun özelliği hakça ve adil davranmaktır, Facebook’un bu değerlerle ne alakası var.” diyordu biri geçenlerde, “Facebook gibi üç kâğıtçı bir şirketin hem de uydurma bir şeye, yeni bir şifreli paraya sanki adaleti ve hakkı temsil ediyormuş gibi Libra demesi de nereden çıkıyor?”. Ben demiyorum, Callie Beusman (Bknz. @cal_be) diyor doğrusu.

Demek ki Türkiye yine 70 sent’e muhtaçtır…

Şimdi memleketin iktisat gündemi malum. Bugün tutup “Nerede kalmıştık?” diye bir yazı düşünsem, defalarca yazdıklarımı bir nevi yeniden yazacağım. Hep aynı laflar. Sonuç yok. Ortada vatandaşı rahatsız eden acının esas nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik, esasa müteallik bir tedavi yok. Acının verdiği rahatsızlığı gidermeye yönelik pansuman tedbirleri var. Esas tedavi ile şimdi kim uğraşacak, bas morfini bir nevi.

Ortaya yeni diye çıkan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yedek akçesini Hazine’ye aktarma hadisesinin tartışılmaya değer bir yanı da yok. Elbette ortada bir anonim şirket var. Elbette orada yedek akçe biriktirmeye filan gerek yok. Elbette normal şirketler, kârından yedek akçe ayırır. Bu yıl kârdan daha az yedek akçe ayırmaya elbette herhangi bir şirket gibi TCMB de kendisi karar verebilir. Ortada yasal bir problem yok esasen.

Ama ne olur? Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmamış bir iş, yetmiş kuruşu daha Hazine’ye aktarmak için yapılınca ne olursa o olur? Milletin içine bir kurt düşer. Kesin. Millet, birden, yahu ben bunu daha önce nerede gördüm ya da duydum (deja vu) hissine kapılıverir. En azından benim yaşımda olanların kesin aklına düşer. Rahmetli Demirel, Türkiye’nin döviz kıtlığını anlatmak için 1980’de ne demişti? Sonradan pek meşhur oldu, hatırlayın. “Türkiye, 70 sent’e (kuruş’a) muhtaçtır.” demişti. Şimdi aklınızda ne kalır, ‘’Türk Hazinesi, 70 kuruşa muhtaçtır.” cümlesinden başka. İşte o kadar. İktisat politikasında iletişim kazası olur mu? Olur. İşte benim gördüğüm budur. (Pardon, şimdi 70 kuruş dedim Demirel’in ifadesine uysun diye ama 70 Amerikan kuruşu bugünlerde 4 Türk lirası ediyor. Onu da ifade edeyim.)

TAHVİL-BONO PİYASASINDA NASIL YATIRIM YAPILIR? UZMANINDAN HEMEN ÖĞRENMEYE BAŞLA!

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.