Kazım Çiloğlu – Utanmıyorlar…!

Kazım Çiloğlu

Tüm yaşananları utanmadan, şiirsel ifadelerle anlatıp, sanki konuların ve olayların dışındaymışız ve hiç dahilimiz yokmuş gibi, yaşanan vahşeti siyah giyimlerle geçiştirmeye çalışıyoruz!

Başta gelişmiş ülke başkanları, sınır ülkeleri yönetenler ve özelliklede BM ve G-8 başkanları şu soruyu sormalılar kendilerine;

Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Mısır ve birçok Afrika ülkesinde yaşanan katliamlara neden dur demiyoruz ve önlemiyoruz?

Daha doğrusu, neden oluk gibi kan akan bu vahşetleri, sözde demokrasi adına, üç kuruşluk çıkarlarımız için başlatık?

İngiltere başbakanı baskılar sonucu lütfetmiş ve iki bin göçmen daha alabiliriz açıklaması yapmış!

Aylan ve Galip 3 ve 5 yaşlarında idi. Bu iki çocuk başına, lütfetmişler, bin kişi kontenjan açmışlar…

Utanın!

Şimdi idam ettiğiniz Irak devlet başkanı Saddam öbür dünyadan, Suriye devlet başkanı Esat ise Şam’dan medya önüne çıksalar ve size;

Biz ülkelerimizde bu kadar vahşet, bu kadar katliam ne yaptık, nede yapmak isteyenlere göz yumduk, bu mu sizin özgürlük dediğiniz, bu mu sizin medeniyet dediğiniz, bu mu sizin evrensel insanlık dediğiniz? Dese…

Ne cevap vereceksiniz?

Halada ekranlara çıkıp, hiçbir dahilleri yokmuş gibi her biri, kendini haklı çıkarmak için dünya medyalarına nutuk atıyorlar…

Ya BM genel başkanı?

Çekik gözlü muhterem her olaya tebessüm edip durmaktan Obama’nın dümen suyunda gitmeye devam ediyor!

Diğer yandan bizim dün mecliste yaşadıklarımız?

İnsana bu ne biçim demokrasi?

Benim verdiğim kutsal oyumun karşılığı, böyle bir iktidar mı olmalıydı dedirtmiyor mu?

Ya şu Bodrum ve orada tatile gelen yerli ve yabacı tatilcilerin yaşanan son dramda ki umursamazlığı?

Almaya da bir aileyi kundakladıklarında, Alman Türk bir araya gelip o evin önünü çiçek bahçesi yapıyorlar, gece mum yakıp aydınlatıyor ve ibretiâlem için, saygı nöbeti tutuyorlar değil mi?

Ama biz çocukların sahile vuran kumsalına bir buket bile koyamadık!

Hadi o gün haberimiz olmadı ya gece kumsalda mumlarla dünya aleme bir cevap veremez miydik?

Onca yat ve tekneler kumsala gelip eşlik edemez miydi?

Halada geç değil, büyük bir katılmla, en azından o kumsalın ismi bu çocuklara verilebilinir..

Bırakalım bunları ekonomi ve gelişmeleri hakkında konuşalım ve yazalım diyorsanız elbette ona da değinelim;

Ağustos ayı yurt içi(!) enflasyonu açıklandı..

Gene yıllık bazda yükseliş sürüyor

Sebep..

Hıyar!

Ama dolar üç liralara gelmiş ne gam…

Üç lira ne demek biliyor musunuz?

Yanına atılan altı sıfırları koydunuz mu?

Tam tamına üç milyon TL!

Altının gramı ise eski para ile yüz milyon TL

Faiz  %11 dayandı, kredi faizlerini siz düşünün artık…

Enflasyonda tek avunulacak gelişme ve büyük bir düşüş gösteren ise;

Armut!

Ekonominin ümidi armuda gelip dayandıysa?

Yiyin garı…

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.