Tarımda 2030 hedefi: 100 milyar dolar

İrfan Donat

Yazının sadece başlığını ya da birkaç paragrafını okuyup yorum yapacaklara mahal vermemek adına en başından belirtelim ki bu hedef Türkiye’ye ait değil.

Avustralya seyahatimizde tarım ve gıda sektörüne dair aldığımız notları ve gözlemlerimizi geçen haftadan bu yana 5 gün boyunca sizlerle paylaştık.

Bu altıncı ve son yazı ise genel bir toparlama niteliğinde…

Avustralya’da tarım sektörü paydaşları arasında bir “koordinasyon” olduğu aşikar.

Sektör içi sağlanan “senkronizasyon” sayesinde tarıma dair “tek ses, tek mesaj” havası hakim.

Avustralya’nın 1982’den bu yana ihracat yönetmeliklerinde yaptığı düzenleme ve sıkı duruş uluslararası alanda kredibilitelerini yükseltmiş.

Çiftliklerdeki üretimden ihracata kadar tüm zincir şeffaf, izlenebilir şekilde kontrol altında.

Üretim kriterleri ve denetimler oldukça üst seviyede. Dolayısıyla ihracat pazarında kalite ve güvene dair sorun yaşamıyorlar.

Ama belki daha da önemlisi ürünlerdeki ‘yüksek standart’ ve ‘güven algısı’nın sadece ihracat odaklı olmaması. İç pazardaki tüketiciler açısından da ‘güven algısı’ yüksek. Yani Avustralya’da yaşayanlarda, “En kaliteli ürünler ihracata gidiyor, kalanları da biz tüketiyoruz” diye bir düşünce yok. Avustralya vatandaşları ihracata giden ürünlerle aynı kalite ve güvende gıdaya erişebiliyor. Bu konuda tüketicilerin aklında bir soru işareti yok.

Avustralya içi seyahatlerimizde uçaklarda dağıtılan ikramlardan tutun da marketlerdeki ürünlere kadar kendi markalarının paketlerinin üzerinde “Gururla Avustralya’da Üretildi” yazıları dikkatimizi çekti.

TAHVİL-BONO PİYASASINDA NASIL YATIRIM YAPILIR? UZMANINDAN HEMEN ÖĞRENMEYE BAŞLA!

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.