Konut sektörü için bir pazarlama yöntemi

Ali Çağatay

(Yatırım Tavsiyesi Yerine Geçer)

Merkez Bankası’nın son toplantısında aldığı 425 baz puanlık faiz indirimi sonrası konut piyasasının durumu, şu an konut sektöründe hem satıcı, hem de alıcı tarafında “yağmur duası” bekleyen kurak tarla sahiplerinin durumuna benziyor.

Beklenti yönetimi şu anda aşağı yukarı şöyle olsa gerek konut sektöründe:

Faizler indi. Kredi faizleri de buna bağlı olarak bir süre sonra inecek. Kredi faizleri inince, konut firmaları küçük çaplı indirim/promosyon kampanyaları yaparak sektörü alıp uçuracak.

Beklenti budur.

Beklentinin bir bölümü gerçekleşecektir kuşkusuz ama günün sonunda konut piyasasındaki 1. el konut stoku belli. Bu stokların alıcılarının elindeki para ve bankaların kredi pozisyonları da belli. Günün sonunda, belirli sayıda 1. el konut satılacak ama düşecek faizlere rağmen bir miktar konut elde stok olarak kalacaktır.

Konut sektöründe faaliyet gösteren pazarlama departmanlarına bir önerimiz olacak. Bu faiz indirim sürecinde, pazarlama tekniğini değiştirebilirlerse, umulan ve beklenen sayıdan daha fazla konut satmaları mümkün olabilir.

TÜİK(2018) verilerine göre;

Yılda ortalama 550 bin kişi evleniyor.

Yine yılda ortalama 150 bin kişi boşanıyor.

Yurtdışında yerleşik Türkler(gurbetçiler) yılda ortalama 125 bin konut satın alıyor.

Yabancılar ise en kötümser tahminle yılda ortalama 50 bin konut alıyor.

Toplamını alalım: 550+150+125+50= 875 bin

Yani, konut sektörü bugünkü yukarı yönlü sıkışmış faizlere rağmen her yıl ortaya çıkan 875 bin adet konutu “gözü kapalı” deyim yerindeyse “peynir-ekmek” gibi satabilecek durumdayken, satamıyorsa sorun “pazarda” değil, “pazarlama” yöntemindedir.

Konut sektöründe pazarlama bugünkü gibi yapılmaya devam ettikçe, bu kısır döngü(azalan satışlar) sürecektir.

KAZANDIRACAK HİSSELERİ NASIL SEÇMELİ? ÖĞRENMEK İÇİN HEMEN TIKLA!

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.