Eko-fay kırıldı!

Dün dövizdeki deprem dengeleri alt üst etti
İlk dalga yüzde 35 şiddetinde döviz mevduatı ile dövizle işlem yapanlar ve ihracat alacaklarında, TL karşılığı olarak yıkım yaptı!
Artçı dalgalar gelebilir korkusu ile şimdi herkes dövizden kaçıp, kendini güvene alma telaşına düştü
Elbette hemen hemen aynı şiddette bir fay kırığı da altın ve kıymetli metallerde oluştu…
Şimdi ne olacak derseniz?
Bir süre bu şok piyasalarda yaşandıktan sonra, herkes kendi eko-hasar durumunu gözden geçirecek ve büyük zararlara uğrayanlar, ne derece zararları karşılanacak, ona bakacaklar
Diğer yandan ise bir grup depremden önce evleri(siz döviz okuyun)satıp, nakitte geçtiler ise ki bu da ileride çok iyi anlaşılacaktır(!)işte bu her dönem kazan-kazan gruptakiler, düşen kurdan dövizlerini ya da sattıkları mülkün harabesini, bedavadan ve misliyle geri alacaklar.
Artık yerine neme nem karlı plazalar(döviz) dikerler, onları da göreceğiz!
Zaten şu anda bile bir ara 11 TL alt sınırına gelen doları, ilk defa alanlar dahi 13 TL üst sınırına gelmesinden bile, 3 küsur TL kar ettiler…
Bunlar dahi çok büyük eko-deprem P dalgalarıdır
Diğer yandan sınır illerde ki komşu ülke halkları, Euro ve Doların aşırı artması nedeniyle, bu illere valizlerle hücum edip, alış veriş yaptılar, yediler, içtiler belki de paralarını bozdurup TL aldılar değil mi?
Bu yöre insanımız hatta Edirne ticaret ve sanayi odası başkanı, ekranlara çıkıp, esnafımız çok memnun diye gülümseyerek açıklamalar yapmıştı…
Şimdi ne oldu?
Edirne de Yunan, Bulgar ve Romanyalıya hafta sonu bir gömleği iki Euro’ya satan ile bir porsiyon ciğer servisine bir Euro alan esnaf, bu gün bankaya gidip, TL ye geçtiğinde, devam eden dalgalanmalar nedeniyle, nerede ise yüzde 20 zarar etmiş olmayacak mı?
Aynı durumda Euro ve Dolarını TL ye çeviren Türkiye de ki turistler, ülkelerinde dönerken, bugün bankada, elindeki TL ile daha fazla Euro ve Dolar almayacak mı?
Aynı zamanda aldığı ciğer ve gömleğin üreticisine, TL ödeyeceğine göre, birde cebinden ya da elde ettiği karın hepsini vermiş olmayacak mı?
Bırakalım ilmi-iktisadı atalarımızın deyişlerinden bari biraz ders alabilseydik?
Ne demiş atalarımız;
”El elin merkebini ıslık çalarak ararmış
Bunlar önce insana merkebini kaybettirip, sonra semersiz buldurup sevindirirler
Acemi baytar(veteriner) el merkebinde talim(eğitim)edermiş”
Hele bir 2021 dengeleri ve çalışanların ücret zamları bu değerlere göre yapılsın, 1 Ocak 2022 den sonra kalan sağlar bizimdir!
Yani anladığımız, döviz basamadığımız için uygulanacak olan, dövize dayalı güvenceli TL mevduat faizi uygulanacak. TL mevduat banka faizi gene enflasyonun altında düşük olacak, eğer bu getiri doların değer kazancından düşük kalırsa, aradaki farkı hazine ödeyecek ama faiz dolardan ya da dövizden diyelim fazla olursa geri istenmeyecek…
Ne zaman ne kadar süre ve o süreçte dövize her hangi bir müdahale olursa, hangi fark esas alınacak belli değil!
Yani özetle iyi gidiş bu gidiş eğer sonu gelir ise halk deyiminde ki gibi
Elbette birileri gene eko-fay hatlarında dinamit patlatmazsa…
Sözün özü;
Ekonomi hissikablelvuku(önsezi) ile düzelebilseydi, eko-depremler ve eko-fay hatlarında ki ani yıkımlarda kimse zarar etmez, eko- falcıların(!)önünde, kuyruklardan geçilmezdi!

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir