Bir çalışma yaparak, şirketlerin kârının kur artışlarından nasıl etkileneceğini bulmaya çalıştım. Haziran sonu dolar/TL kapanışını 1.90 ve döviz sepeti kapanışını 2.20 olarak alırsak, çok sayıda şirket yıllıklandırılmış kârının çok önemli kısımlarını malesef kur hareketlerinde kaybetmiş olacak (hazırladığım excel tablosunu indirmek için tıklayınız)
Şu an dünyaya baktığımızda gördüğümüz resim şu;
– Gelişmekte olan piyasalardan dolar çıkıyor. Yani dolar carry trade ciddi biçimde azalıyor. Bizden zaten gezi olaylarıyla birlikte, Haziran başında yabancı çıkmaya başladı. Şu an olay küresel bir boyut aldı.
– Gösterge faiz yüzde 8.05’e geldi ve bugün hazinenin ihaleleri var. ROT (rekabetçi olmayan teklif) satışı yüksek olacaktır. Yani kamu kesimi bankaları ve diğer kuruluşları ihalede satılacak kağıtların önemli bölümünü alabilir. Yabancılardan talebin düşük olacağını söylemek mümkün.
– Merkez Bankası’nın bugün fonlama yapacağı belirtiliyor. Bir bakıma hazine ihalelerine destek verilmiş olacak. Daha önce Bugün gazetesindeki köşemde vurguladığım üzere, dövizdeki yukarı hareketi sakinleştirmek için çok daha yüksek boyutlarda döviz satış müdahalesine gerek olabilir.
– Çin’den gelen haberler şu an aslında bizim piyasada es geçilse de, çok çok önemli. Çin’de bankaların kaynak sıkıntısına girmiş olması ve bir bankanın sendikasyon kredisini ödeyememiş olması, bu ülkeye bakışı çok değiştirirken, Goldman Sachs son yazdığı raporda Çin’in büyüme tahminlerini de aşağı çekti. Çin borsası bu sabah yüzde 3 aşağıda bulunuyor.
– Bu hafta FED üyelerinin çeşitli vesilelerle konuşmaları olacak. Bu konuşmalarda piyasaları rahatlatıcı unsurlar olabilir ve piyasalar üzerinde olumlu etki yaratabilir ama büyük resim hoş olmadığı için geçici olacağını, borsada yükselişlerin sınırlı kalacağını ve zayıf hacimli olacağını söylemek mümkün.
– BIST-100 endeksi geçen hafta 73 bin seviyesinin de altını gördü (72.450). Teknik olarak olumsuz bir gelişmeydi. 73 bin desteğinde piyasa tutunamayabilir ve 70 binlere kadar geri çekilme söz konusu olabilir.
– Dolar/TL’deki hareketler tam anlamıyla merkez Bankası müdahalelerine bağlı olacaktır. Geçen hafta olduğu gibi sadece 50 milyon dolarlık döviz satım ihaleleri açılacak olursa, dolardaki yukarı hareketin önüne geçmek zor olabilir. Merkez Bankası bankalara depo ihalesi de açabilir.
– ROK katsayısının indirilmesi konusunda Merkez Bankası’na görüş bildirenler var. ROK’un indirmenin bir anlamı olmaz. Çünkü zaten bu bir opsiyondur. Banka eğer isterse TL mevduatın karşılığını döviz olarak tutuyordu. İstemezse zaten karşılıkları TL tutar. DOlayısıyla ROk indirilse de indirilmese de döviz kurları üzerinde önemli bir etkisi olmaz. Geçen hafta Bankalar zaten bu opsiyonu kullanarak, Merkez Bankası’nda bulundurdukları döviz ve altından bir kısmını geri aldılar. Bunu zaten Merkez Bankası’nın döviz rezervleri açıklandığında görürüz. Döviz rezervlerinde Merkez Bankası’nın döviz satış miktarından daha fazla bir azalma olduğunu göreceğimizi düşünüyorum.
– Şu an yapılması gereken şey, Merkez Bankası’nın koridorun alt bandını ve üst bandını paralel olarak en az 1 puan yukarı çekmektir. Fakat bu da siyasi tercihlere ters düşüyor.
Sonuç olarak, piyasalar bu hafta da çok dalgalı olacaktır. Fakat bu dalganın boyları Merkez Bankası’nın tutumuna bağlı olacaktır. İhalelerin sonuçları görülene kadar borsada yükseliş beklememek gerekir. Öğleden sonra türbülans artabilir. Merkez Bankası’nın nerede nasıl bir müdahale yapacağını tahmin edemediğimden dolayı, piyasalara ilişkin net yön vermek zor. Dış piyasalarda da sıkıntı var ve ABD vadeliler yüzde 0.40 aşağıda bulunuyor. Yatırımcılar borsada yeni alım yapmak konusunda iki defa düşünmeliler. ALım için uygun bir durum oluşursa twit atarım ama, unutulmamalı ki kısa vadede zararlar daha da büyüyebilir. Dış dünya şu an çok büyük belirsizlikleri de beraberinde getiriyor. Borsada haftalık grafikler, 75 bin civarında önemli direnç oluştuğunu gösteriyor. Yeni haftaya başlarken haberler iyi değil ve yeni denge seviyeleri oturan kadar tahmin yapmak zor.