Seans Öncesi… Merkez Bankası’nı Anlayamamak

Dün sayın Erdem Başçı yaptığı konuşma ile birçok belirsizliği bitirdi. Faiz silahı kullanılmayacak, yıl sonuna kadar en yüksek faiz 7.75 olacak. Döviz rezervlerinde erime olmayacak ve kurlarda bugün veya yarın, yani kısa bir süre içinde düşmeye başlayarak yıl sonunda 1.92’ye doğru gerileyecek. Bunun nasıl olacağı sorulduğunda sayın Başçı; “göreceksiniz!” dedi. Üstelik daha ileri gitti ve nasıl olsa kurlar düşeceği için açık pozisyonların şimdi kapatılmayabileceğini de söyledi.

Dün bir milattır. Ekonomimizde orta vadeli programı da rafa kaldırıyoruz. Artık oradaki hedeflerle ilginiz olmasın. Çünkü MB “kurlar istediği gibi çıksın nasıl olsa kendiliğinden düşer” dedi. Ya da bilmediğimiz bir yöntem keşfedildi ve bu yöntem pazartesi uygulamaya konulacak. Şu an MB’nın elinde sadece DEPO silahı kaldı. Rezervleri eritmeden, bankalara istedikleri kadar dövizi borç verebilir. Bilanço silahını ise ben anlayamadım. Anlayan varsa beri gelsin.  Bilanço silahı MB’Nın açık piyasa işlemleri yoluyla varlık alarak veya satarak para tabanını belirlemesidir. Döviz varlığı satıp TL varlıkları piyasadan çekersiniz. Ya da elinizdeki tahvilleri satıp parayı çeker ve dövize gidecek miktarı kısarsınız.

Bir savaş düşünün ki en önemli silahınızı rafa kaldırıp asla kullanmayacağım diyerek kendinizi bağlıyor ve bunu da düşmana ilan ediyorsunuz. Bu sabah DOLAR/TL kuru 2.06’nın üzerine çıkmış durumda ve   bir güç gelip kurları aşağı çekecek ya da kendiliğinden düşecek. Piyasa MB’na teşekkür etmelidir. Herşey netleşti. Bundan sonraki PPK toplantılarının bir anlamı kalmadığı gibi en azından PPK toplantılarında kararın sadece başkan tarafından verildiğini de fiili olarak gördük. Bundan sonra PPK yapmanın da bir anlamı kalmamıştır.

Aslında olan şey şu; sayın Başçı belirli bir konunun gerçekleşeceği üzerine spekülatif görüşlerini politika olarak sundu. Sayın Başçı’nın senaryosuna göre zaten TL diğer yabancı paralardan fazla değer kaybetti ve FED’in tapering (tahvil alımını azaltma) işini fazlasıyla fiyatlara yansıttı. DOlayısıyla kendi doğal dinamikleri içerisinde olması gereken oldu ve artık kurlar yükselirse, yabancılar oradan döviz satıp iki haneli rakamlara ulaşan tahvillerde alıma geçerler. Bu arada dolar/TL kuru eğer yatay seyreder de 2 TL civarında 1-2 ay kalırsa hızla düşen cari açık ve artan ihracat, yeniden ekonomiye güven oluşturur.

İncelediğim 42 tane ülke krizinde olanlara benzer şeyler oluyor. Piyasa ve MB karşı karşıya geldi. Piyasa dün şoktaydı. Bugüne kadar hiç bir MB (sadece hong Kong hariç)  piyasaya savaş açarak birşey elde edemedi. İngiltere MB bile pound’u savunamadı ve 1987’de kara pazartesi yaşandı. Hong Kong’da ise MB Şimdi Türkiye için kara pazartesilerin önü açıldı. Döviz kurlarının önünde bir politika faizi engeli yok. Bundan sonra yüklü döviz satışları açıklayacak olan MB, sadece döviz almak isteyenlere fırsat yaratmış olur. Bankalara döviz borcunu ise agresif şekilde vererek, swap veya depo yoluyla dövizin belini kırmaya çalışacak.  En geç bugün, yarın ya da pazartesi MB taarruzu başlar. Ama ilk anda döviz satarak veya Depo ihaleleri açarak elde edilecek sonuçlardan ziyade, yaklaşık 5-10 milyar dolar eridikten sonraki trend daha önemli olacaktır.

Borsa neden düşüyor? Sadece döviz kurları değil, Suriye gelişmeleri de etkiliyor. Herhalde bugün 63-65 bin aralığına gerileriz. Kademeler boşalabilir. Yeni dip oluşana ve teknik olarak net şekilde ortaya çıkana kadar alım için beklemekte fayda var. Paranın Rotası’nda Atilla Yeşilada ile tüm bu konuları konuşacağız.

 

“Seans Öncesi… Merkez Bankası’nı Anlayamamak” ile ilgili 1 yorum

  1. Yaşar hocam;
    Daha önce yayınladığınız hisse tavsiyeleri ve
    “EXCEL DOSYASI (LİNKLİ): Donemsel Olarak öne çıkan hisseler (Linkli) ” nin
    son güncellenmiş halini tekrar yayınlar mısınız?

    Alım için sizin yorumlarınızı bekliyoruz.
    Teşekkürler hocam.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir