Bir ortaklığı koruyabilmek

İbrahim Kahveci

Zorunlu BES devreye girdiğinde “Emeklilik hayali kimi BESleyecek?” diye sormuştum. Çünkü sistemimiz nerede ise sadece FAİZE bağlanmıştı.

FAİZ FAİZ FAİZ…

Başka bir şey tanımadık. Tasarruf etmenin de tek yolu faiz, büyümenin de tek yolu faiz.

2002 yılında sadece 66 milyar lira olan kredi-faiz piyasası bugün 2,5 trilyon liraya koşuyor. Açıklanan paketler FAİZ, teşvikler FAİZ oldu.

2002 sonunda AK Parti iktidara geldiğinde ne kadar da çok umutlanmıştım. Rahmetli Turgut Özal bu ülkede ilk bağımsız üst kurul olarak Sermaye Piyasası Kurulunu (SPK) kurmuştu. Ve organize olmayan ortaklık piyasasını da İstanbul Borsası olarak faaliyete geçirmişti.

Ortaklık kültürünün değerini ve kıymetini bir türlü kavrayamayan 90’lı yılların hükümetleri maalesef çok büyük bir fırsatı kaçırdılar.

Ve 2002 seçimleri.

Faize sıcak bakmadığını sürekli dile getiren bir hükümet. Ama ortaklık piyasası hakkında da yakın çevresinde yaşananlar pek iyi sonuçlar doğurmamış bir kadro. Yine de tek çıkış yolu sistemin kuralları içerisinde işleyen bir ortaklık piyasası.

Ya da sağlam bir sermaye piyasası…

Ama olmadı. Maalesef kimse ortaklık sisteminin ne kadar önemli olduğunun farkına varamadı. Borsa ise bir kumarhane olarak bir kenarda oynadı durdu. Sadece endeks çok yükselince miting meydanlarında başarı ölçütü olarak konuşuldu, düşünce ise tarafına bile bakılmadı.

TAHVİL-BONO PİYASASINDA NASIL YATIRIM YAPILIR? UZMANINDAN HEMEN ÖĞRENMEYE BAŞLA!

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.