Alavere

Çetin Ünsalan

Başlığa bakıp, hemen aklınızdan kötü şeyler geçirmeyin. Unutmayın, bunun devamındaki kelimeyi de yine siz zihninizden eklediniz. Ben Türk Dil Kurumu’ndaki bir şeyin elde ele geçmesi olan alavereyi, yani alışverişi kast ediyorum.

Her ne kadar bir anlamı da kargaşalık olsa da, bunun da bugünkü alışveriş fotoğrafı içerisinde konuya çok uzak bir yaklaşım olmadığını ilave etmek lazım. Yaptığımız alışverişler iyi güzel de, bu hareketin bir sonucu daha var. Enflasyon…

Tüketicinin alaveresi neticesinde arz / talep dengesini gözeterek ortaya çıkan fiyatlar, yıllık artışlarıyla da enflasyonu oluşturuyor. Şimdi buraya kadar her şey normal ve iktisadi yaklaşımlar. Ama anormallik buradan sonra başlıyor.

Eğer bu alaverede doğru ürün gruplarına doğru ağırlıklar belirlemiyorsanız, gerçek hayattan koparsınız. Nitekim Türkiye’de de yıllardır yaşanan ve son dönemde kontrolden çıkan problemin ana kaynağını bu yaklaşım oluşturuyor.

Bunu hesaplamak için bir sepet oluşturulur ve bu sepetteki ürünlerin ortalama fiyatlarından da enflasyon rakamımız ortaya çıkar. Son açıklanan veriye göre yüzde 20,3… Hiç kimsenin bu orana inanmadığını biliyorum, onu da lütfen aklınızdan geçirmeyin; daha farklı bir şey açıklamayacağım.

Bugün okurumun aklından geçenlerle çok mu konuşuyorum ne? Neyse biz yine konumuza dönelim. Bu alaverenin sepetindeki ürünler yeniden belirlendi. 12 ürün sepete dahil edildi; bir ürün de çıkarıldı. Çıkarılan anaokulu ücreti oldu. Neyse ki kimse bu konuda harcama yapmıyor.

Hazır et yemekleri, konserve balık, hazır sütlü tatlılar, dereotu, nane, roka, tere, fındık ezmesi, çocuk elbisesi, evcil hayvanlar için gıda harcamaları, saat ve kadın çantası da dahil edildi. Anlaşılan o ki, ortalamayı bunlarla tutturacaklar. Et ve balık fiyatları fazla yükselmiş olmalı ki, paçal et yemeği ile, balığın konservesini dahil etmişler.

Yine de bunları çok önemsemiyorum. Asıl arıza; ağırlığı düşürülen ürünlerde. Önce hakkını verelim gıda ve alkolsüz içeceklerin ağırlığını bir miktar arttırdılar. Hatırlanacağı üzeri bunlarda yaklaşık 5 puanlık bir gerileme yaşatılmıştı. Ama ağırlığı düşen harcama grupları daha çok şey anlatıyor.

Mesela tütün ve alkollü içecekler… Türkiye’nin vergi gelirlerinin yüzde 80’i dolaylı vergilerden temin edilirken, yüzde 70 ortalamayla vergi alınan bu ürün grubu toplam gelirlerin yüzde 10’unu aşan dilimde kasaya para koyuyor. Demek ki tüketimi çok fazla; ama ağırlığı düşürülüyor.

Sağlık yine etkisi azaltılan bir başlık. Sizce sağlık harcamalarımız eski yıllara oranlara azaldı mı arttı mı? Emeklilerin iki ay üst üste aynı maaşı alamaması bile bununla etkili. Değil ki, rahatsızlanıp tedavi aşamasına geçtiğimizde önümüze gelen katkı payları rahmet okutur cinsten.

Enflasyonda ağırlığı azaltılan başlıklardan biri de ulaştırma… Oysa tüketici harcamalarıyla ilgili araştırmalara ve istatistiklere baktığınızda gıda ve barınma ile birlikte tüketicinin en çok harcama yaptığı kalemlerden birini bu oluşturuyor.

Yine sepette fazla ağırlık yapmasın diye azaltılan haberleşme… Ödediğiniz telefon faturalarını düşünüp, yanıtı siz verin. Eğlence kültür ve eğitim de yine ağırlığı azaltılan diğer başlıklar. Şimdi bunlara şöyle bir göz attığınızda enflasyon operasyonunun nasıl yürüyeceği konusunda da bir fikir sahibi olunabiliyor.

Ama bir gerçek var ki bu fotoğraf alavereyi yansıtmıyor. O zaman bize de bu gölge oyununa hayırlı olsun demek düşüyor.

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.