İndi de!

Kazım Çiloğlu

İndirildi mi, düşürüldü mü?

Kimse bu kadarını beklemiyordu

100 ya da bilemediniz 150 baz puan bir faiz düşüşü belki normal karşılanabilirdi ama 250 baz puan indirim sanki isteyerek değil de, bir anda elden kayan eşyanın yere düşmesi gibi algılandı!

Bakalım bunun arkasından Ekim ayı enflasyon nasıl çıkacak?

Kimse merak eder mi bilmeyiz ama biz artık hiçbir şeyi merak etmeyeceğiz!

Ben diyeyim sıfır siz diyin eksi 1…

Bir de bakarsınız aylık enflasyonların en yükseği de olabilir ama bizi, hele toplumu hiç ama hiç ilgilendirmeyeceği kesin.

Neden derseniz?

Rakamlar değil cebinde ne varsa insanların karnını doyuruyor da ondan!

Şimdi bu düşen 250 baz puan ile kredi faizleri de düşecek ve kredi talebi artacak, piyasalar canlanacak deniyor değil mi?

Pekiyi bankalar bu piyasa şartlarında, bu düşen faizleri kredilere yansıtacak mı?

Yansıtıldığı taktirde, geri dönüşüm risklerini karşılayacak mı?

Her şey bu eko-hayalle ilerleyeceğini düşünsek bile, bu kredileri kullanmaya cesaret edecek ve bunu bir yatırıma dönüştürecek babayiğit var mı?

Biz çok düştü faizler derken hala iş çevreleri düştü ama yetmez diye de burun kıvırdıklarını unutmayalım!

Diğer yandan mevduatlara bu faizler yansıyınca acaba mevduat yani tasarruf sahipleri bir yerde stopajı vergisini düştüğümüzde bir yerde negatif getiriye dönüşen bir yerde TL tutar mı?

Ya da muhtemelen Ekim ayı enflasyonun benzer şekilde olağan dışı düşük çıkmasına TL mevduatlar ikna olur mu?

Hani deler ya, her kör satıcının bir de kör alıcısı olurmuş!

Sözün özü;

Düşük faizle, kredi veren, kredi alan akıllı da, buna kaynak sağlayan tasarrufçu aptal mı?  

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.