EKOHAL!

Bundan daha önemli belge olabilir mi?
Sağlaması iğneden, ipliğe gelen zamlardır!
Döviz yükselmesiyle zamların ne ilgisi var deniyor değil mi?
Haksız zam yapıyorlar
Mal stoklayıp sonra arz, talep arasında dengeyi bozup, haksız kazanç sağlıyorlar
Yatırım yapmayıp döviz alıyorlar
Faiz lobisi
Döviz lobisi
Dış güçler
Alayı birleşmiş bu ekonomik başarılarımızı engellemeye çalışıyorlar…
Say, say bitmez bir sürü gerekçe!
Ama tüm bunları önce bilimsel bir masaya yatırıp incelemiyor, kürsülerden onlar, bunlar genellemesi ile hayali bir düşman kitlesi oluşturup, bağırıp, had bildirip duruyoruz…
Bu davranışlar elbette afaki değil, toplumsal mühendislik açısından bilimsel ve bir amaca yöneliktir!
Toplumda, özelliklede seçmende biriken gerilimleri ve yönetime karşı oluşan tepkileri sönümlemek, basıncı düşürmek için değil de nedir?
Serbest piyasa ekonomisinde fiyatlar, üretici ve tüketicin arz talebine göre ve ürün kalitesine göre kendiliğinden oluşur…
Elbette piyasalarda vergi dışı, haksız rekabet ve toplum sağlığını tehdit eden ürünler ile serbest piyasada ki mal arzını stokçulukla bozmaya çalışanları denetlemek, yasal ve bağımsız devlet kurumlarının yapması gereken görevlerdir
Oysa her ürünün tüketiciye ulaşana kadar, ekonomik bir maliyeti vardır ve bu maliyet hesabı da çok basittir;
Ürünün hammadde değeri
Bu ürünü işlemek için harcanan iş gücü ve enerji maliyeti
Ürünün yapıldığı tesisin kira, işletme gibi genel giderleri
Ürünün toptancıya göre ambalajlanıp, ulaştırılması
Toptancının, perakendecilere ürünleri ulaştırmasına kadar giderleri
Perakendecinin, tüketiciye arzı için yaptığı toplam giderler
Bunları topladıktan sonra, devletin hem üreticiden hem de tüketiciden aldığı vergileri(gelir, KDV,ÖTV, enerji, otoban ve ila…)
Elbette en son olarak, bu işleri her aşamasında yapan iş yerlerinin, tüm giderleri çıktıktan sonra, kar oranları da tüketicinin aldığı ürünün fiyatına yansıyacaktır!
Siz şimdi ham maddeyi ithal ederseniz?
Enerjinizin tamamı dış kaynaktan sağlanıyorsa?
Ambalaj ürünlerinden, ulaşım araçları, yollar köprüleriniz de geçiş garantili oluşmuşsa?
Birde tüm bunlar için Dolar ya da Euro para birimlerini esas almışsanız?
Sonrada neden iğneden, ipliğe bu fiyatlar artıyor diye, tüketici ile üreticiyi karşı karşıya getirmek ve en temel göreviniz ve her zaman rutin yapmanız gereken, denetlemeyi eko-sopa gibi göstermenin, nasıl bir inandırıcılığı ya da etkisi olacak ki?
Bir yandan onca merdiven altına kaymış, sağlıksız üretimleri ve kaçak işçi çalıştırmayı göz ardı edip, diğer yandan her türlü işlemleri, kayıtlı ve her şeyleri topluma açık olan işletmeleri denetleyerek, topluma şirin gözükmenin bir çözüm sağlaya bilir ki?
En güzel denetçi tüketicidir. Bu ürün bu kadar para etmez dediğinde o ürün makul bir fiyat düzeyine inecektir ya da üretimden çekilecektir.
Eğer siz tüketiciye hak ettiği ücreti vermezseniz? Her kör üreticinin birde kör tüketicisi illaki olacaktır!
Bir yandan tüm üretim, ulaşım ve tüketim ağını dövize endekslemişsiniz
Bununla da yetinmeyip döviz fiyatları artması için, faizi enflasyonun altında verip
Milli paranızın değer kaybetmesi, hatta dövizinde daha da artması için, yangına benzin dökerseniz, buna kim inanır?
Sözün özü;
Ne iktisat ilmi, ne piyasa kuralları, olsa, olsa tüm bu yapılanlar sadece dostlar alış verişte görsün…

 

 

 

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.