Kazım Çiloğlu – Hangisine inanalım?

Kazım Çiloğlu

Başbakan

‘’Türkiye’de sanki olağanüstü bir durum varmış gibi, kriz çıkarmaya çalışan birileri var derken…

Maliye Bakanı ise

‘’Siyasi istikrarı sağlayıp reformları yapmazsak, bırakın 2023 hedeflerini(!)biz mevcut kazanımları koruyamayız!’’ diyor…

Güneydoğu bölgesinde ağırlıklı olmak üzere, tüm ülkede yaşanan terör ve kalkışma hareketleri ile ekonomi de, TL’nin gün be gün mum gibi eriyip, değer kaybetmesi ise, sadece dış kaynaklı kışkırtmalar ve yabancı çıkışları ile geçiştiriliyor…

1994 ekonomik krizi ile 24 Ocak 1980 ekonomik paketi ve 2001 de ki Ecevit iktidarında bile, bu kadar anomaliler yaşanmamasına karşın, medya ve iş dünyası ile çalışanların tepkileri, siyasi sonuçlar doğurmuştu…

Şimdi ise bunca yaşanan olumsuzluklar orta yerde dururken, adeta hiçbir şey olmuyormuş gibi medyadan ve toplumdan saklamaya, durum gözden kaçırılmaya çalışılıyor, ama nereye kadar?

Sanki her gün ekranlarda izlediklerimiz gerçek değil rüya(!) ülkeyi de, hala hiç kesinti yapmadan 2002’den beri yöneten başka bir parti?

Nihayet, TOBB önderliğinde bir sivil toplum hareketi başlatıldı, birlik ve beraberlik söylemleriyle ortaya çıktılar!

On üç senedir, tüm bu asayiş ve ekonomi ile ilgili yapılan ihmallerin ve güdülen yolların hayra alamet olmadığını, sanki TOBB ve başkanı bilmiyordu ki şimdiye kadar en ufak bir eleştiri yapmamışlardı!

Hep beraber bu siyasi ve ekonomik gidişatı, ayakta alkışlarla desteklememişler miydi?

Yüzü aşan şehit sayısının oluşması mı beklenirdi?

Yoksa zamanında ve bu olaylar gelişmeden, iktidarı ve toplumu uyarmaları mı daha doğru olurdu?

TÜSİAD bu konularda en ufacık açıklama yaptığı zaman, olmadık tepkilerle karşılaşmıyor muydu?

Demek ki onlar, olayları ve geleceği çok daha iyi gördüler ya da görüp de, görmezden gelmediler!

Ocak 2015’e dolar 2,33 TL Euro ise 2,637 TL ile girdik. Şu anki değerlere göre, dokuz buçuk aylık süreçte dolar da yüzde 30,17, Euro da ise yüzde 23,07!

Euro ve doların, TL ye karşı bu kadar değer kazanmasında, sanki bizim ekonomik uygulamalarımızın hiç dahili yokmuş gibi suskun kalınmasının nedenleri, acaba çok önceden dövize yönelmekle açıklana bilir mi?

Öyle ya!

Bunca artı maliyet ile dış borç ağırlıklı özel şirket, kurum ve ya holdinglerin suskunluğu ve bu güne kadar gıklarının çıkmamasının sebebi de, önceden pozisyon almaları olsa gerekir!

Bu döviz artımı ile o kadar büyük bir yükün altına girdiler ki aslında sokaklarda yandım Allah diye koşuşmaları gerekir ama ne gam…

İş adamları ve işverenler böyle de, işçi ve ücretliler çok mu iyi durumda?

Gene 2015 başında, asgari ücret 450 dolar ve 398 Euro civarında iken şu anda 346 dolar ve 306 Euro ya düşmüştür!

Avrupa ya göre ne kadar anlamlı ve o kadar da yakışan bir ücret değil mi?

Önceden pozisyon alanlar için(!) dokuz buçuk ayda, yüzde otuz civarında bir kazanım, hiçte küçümsenmeyecek bir getiridir…

Aynı şekilde, güya sendikal mücadele veriyor gibi yapıp, ücretlere yapılan zamlar ise bırakın doları, sent düzeyinde kalması bile eko trajik bir durumdur!

Tüm bu yaşananların iktisat bilimine göre, mutlaka siyasi ve ekonomik bir sonucu olacak ve bu bedel her zaman olduğu gibi, sadece bu yanlışlıkları destekleyenlerce değil, tüm toplumca ödenecektir!

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.