Eko-virüs!

Kazım Çiloğlu

Bundan sonra çok daha büyük ve tehlikeli ekonomik bir salgın kapıda, bunu ne kadar erken görüp, önlem alabilirsek o kadar iyi olacak.
Eğer diğer sağlık sorunları varken, ikinci planda tutup, adam sendeci davranırsak?
İşte o zaman başta tarımsal ve gıda ürünleri olmak üzere, tam bir açmazın içine gireriz!
Mevsimine göre, kırsal yerleşim yerlerindeki tarım sektörü tarlasını ekip, biçmez ve zamanı gelince, bu ürünleri özellikle büyük şehirlere iletemez ise?
İşte o zaman ne insanımızı besleyebilir ne de biyolojik virüsle başa çıkabiliriz?
Tarımsal ürünleri, sanayi ürünleri gibi mevsimlerden bağımsız üretemeyiz.
Zamanında ekip, toplayıp, işleyip tüketime arz edilip, elden çıkarılamaz ise? Ürünleri uzun süre saklamak hem çok pahalı ve hem de korumak mümkün değildir.
Belki konserve, turşu, kurutulmuş sebze ve meyvelere dönüştürülerek hem tüketime sunumu kolaya hem de kayıplar en aza indirgenmiş olabilir!
Aynı doğrultuda değerlendirdiğimizde hayvan ve hayvan ürünleri de aynı özellikleri taşımaktadır.
Özellikle süt, yumurta ve besi hayvanların et ürünleri, mevcut hayvancılığın en önemli gelir kaynağı ve uzun süre bu konumda saklanamayışıdır.
Ya bu ürünleri pastörize, peynir, salam, sosis, kavurma gibi ürünlere dönüştürecek ya da hayvancılığa büyük darbeyi kendi ellerimizle vurmuş olacağız.
Elbette tüm bunların ileriye dönük çözümlerinin planlanması ile bu üretimde çalışacakların, corona virüsüne karşı korunmaları önemli iki ayrı ve en kısa sürede çözüme ulaştırması gereken sorun olarak karşımızda duruyor!
Bu nedenle, en verimli ülke tarım bölgelerinde corona virüs salgını görülmeyen bölgelerde, tarım ve hayvan gıda üretimi için tarıma uygun bölge karantinalara alınarak, ilerde daha büyük bir sorun yaratacak toplumsal gıda kıtlığını önlemiş oluruz.
Keza bu bakış açısı ile diğer toplumsal her türlü acil malzeme ve araç, gereç imalatları içinde benzer ve güvenli bölgesel üretimlere yönelmeliyiz…
Diğer yandan çok önemli bir bütçe fazlası olabilecek ithal ürün olan, petrol fiyatlarının çok aşağıya düşmesidir. Şu anki duruma göre, en az 20 milyar dolara kadar bir fazlalık, geçen yıla göre bütçemizde kalacaktır.
Ayrıca birçok bakanlık ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi birçok devlet kurumları için 2020 bütçesinden, oldukça yüksek ayrılan payları, yeni şartlar ve faaliyetler gereği kısıtlanarak, öncelikli sağlık kurumlarına, gerek corvid-19 gerekse ilerde karşımıza tarım, hayvancılık ve sanayide çıkacak eko-virüs mücadelesinde, geçim sıkıntısı ile karşı karşıya kalan muhtaç insanlarımıza maddi destek olarak kullanılabilinir.
Eğer salt olarak sadece corvid-19 ile mücadeleye odaklanır, tüm ülkenin her sektöründe ve her kesimindeki insanları ve üretim ağları için bir çıkış yolunu şimdiden düzenleyip yeni ve güvenli çıkış yollarını planlayıp, bulamazsak?
Çok daha büyük ve başa çıkamayacağımız toplumsal çöküntülerle karşı karşıya kalabiliriz.
Dövizimiz olsa bile bu küresel salgın nedeni ile bu tür tarım ve hayvancılık ürünlerini ithal etmemiz mümkün olamayacağı ve önemli bir sorun olacağı da hiç ama hiç aklımızdan çıkarılmamalıdır!
Sözün özü;
Sadece bir cephede kazanılacak başarı, bir ülkenin tüm cephelerde savaşı kazandığı ve ülkesini düze çıkardığı anlamına gelmez!
Zafer topyekun ve her yönüyle kazanılan bir başarının onurlu adlandırılmasıdır!

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.