FED’in yeni kararları sonrasında piyasalarda ve özellikle de para birimlerinde dalgalanmalar oldu. Şu an tekrar sükunet var ve herkesin kafasındaki en önemli soru ise mali uçurum. Dün Obama ve Cumhuriyetçilerin lideri Boehner 50 dakikalık görüşme yaptılar. Görüşme sonrasında benzer resmi açıklamalar yapıldı ama Boehner Obama’nın isteklerinin dengeli olmadığını söyledi. Dow endeksi dün yüzde 0.56 düşerken, SP500 endeksi ise yüzde 0.63 düştü. Bu sabah dow vadelileri yüzde 0.27 artıda bulunuyor.
Asya tarafında Çin’den gelen olumlu imalat verileri ile anormal bir artış var (yüzde 4.05). Bu arada Japonya’da Tankan endeksi son üç yılın en düşük değerine gerilemesine rağmen, Nikkei endeksi yüzde 0.05 aşağıda bulunuyor. Tankan’a rağmen Japonya’da fazla düşüş olmamasının sebebi, kötü ekonomik verilerin, Japon yeni değerini düşürerek dış ticarete katkı yapmasının beklenmesidir.
İçeriye baktığımızda ise bizim endeks dün yüksek bir açılış yapmasına ve 78 bine doğru hareket yapmasına rağmen, 77 binin hemen altında kapandı. Buna rağmen hala endeks güçlü duruyor ve gerilemeler çok küçük düzeltmeler şeklinde ortaya çıkıyor. 71.500 seviyesi geçildikten sonra genel olarak alım yapılmasını önermiştim ama 76.000’den sonra artık hisselerde kısa vadeli pozisyon almanın riskli olduğunu belirtiyorum. Bu görüşümü şu ana kadar değiştirecek bir hareket olmadı. Endekste yukarı hareketler oluyor ama ardından aniden satışların geldiğini ama kısa kesildiğini görüyoruz. Yabancı takası yüzde 65.61 seviyesinde bulunuyor. Aralık başından bu yana yabancı takasında çok belirgin bir değişim yok. Yabancılar da şu an izlemede bulunuyorlar. Gösterge faiz yüzde 5.75 seviyesine demir attı ve gelecek hafta yapılacak PPK toplantısını bekliyor. Politika faizi çok yüksek bir olasılıkla 25 baz puan düşürülerek yüzde 5.75’ten yüzde 5.50’ye çekilecek. Şu an fiyatların içinde bir bilgi olarak var. Zaten borsayı tutan iki önemli beklentiden biri faizler, diğeri de Ocak ayında olası yeni bir not artışı. Fakat Ocak ayında notumuz artar mı emin değilim. Aralık ayı itibariyle yeniden kredilerde artış başladı. Özellikle konut kredilerinde yükseliş var. Derecelendirme kuruluşları da biliyor ki; cari açığın azalması yapısal değil. Bu yüzden de özellikle yılın ilk çeyreğine doğru yeniden artışa geçecek olursa, not artışı riski artar. Bu faizlerle toplam iç talebin yükselmesi çok yüksek bir olasılık olup, bu da ithalatı yeniden körükleyebilir. Zaten kurlar da aşağı yönlü baskı içinde bulunurken, Aralık ayı ithalat rakamları yeniden artışa geçebilir. Bu durumda beklenen not artışı riske girebilir. Eğer yılın ilk üç ayında not artışı gelmez de cari açık yeniden yukarı ivme kazanırsa not artışı hayal olur. Bu nedenle piyasalar sakin seyrini bir süre daha koruyacaktır. Daha önceki yazılarımda da vurguladım üzere, şu an en büyük risk mali uçurumun çözülememesi olur. Her ne kadar piyasalar en geç Ocak-Şubat ayında mali uçurum konusunda çözüm bekliyor olsalar da, derecelendirme kuruluşları bu kadar sabırlı olmayabilir. Gelecek hafta içinde de çözüme ilişkin ilerleme kaydedilmezse, ABD için bir not düşüşü gelmese bile (ki, not düşüşü tam bir felaket olur) derecelendirme kuruluşlarından çok sert açıklamalar gelebilir. Çünkü gelecek haftadan sonra her yer tatil olacak ve yabancılar Noel’e girecekler. Noel öncesinde derecelendirme kuruluşlarından hiç açıklama gelmezse şaşırırım. Şu ana kadar zaten piyasalar, mali uçurumda çözüm olacağını düşünerek varlıkları fiyatladı. Dolayısıyla ters bir gelişme, beklenmedik şekilde dalgalanmaların artmasına neden olabilir.
Tüm bu faktörleri göz önünde bulundurunca, borsa yatırımcının izlemde kalmasında fayda olduğunu ve hatta nakde geçip beklemesinin uygun olacağını düşünüyorum. Bol kazançlı bir gün olması dileğiyle..
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.