Yaklaşık iki yıldır beklenen kredi notu artışı dün Moody’s’den geldi. Kredi notumuz Moody’se göre yatırım yapılabilir diye tanımlanan düzeyin bir basamak altında. Not artışıyla beraber görünümün olumlu (pozitif) olduğu vurgulandı. Önümüzdeki dönemde makro ekonomik dengelerde görülebilecek daha olumlu gelişmeler notumuzun artmasına yol açabilir.
Yatırım yapılabilir düzeydeki kredi notu o ülkeye yabancıların yatırım yapıp yapmayacağını belirleyen bir eşik değil. Yatırım yapılabilir kredi notunun tanımı bazı yatırım fonlarının kaynaklarını hangi alanlara yatırabileceği konusundaki kısıtlamadan geliyor. Halkın uzun vadeli tasarruflarını değerlendiren bazı uluslararası yatırım fonları kredi notu belli bir düzeyin altında olan ülkede ve/veya yatırım araçlarında kaynaklarını değerlendiremiyor. Dolayısıyla, kaynakları bol ve uzun vadeli yabancı yatırım fonlarının devreden çıkmasıyla notu yatırım yapılabilir düzeyin altında olan şirket ya da ülkelerin borçlanabilecekleri kesim daralıyor.
PİYASALAR ÖNDE KOŞUYOR
Türkiye ekonomisinin kredi notu şimdiye kadar yatırım yapılabilir düzeyin iki basamak altındaydı. Geçenlerde S&P kredi notumuzu değiştirmeyip görünümü olumsuza (negatif) çevirmişti. Moody’s’in bu çıkışı aslında uluslararası piyasaların hissiyatına tercüman oldu. Türkiye’nin çıkardığı borçlanma senetlerinin ikinci piyasadaki fiyatları zaten Türkiye’nin kredi notunun kredi derecelendirme kuruluşlarının söylediğinden daha yüksek olduğuna işaret ediyordu. Not artışına rağmen, kredi derecelendirme kuruluşlarının duruşları henüz piyasa dengelerinin Türkiye riski konusunda ima ettiği risk düzeyine gelmiş değil.
Daha iki gün önce Türkiye 2041 yılı vadeli bono ihraç etti. Bir milyar dolarlık bono ihraç edileceği duyurulduğu halde, 5 milyar doların üzerinde teklif geldi. Çok doğru olarak, Hazine ihraç miktarını artırmayarak piyasayı, piyasa terimiyle, aç bıraktı. Oluşan faiz düzeyi de bugün birçok Avrupa ülkesinin ödediği faizlerin çok altında kaldı. Piyasa fiyat açısından da, miktar açısından da, Türkiye’yi yatırım yapılabilir düzeyde bir risk olarak görüyor.
Yazının devamı için TIKLAYINIZ.