Suriye’nin uçağımızı haksız bir şekilde düşürmesi sonrasında Haziran sıcağında “Savaş” sözcüğünün de tekrarlandığı sıcak bir gündemin içersine düştük. Hükümet ve muhalefet sözcüleri başta Başbakan olmak üzere bu haksız olay karşısında tepki verilmesi gerektiğini ama “Savaş çığırtkanlığının” yanlış olduğu yönünde açıklamalar yaptılar. Uluslararası kuruluşlar alanında uluslararası hukukta haklılığımız ortaya çıkıp Suriye’nin özür dileyip tazminat ödeyecek duruma geleceğine inançlarını ortaya koydular. Şimdi bir süre gelişmeleri izleyerek beklemek ve gündemi soğutmak gerekiyor.
Bundan iki yıl kadar önce “Kayan gündem” başlıklı bir yazı yazmış ve tam gündemin ön sırasındaki bir konuya eğildiğimizde onu öğrenemeden, ağırlıklı olarak iktidarın gündeme yeni bir konu çıkararak gündemin kaymasına neden olduğunu öne sürmüştüm. O günden bu yana bu düşüncemi doğrulayan, “Gündem değiştirmeler” karşısında da birkaç kez daha kayan gündem konusuna ve yanlışlığına değinmiştim. Şimdi bu kez ben bu sıcak günlerde Suriye konusunda düşürülen uçağımız nedeniyle ısınan gündemin soğutulması için gündem değiştirilmesini bekliyorum, istiyorum.
Bu açıdan şimdi Başbakan’ın grup toplantısında yaptığı konuşmada altını çizdiği hususları bir gözden geçirelim:
Başbakan Erdoğan, “Yeri ve zamanı Türkiye tarafından belirlenmiş şekilde Suriye cezalandırılacaktır” cümlesini kullanarak, bir misillemenin yapılabileceğini bir özür ve tazminat beklendiğini ortaya koyuyor.
Başbakanın altını çizdiği bir ikinci husus, “Yeni aşamaya gelindiği” belirterek bunu şöyle açıyor. “Türkiye olarak, Suriye rejiminin sınırlarımızda oluşturduğu güvenlik risklerini hiçbir şekilde tolere etmeyecek, karşılıksız bırakmayacağız. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin angajman kuralları, artık bu yeni aşamaya göre değiştirilmiştir. Suriye’den Türkiye sınırına güvenlik riski ve tehlikesi oluşturacak şekilde yaklaşan her askeri unsur bir tehdit olarak değerlendirilecek, askeri hedef olarak muamele görecektir.”
Yazının devamı için TIKLAYINIZ.